1. Ceza Dairesi 2023/4213 E. , 2024/781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılanlar vekillerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2017/328 Esas, 2020/357 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında üzerilerine atılı nitelikli kasten öldürme ve yağmaya teşebbüs suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2021/492 Esas, 2022/1658 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; beraat kararlarının hatalı olduğuna, sanıkların iştirak halinde nitelikli kasten öldürme ve yağma suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ...'ın 01.06.2011 günü yanında muhasebeci olarak çalışan tanık ...'ı evine bıraktıktan sonra mutat vaktinde evine dönmemesi üzerine, eşi ve oğlu olan katılanlar tarafından çevreden araştırılmasına rağmen maktul hakkında herhangi bir bilgiye ulaşamadıkları, bunun üzerine 02.06.2011 günü katılan ... tarafından kolluğa kayıp bildiriminde bulunulduğu, kolluk tarafından yapılan araştırma ve çalışmalar sonucunda maktulün 03.06.2011 günü saat 19:00 sıralarında, ... Mahallesi, ... ... Caddesi, ... Sokak üzerinde, kendisine ait ...plakalı ... marka araç içerisinde öldürülmüş olarak bulunduğu, maktulün ölümünün kafatası kemik kırıkları ve kafa içi değişim sebebiyle gerçekleşmiş olduğu üzerine yapılan soruşturma neticesinde sanıklar hakkında dava açıldığı ancak maktul ile sanıklar arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, hatta sanık ... dışındaki sanıkların maktulü tanıdıklarına dair bir delilin de bulunmadığı, bu durumda, katılan ...'den fidye talebinde bulunulması da dikkate alındığında, maktulün ancak fideye için kaçırılmış ve öldürülmüş olabileceği, iddianamedeki kabulden yola çıkıldığında, eylemin sanık ... tarafından diğer sanıklara yaptırılmış olması gerektiği, ancak olay mahallinden toplanan bulgularda hiç bir sanığın biyolojik verisine ulaşılamadığı, katılan ...'i arayanın sanık ... olmadığının katılan tarafından açık ve net bir şekilde beyan edilmesi karşısında, alınan kamera görüntülerinde diğer sanıkların, katılan ...'in arandığı telefon kulübesinin bulunduğu sokağa girdiklerine dair bir tespitin bulunmadığı, yine ... kayıtlarının incelenmesinde sanık ... ile diğer sanıklar arasında herhangi bir görüşme yapıldığının tespit edilemediği, diğer sanıklar arasında da yoğun bir görüşme trafiğinin görülmediği, oysa bu şekildeki bir kabulün, taraflar arasında yoğun bir görüşme trafiğini gerektirdiği, bu durumda, mevcut delillerin sanık ... hakkında suç şüphesi oluşturması için yeterli olmakla birlikte, şüphenin yenilip kesin kanıya varmak ve mahkûmiyet hükmü kurmak için yeterli olmadığı, belirsiz ve kesin delillerle ispatlanamamış noktaların belli bir olay örgüsü ile örtüştürülmek suretiyle eylem ve suçun sübuta erdiğinin kabul edilemeyeceği, sanıklar ...,
... ve ... hakkında tanık ...'ın beyanlarının yukarıda izah edilen nedenlerle ciddi şüpheler taşıdığı ve dosyada bu beyanları destekleyen başkaca bir delilin de bulunmadığı, yine katılan ...'ın, sanık ...'ın sesinin kendisini fidye için arayan kişinin sesini çağrıştırdığı, ancak iftira da atmak istemediği, oturup düşündüğünde kendisiyle çeliştiği yönündeki oldukça tereddütlü beyanının da şüpheden öteye gitmediği, dolayısıyla bu sanıklar yönünden de mahkûmiyet hükmü kurmaya yetecek nitelikte delil elde edilemediği, diğer sanıklar ... ve ... yönünden ise dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı, bu nedenlerle sanıklar hakkında her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı somut delil elde edilemediğinden, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine karar verilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, uzmanlık raporları, ... inceleme kayıtları, cd çözüm ve araştırma tutanakları ile diğer tutanakların dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamı itibariyle sanıklar yönünden mahkûmiyet hükmü kurmaya yetecek nitelikte ve her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığından, Mahkemenin kabul, takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği yönündeki tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2.İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıklar hakkında atılı suçları işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığından haklarında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2021/492 Esas, 2022/1658 Karar sayılı kararında katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 gününde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!