WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2021/15887 E.  ,  2023/3874 K.
"İçtihat Metni"TUTUKLU

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/936 E., 2021/1174 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2021 tarih, 2018/16-566 esas ve 2021/274 sayılı kararında belirtilen, "CMK'nın 331/4. maddesi uyarınca adli tatilde sürelerin işlemeyeceği kuralına, söz konusu madde metninde tutuklu işler yönünden açık istisna getirilmediği, bu kuralın tutuklu - tutuksuz iş ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği", hususu da dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen ve 19.07.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmün, sanık müdafii tarafından 09.08.2021 tarihinde temyiz edildiği; 5271 sayılı Kanunun 331 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, "Adli tatilel rastlayan süreler işlemez. Bu süreler adli
tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır." şeklindeki hüküm karşısında, temyiz isteminin aynı Kanunun 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/102 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/936 Esas, 2021/1174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

Eylemin sabit olmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının, uzmanlık raporunun, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunun içerikleri, tanıklar ... ve ...in, hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık ...'ın ve tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin beyanları ile sanığın tevilli savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, tanıklar ... ve ...in, sanık ... ile okula 132 metre mesafede bulunan alanda buluştukları, sanığın, kemerinin altında poşet içinde bulunan uyuşturucu maddeden tanıklar ... ve ...e karşılıksız olarak verdiği, daha sonra yanlarına gelen tanık ...'a da parasını sonradan vermesi koşuluyla 35 TL karşılığında uyuşturucu madde sattığı, olay yerine polislerin gelmesi üzerine sanığın ve tanıkların kaçtıkları ve ardından yakalandıkları, olay yerinde sanığa ait içinde net 13,8 gram sentetik kannabinoid bulunan poşetin ele geçtiği, tanık ...'ın kaba üst yoklamasında ise net 0,24 gram sentetik kannabinoidin bulunduğu olayda; sanığın, tanıklar ... ve ...e karşılıksız olarak; tanık ...'a ise para karşılığı uyuşturucu madde temin ettiğinin sabit olduğu, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki diğer ölçütler dikkate alınarak temel cezanın teşdiden belirlendiği, suç konusunun sentetik kannabinoid olması ve alışverişin okula 200 metreden yakın mesafede gerçekleşmesi nedeni ile 1/2 oranında arttırım uygulandığı; sanığın, tanık ...'a ve diğer tanıklara verdiği uyuşturucu maddenin, ele geçen uyuşturucu maddenin devamı niteliğinde olup, bu suçun mağdurunun kamu olması nedenleriyle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde "Sanık hakkında verilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesinin, yazım hatası olarak kabul edildiğine" ilişkin eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı; dosya kapsamına göre sanığın, hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık ...'a uyuşturucu madde temin ettiğinin sabit olduğu; diğer tanıklar ... ve ... üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmediği de
dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinden farklı gerekçe ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesinde yer alan "Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" ilişkin ihtar yerine, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre ihtarat yapılmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/936 Esas, 2021/1174 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin "1-f)" ibareli bendin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine, "5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak, hükmedilen adli para cezasının 24 eşit (aylık) taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına," ibaresinin yazılması

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.