1. Hukuk Dairesi 2023/2854 E. , 2024/911 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1356 E., 2021/44 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul / Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/68 E., 2018/223 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan ve kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün davacıların mirasbırakanının kullanımında olduğunu, daha sonra davacıların kullanımına geçtiğini, taşınmaz üzerinde 50 yılı aşkın süredir sebze tarımı yapıldığını, kadastro harici bırakılan taşınmazın idari yoldan 316 parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiğini belirterek tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Yargılama sırasında kök mirasbırakanın mirasçıları aynı vekile vekalet vererek davaya müdahil olmuşlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 316 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; davacıların davalarını ispatlayamadığını, zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine oluşmadığını, eksik bilirkişi raporları dikkate alınarak karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kök mirasbırakan... ...’dan intikal ettiği, kök mirasbırakanın davacılar ... ve ... dışında da mirasçıları bulunduğu, dava dışı mirasçıların davacılar vekiline vekalet vererek davaya müdahale talebinde bulundukları, davacıların talebinin dava konusu taşınmazın kendi adlarına tescili istemine ilişkin olduğu bu nedenle tereke adına tescil istenmediğinden dava dışı mirasçıların davaya katılımları veya miras şirketine temsilci tayin edilmesi yoluyla dava şartının sağlanması ve davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin kabulü ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinin yerinde olmadığını, davacıların miras ortaklığı adına dava açtıklarını, Yerel Mahkemede davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; idari yoldan Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz tespit harici bırakıldıktan sonra idari yoldan 01.04.2013 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve ... ... vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, dava konusu taşınmazın öncesinde davacıların mirasbırakanlarının kullanımında iken davacıların kullanımına geçtiğini belirterek çekişmeli taşınmaz bölümünün davacılar adına tescili isteminde bulunmuştur.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 599 uncu maddesi hükmü uyarınca miras, mirasbırakanın ölümüyle ve terekenin açılmasıyla mirasçılarına geçer ve mirasçılar terekedeki mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde bu tarih itibarı ile hak sahibi olurlar. Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi hükmü gereğince birden çok mirasçının bulunması halinde, mirasın intikaliyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Böylece, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Medeni Kanun’un 701/2 nci maddesi hükmüne göre; elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Bir başka ifadeyle, tereke üzerindeki hak sahipliği ortaklardan tek başına hiçbirine ait olmayıp hak sahibi olan ortaklıktır. Bu yasal düzenlemelere göre, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, terekedeki paylar ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların terekeye giren mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde somut ve bağımsız payları mevcut değildir.
Elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tasarruf işlemlerinin tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir ya da bir kısım mirasçının, terekeye ait bir mal, hak veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için dava açması halinde mirasçıların iştirak halindeki payları üzerinde tasarrufta bulunmak yetkisi bulunmadığından davanın reddi gerekir. Böyle bir dava, diğer mirasçıların da paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) veya tereke temsilcisinin bir mirasçının yalnız kendi payı için açtığı davaya icazet verip davayı devam ettirmesine olanak yoktur. Terekeye dahil olan elbirliği mülkiyete tabi taşınmazlarda mirasçılardan biri, kendi adına tescil talebiyle 3. kişiye karşı dava açamaz.
Davacılar tarafından irsen intikale dayalı olarak terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalı aleyhine açılan tapu kaydının iptali ile kendi adlarına tescili istemine ilişkin davanın dinlenmesi hukuken mümkün olmadığı gibi davada aktif husumet ehliyetinin tamamlanma olanağı da bulunmamaktadır. Davacıların istemi dava konusu taşınmazın kendi adlarına tescili iken davacılar vekilinin celsede dava konusu taşınmazın davacıların dedelerinden kaldığını belirttikten sonra kök mirasbırakan... ...’un diğer mirasçılarının vekaletini almak ve dava dışı mirasçıların davaya müdahil olduklarını belirtmek suretiyle taşınmazın mirasçılar adına tescilini istemesi de iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında mümkün değildir.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 368,30 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın Bingöl 4. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!