10. Ceza Dairesi 2021/5029 E. , 2024/15787 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/68 E., 2016/137 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sanığın üzerine atılı suçun tüm unsurları yönüyle sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; "Sanık daha önce yakalattığı esrar maddesi nedeniyle hakkında verilen kamu davasının ertelenme kararının erteleme süresi içerisinde yeniden esrar maddesi yakalattığı, bu olayla ilgili olarak müdafi huzurunda alınan 27/12/2015 tarihli emniyet ve sulh ceza hakimliğindeki ifadelerinde esrar kullanmaya devam ettiğini, son yakalattığı esrarı içmek için aldığını beyan ettiği ve TCK'nun 191/4-b maddesindeki şart gerçekleştiği halde mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Sanığın beyanlarının yeterli görülmemesi halinde soruşturma evraklarının tetkikinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespiti için Adana 1. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan karar ile kendisinden biyolojik örnekler alınmasının kararlaştırıldığının görülmesi karşısında, bu karar uyarınca yapılan işlemin sonucu araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması," nedenleriyle usul ve kanuna aykırı olduğu yönündedir.
III. OLAY VE OLGULAR
"Sanığın Antalya C.Başsavcılığınca dosya kapsamındaki 15/10/2015 tarihli ekspertiz raporu ile esrar maddesi olduğu tespit edilen uyuşturucu ile yakalandığı, sanığın hakkında Antalya C.Başsavcılığının dosya kapsamındaki 21/10/2015 tarih ve 2015/1015 karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği, sanık hakkında denetimli serbestlik sürecinin başladığı ve verilen karar çerçevesinde tedaviye tabi tutulmasına da karar verilen sanığın, kendisine tebliğ edilen 11/12/2015 tarihli uyulması gereken kuralları bilmesine rağmen, ilk tedavi işlemleri için ilgili sağlık kuruşuluna başvurmadığının Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinin 17/12/2015 tarihli yazısından anlaşıldığı, henüz sanığın TCK nun 191/4-a) maddesinde aranan, tedavi ve denetim yükümlülüklerine uymamakta “ısrar” sürecine girmeden bu kez sanığın Adana Emniyet Müdürlüğü bünyesinde yapılan bir soruşturma çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan dolayı 27/12/2015 tarihinde yakalandığı, hakkında başlatılan soruşturma sürecinde sanığın Adana 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 27/12/2015 tarihinde tutuklandığı, suçunun uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmak olarak tutuklama müzekkeresinde tespit edildiği, daha sonra sanık hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak kabul etmek bulundurmak suçudan da, daha öncesinde Antalya C.Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından bahisle, Antalya C.Başsavcılığına yönelik yetkisizlik kararı ile başlatılan soruşturmanın Antalya'ya gönderildiği, Antalya C.Başsavcılığınca da sonuçta sanığın Adana'da halen hükmen tutuklu olduğu ve kendisinin SEGBİS yöntemiyle alınan savunmasına göre Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği 8 yıllık hapis cezasına konu uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan dolayı oluşan ikinci eylemi nedeniyle ve iddianamenin içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla TCK nun 191/4-b) maddesine aykırılık nedeniyle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davasının açıldığı anlaşılmaktadır. TCK nun 191/4 maddesi, TCK nun 191/1. maddesinde yaptırımı tanımlanan fiilin maddi unsurlarını sınırlı olarak saymış ve tespit etmiştir. Her ne kadar sanığın TCK nun 194/1-b) maddesi kapsamında yeniden uyuşturucu madde ile (Antalya C.Başsavcılığının verdiği kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 5 yıllık denetim süresi içerisinde iken) yakalanmış ise de, sanığın bu eyleminin Adana C.Başsavcılığınca uyuşturucu madde ticareti yapmak olarak nitelenip, sanığın ikinci eylemi olan Adana'daki eylemi sırasında kendisinin bulunduğu otobüste kendi koltuk numarası bölümünde yakalanan uyuşturucudan dolayı kamu davasının açıldığı ve UYAP sisteminden yapılan araştırmalara göre, sanığın bu suçtan dolayı hükümözlü olarak halen tutuklu olduğunun anlaşılması karşısında TCK nun 44.maddesi hükümleri değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti kapsamında zaten yaptırıma bağlandığı ve sanığın bu suçtan henüz kesinleşmeyen cezasının tespit edildiği, mahkememizin yasal ve vicdani kanısına göre daha ağır bir suçu oluşturan sanığın ikinci eylemi nedeniyle sanığın cezalandırılmış olması karşısında ve yine sanığın Adana Cezaevinde tedavisini
sürdürdüğü yönündeki savunması karşısında ve yine dosyaya yansıyan belgeler karşısında TCK nun 191/4 maddesinin yukarıda değinilen b) fıkrası dışındaki diğer hallerinin de kesin olarak oluştuğunun sabit kabul edilememiş olması nedeniyle (özellikle TCK nun 191/4-a) maddesindeki ısrar unsuru da sabit olmadığından) TCK nun 44.maddesi gereğince daha ağır suçu oluşturan fiilinden dolayı işlem yapılan sanık hakkında ikinci kez atılı suçtan cezalandırılması koşulları hukuken olanaklı görülmediğinden," beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
14.10.2015 tarihinde, sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi karşısında, sanığın savunmaya yönelik beyanı, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi ve olayın oluş şekline göre; sanığın eyleminin ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!