10. Ceza Dairesi 2021/4384 E. , 2024/15676 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/868 E., 2016/31 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin süreden reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanığın 23.02.2015 tarihli eylemi hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Karar 05.05.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2016 tarih, 2015/868 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle;
1. Sanığın adli sicil kaydının tetkikinde sabıkasız olduğu, olay nedeniyle kamu zararının bulunmadığı, sanığın HAGB'den faydalanmak istediği, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı ve cezası ertelenmekle ileride suç işlemeyeceği konusunda mahkemece olumlu kanı da oluşması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki tüm şartlar oluştuğu halde daha lehe olan HAGB kararı yerine erteleme kararı verilmesi,
2. Kabule göre; 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin hükümde belirtilmemesi, usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin son fıkrasına göre, asliye ceza mahkemesinden verilen
kararları “1 ay” içinde temyiz etmesi gerektiği, Cumhuriyet savcısının, 03.02.2016 tarihinde verilen kararı,1 aylık süre zarfında, 09.02.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 03.02.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2016 tarih, 2015/868 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!