WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/3296 E.  ,  2024/893 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/305 E., 2021/455 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil, tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan ...'in 3366 parsel (yeni 379 ada 11 parsel) sayılı taşınmazını kızı olan davalı ...'ya satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanın devir tarihinde ... Tarım Kredi Kooperatifi'ne zirai kredi borcu ve daha başka borçlarının bulunduğundan haciz baskısı altında olduğunu, bu nedenle taşınmazı alacaklılardan mal kaçırma amacıyla devrettiğini, ayrıca davalı kızını diğer mirasçılardan üstün tuttuğundan mirasçıdan da mal kaçırdığını, işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tesciline olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler, yargılama aşamasında dava dışı mirasçılar davaya muvafakat etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, satışın gerçek olduğunu, mirasbırakanın taşınmazı borcu nedeniyle sattığını, satış parası ile borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.2017 tarihli ve 2015/139 E., 2017/447 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın taşınmazı alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiği, temlikin bedelsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/282 E., 2018/292 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mirasbırakanın taşınmazını davalı kızına bedelsiz olarak devrini haklı gösterecek nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 10.04.2019 tarihli ve 2018/2353 E., 2019/2538 K. sayılı kararıyla; “Somut olayda, dinlenen davacı tanıkları, temlikin mirastan mal kaçırma amacı ile yapıldığına ilişkin beyanda bulunmamışlar, aksine mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazı borçları sebebiyle alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla devrettiğini beyan etmişlerdir. Esasen bu husus ilk derece mahkemesinin de kabulündedir. O halde, yukarıda değinilen somut olgular, açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde mirasbırakanın gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca; muris muvazaasına dayalı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir. Kabule göre de; TMK'nın 28 inci maddesinde düzenlendiği üzere kişilik ölümle sona ereceğinden mirasbırakan ... adına tescil kararı verilmesi de isabetsizdir...“ gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği, temlikin mal kaçırmak amacıyla yapılmadığı, davacıların tenkis taleplerinin de bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmün gerekçesinin bulunmadığını, mahkemece davacıların hangi talebinin kabul edildiğinin anlaşılamadığını, tapu kaydının iptal edilerek mirasbırakan ... adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, tenkis taleplerinin de usulüne aykırı şekilde değerlendirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı, 561 inci, 564 üncü, 565 inci, 570 inci, 571 inci ve 706 ncı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı ve 298/2 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1938 doğumlu mirasbırakan ...’in 09.05.2005 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak çocukları olan davacılar ...,...,..., davalı ... ile dava dışı ...,...’i bıraktığı, mirasbırakanın 3366 parsel (yeni 379 ada 11 parsel) sayılı taşınmazını 12.10.1999 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.

2. Hemen belirtilmelidir ki, bozma kararına uyulmuş olmakla kazanılmış hak kuralı uyarınca bozma kararında gösterilen şekilde işlem yapılarak belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi zorunludur. Bu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğu tartışmasızdır.

Somut olayda; Dairenin 10.04.2019 tarihli bozma ilamında; dinlenen davacı tanıklarının mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazı borçları sebebiyle alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla devrettiğini beyan ettikleri, bu hususun ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğu, mirasbırakanın gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı,bu nedenle muris muvazaasına dayalı davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereğinin yerine getirilmediği görülmektedir.

Şöyle ki; mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince davacıların muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istekleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
3. Öte yandan, mahkemece kararın gerekçe kısmında; “Daire bozma ilâmında mirasbırakanın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bu hususa uymakla bu açıdan hükmün kesinleştiği, ancak davacılar vekilinin dilekçesinde, ayrıca muris muvazaası mümkün olmadığı takdirde tenkis talep ettiği, bu nedenle tenkis hususunda yargılamaya devam edildiği ve yapılan tenkis hesabında davacıların tenkis alacağının belirlendiği, tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilerek her bir davacı yönünden belirlenen tenkis bedellerinin davalıdan tahsiline karar verildiği” şeklinde açıklamalar yapıldığı, hüküm kısmında ise, tapu iptali ve tescil isteği yönünden davanın kabulüne karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 298 inci maddesine aykırı olarak çelişkiye düşüldüğü görülmektedir.

4. Diğer yandan davacılarca, davada tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmemesi halinde tenkis talebinde bulunulduğu, mirasbırakan tarafından taşınmazın davalıya bedelsiz devredildiğinin saptandığı, bu durumda davacıların tenkis talepleri yönünden inceleme yapılması gerektiği açıktır.

5. Hâl böyle olunca, öncelikle bozma ilamı gereğince, davacıların muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi, davacıların tenkis talepleri yönünden davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi, talebin süresinde olduğunun anlaşılması halinde bu yönden inceleme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Kabule göre de; TMK'nın 28 inci maddesinde düzenlendiği üzere kişilik ölümle sona ereceğinden mirasbırakan ... adına tescil kararı verilmesi de isabetsizdir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin değinilen yönlerden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.