10. Ceza Dairesi 2021/9567 E. , 2024/15809 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/403 E., 2016/192 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/4747 esasında kayıtlı İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/782 Esas, 2016/37 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde
yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, 23.10.2014 tarihli eylem nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 03.03.2015, 11.03.2015, 15.03.2015, 08.04.2015 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarını işlediğinin anlaşılması üzerine, Urla Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; usul ve yasaya uygun hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın Yargıtay incelemesinden geçirilmesini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'un 23.10.2014 tarihinde arkadaşları ile birlikte Urla İlçesinde iki ayrı evde hırsızlık
olayı gerçekleştirdiği, hırsızlık suçuna ilişkin başlatılan ayrı soruşturmalar kapsamında alınan beyanlarında şüpheli Mikail ve arkadaşlarının olay sırasında uyuşturucu maddenin etkisi altındayken hırsızlık olayını gerçekleştirdiklerini iddia etmeleri üzerine Urla Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan 13.11.2014 tarih ve 2014/117 D.İş sayılı kararı uyarınca sanığın vücudundan alınan kan örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10.12.2014 tarihli raporda sanığın kanında ve idrarında THC-COOH (esrar) metaboliti bulunduğunun belirtildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilerek, kararın 30.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 03.03.2015 tarihinde polis memurlarının sanık ...'un yere atmış olduğu yaklaşık beş içimlik uyuşturucu olduğu değerlendirilen bitki kırıntılarını ele geçirdikleri, 11.03.2015 tarihinde polis memurlarının gördükleri sanığa üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığını sorduklarında, sanığın üzerinde bulunan maddeyi teslim etmesi üzerine alınıp bakıldığında iki içimlik jamaika olarak tabir edilen uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde ele geçirdikleri, 15.03.2015 tarihinde polis memurlarının gördükleri sanığın üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığını sorduklarında sanığın üzerinde bulunan maddeyi teslim etmesi üzerine alınıp bakıldığında bir içimlik jamaika olarak tabir edilen uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde ele geçirdikleri, ele geçirilen ve uyuşturucu içerdiği değerlendirilen maddelerin incelenmesi sonucunda düzenlenen ekspertiz raporlarında, ele geçirilen maddelerin, XLR 11 etken maddesini içerdiğinin belirlendiği, 08.04.2015 tarihinde sanığın Urla ilçesinde arkadaşı ile birlikte uyuşturucu madde kullandıkları, uyuşturucu madde kullanmak için orta kısmına permatik sapı geçirilerek oluşturulmuş içerisinde bir miktar sıvı bulunan pet şişeden ibaret düzeneğin olay yerinde bulunduğu ve düzenek üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 09.04.2015 tarihli uzmanlık raporunda; söz konusu düzenek ve içerisindeki sıvıdan uygun çözücülerle alınan numunelerde esrar aktif maddelerinden THC kalıntıları bulunduğunun tespit edildiği, sanığın 16.04.2015 tarihli alınan beyanında da soruşturması tefrik edilen arkadaşı Şükrü ile birlikte olay tarihinde uyuşturucu madde kullandığını kabul ettiği, bu şekilde sanığın 23.10.2014 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak suçundan sonra hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilip, karar kendisine tebliğ edilmesine rağmen erteleme süresi içerisinde 03.03.2015, 11.03.2015, 15.03.2015 ve 08.04.2015 tarihlerinde uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği, her ne kadar sanık savunmasında kendisinin devamlı uyuşturucu kullandığını beyan ederek içmek maksadıyla satın aldığını ikrar etmesine rağmen askerde olduğu için denetimli serbestliğin dondurulduğunu bildiğinden böyle bir harekette bulunduğunu belirtmiş ise de bu savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilmediği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP), adli sicil ve dosyada yapılan incelemede, sanığın farklı tarihlerde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle sanık hakkında aynı suçtan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ayrıca incelemeye konu suç tarihlerinden önce ve sonra kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla,
Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle öncelikle her bir eylem yönünden ayrı ayrı suçun sübut bulup bulmadığı belirlenerek, usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve kesinleşme tarihi tespitinden sonra, ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, eylemler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı da dikkate alınarak, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/192 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden
hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!