1. Ceza Dairesi 2023/5168 E. , 2024/841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Üstsoya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın akıl hastalığı nedeniyle ceza ehliyetinin bulunmadığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına, sanığın sarfına sebebiyet verdiği talimat mahkemesinde görevlendirilen müdafiilik ücreti 294,00 Türk lirası ile duruşmada tayin edilen müdafiilik ücreti 533,00 Türk lirasının sanıktan tahsiline dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2012 tarihli ve 2012/42 Esas, 2012/72 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 94660652-105-29-29687-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve 2023/57580 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve 2023/57580 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2020 tarihli ve 2020/3-254 Esas, 2020/388 Karar sayılı ilâmında yer alan, "Akıl hastası olan sanık hakkında işlediği sabit olan kasten yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmakla birlikte ... sanığın işsiz olduğunu ve herhangi bir geliri olmadığını beyan etmesi, dosya kapsamına göre sanığın mali imkânlara sahip olduğuna dair herhangi bir belirleme yapılamaması, müdafi talebi olmayan sanığa CMK’nın 150/2 nci maddesi uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak müdafi atanması karşısında; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi hükmüne göre bu durumdaki bir sanığın müdafi yardımından ücretsiz faydalanması gerekmekte olduğundan, zorunlu müdafi ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesinde isabet bulunmamaktadır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince baroya yazı yazılarak akıl hastası olması nedeniyle tayin olunan zorunlu müdafilere ödenen müdafiilik ücretinin, ekonomik olarak ödeme gücü olduğuna dair hakkında herhangi bir tespit bulunmayan sanığa yüklenmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğu gözetilmeden, zorunlu müdafii için belirlenen müdafiilik ücretlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Akıl hastası olan sanık hakkında işlediği sabit olan üstsoya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmakla birlikte sanık hakkında aynı zamanda 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 325 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dosya kapsamına göre sanığın mali imkânlara sahip olduğuna dair herhangi bir belirleme yapılamaması, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak müdafi atanması karşısında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi hükmüne göre bu durumdaki bir sanığın müdafi yardımından ücretsiz faydalanması gerektiği
halde, zorunlu müdafi ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletildiği anlaşılmakla, verilen bu karar yargılama giderleri yönüyle Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.12.2012 tarihli ve 2012/42 Esas, 2012/72 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!