10. Ceza Dairesi 2021/4747 E. , 2024/15808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/782 E., 2016/37 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/9567 Esasında kayıtlı Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/192 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un
310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, 05.03.2015, 16.03.2015 ve 08.04.2015 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmalarda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca ayrı ayrı sırasıyla 08.04.2015, 22.04.2015 ve 18.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 09.09.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları kaldırılarak, soruşturma dosyalarının birleştirilmesine karar verilip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Sanığın, 26.08.2015, 06.09.2015 08.09.2015, 26.09.2015, 16.11.2015 ve 23.11.2015 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmalar sonucunda doğrudan açılan kamu davalarının, incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmelerine karar verilmiştir.
D. İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/782 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın Yargıtay incelemesinden geçirilmesini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın uyuşturucu madde ile yakalandığı, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, gerekli tebligatların usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, sanığın denetim süresi içinde yeniden uyuşturucu madde bulundurduğu ve kullandığı, sanık ilk yakalandığında uyuşturucu maddeyi kendisi teslim etttiğinden ve müsnet suçları işlediğini kabul ettiğinden, sanığın cezalandırılması cihetine gidildiği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve temyiz inceleme tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının zamanaşımı süresini durduran bir işlem olmadığı, belirlenmiştir.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP), adli sicil ve dosyada yapılan incelemede, sanığın farklı tarihlerde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemleri nedeniyle sanık hakkında aynı suçtan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ayrıca incelemeye konu suç tarihlerinden önce ve sonra kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu, Dairemizin 2021/9567 Esasında kayıtlı Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/403 Esas, 2016/192 Karar sayılı dosyası ile de bağlantılı olduğu anlaşılmakla,
Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun
yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle öncelikle her bir eylem yönünden ayrı ayrı suçun sübut bulup bulmadığı belirlenerek, usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve kesinleşme tarihi tespitinden sonra, ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, eylemler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı da dikkate alınarak, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2015/782 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!