1. Ceza Dairesi 2023/3195 E. , 2024/831 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
1.Her ne kadar katılan Bakanlık vekili temyiz dilekçesi başlığında her iki sanığın adını yazmış olsa da, dilekçe içeriğinden yalnızca sanık ... bakımından kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği anlaşılmış, temyiz incelemesi beraat hükümleri ile sınırlı tutulmuştur.
2.Kararın 12.09.2022 tarihinde sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verildiği, temyiz dilekçesinin sanık tarafından 14.10.2022 tarihinde verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince onbeş günlük yasal temyiz süresinden sonra sanık ...'in hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Sanık ... yönünden temyiz incelemesi katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık ... müdafiilerinin temyiz talepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
3.İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2020/154 Esas, 2021/398 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
c. Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 39 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d. Sanık ... hakkında maktul ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarihli ve 2022/1173 Esas, 2022/1335 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanıklar İsmail ve ... müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a. Sanık ... hakkında maktul ...'e karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Sanık ... hakkında maktul ...'a karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
c. Sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan, ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
a.Katılanlar vekilinin temyiz istemi; sanığın tasarlayarak öldürmeden cezalandırılması gerektiğinden suç vasfına, sanık ...’ün mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
b.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...’ün iştirak iradesi ile hareket etiğinden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
c.Sanık ... müdafiilerinin temyiz istemleri; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
d.Sanık ... müdafiilerinin temyiz istemi; vekalet ücretine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ... (...) sanık ...'in eşi olduğu, maktul ...'ın ise sanığın kayınvalidesi olduğu, olaydan önce sanık ve maktullerin ... Tesislerinde tatil amaçlı konakladıkları, sanıkla maktul eşi ... arasında sanık ...'in eşi ...'ün başka erkeklerle alakası olduğunu düşünerek şiddet uyguladığı ve bu nedenle aralarında tartışmalar çıktığı, bu nedenle öldürmek üzere karar aldığı, bunun için olaydan 2 gün önce (08.07.2020) tarihinde sanık ...'in, sanık ... ile telefonda görüşerek Kenan'dan silah getirmesini istediği ve maktul eşini korkutmasını istediği (sanık ...'ın beyanına göre), böylece sanığın olaydan önce silah temin etmeye çalıştığı ve nihayetinde temin ettiği, yine tanık ...'in beyanına göre; olaydan bir gün önce tanık ...'ye ait ... marka aracı "2-3 gün bende kalsın" diyerek sanık ...'in aldığı, olay günüde ise, sanık ...'in yanında işçi olarak çalıştırdığı diğer sanık ...'ü alarak sanık ...'in beyanına göre; silahı da yanına alarak üzerinde penye varken karnının ön tarafında kemerinin içerisine silahı koyduğu, sanık ...'ün de yanında olduğu, ...'e birlikte gittikleri, ...'e ait kamera kayıtlarına göre; sanık ...'in kullandığı ... plakalı aracın 10.07.2020 günü saat 22:14'te ...'e girdiği, 36 dakika kaldıktan sonra 22:50'de çıkış yaptığı, akabinde 14 dakika sonra tekrardan saat 23:04'te ...'e giriş yaptığı, 56 dakika kalarak ...'den saat 24.00 (00:00)'da çok hızlı şekilde ayrıldığı, daha sonra yaklaşık 8 saat 21 dakika sonra 11.07.2020 gününün sabahında saat 08:21'de tekrardan ...'e gelerek 17 dakika kaldığı saat 08:38'de termalden çıkış yaptığının tespit edildiği, sanığın saat 23:04'te otel odasına tekrar dönerek maktul eşi ... ile kayınvalidesi maktul ...'ı ele geçirilemeyen ateşli silahtan olan tabanca ile birden çok kez ateş ederek öldürdüğü, otopsi raporuna göre; maktul ... (...)' ün vücudunun çeşitli bölgelerinde 4 adet mermi girişi olduğu, maktul ...'ın vücudunun çeşitli bölgelerinde 2 adet mermi girişi olduğu, atışların yakın atış olduğu ve ölüm nedenlerinin ateşli silah yaralaması sonucunda meydana geldiğinin anlaşıldığı,sanık ...'in cinayeti işlediği kabul edilen saat 23:04 ile otelden ayrıldığı saat olan 24:00(00:00) arasında kamera kayıtlarına göre odada olduğu, bu süre zarfında sanık Esas No... 'ün de ... Otel'in dışında araçta beklediği, cinayetin işlenmesinden sonra odaya gidip gitmediği hususunun sabit olmadığı, sonra saat 24:00 sıralarında sanıklar İsmail ile ... 'ün tanık ...'ı da alarak ... Otelden ayrıldıkları, sanık ...'in sanık ...'ün telefonu ile saat 24:00 sıralarında (yani otelden ayrılırken) tanık Sercan 'ı arayarak "eşini vurduğunu ve Taraklı ışıklarına bakarak çevirme olup olmadığını" sorduğu, ertesi gün sanık ...'in yine sanık ...'ün telefonundan maktullere ait fotoğrafları tanığa whatsaptan gönderdiği, yine sanık ...'in olay sabahında yani 11.07.2020 sabahında tanık Serkan'a instagramdan bir mesaj atarak "o ... tamam, iki kişi" diye mesaj attığı, tanık Serkan beyanında mesajı yazanın sanık ... olduğunu ifade ettiği, sonrasında sanık ... ile sanık ...'ün yanlarında tanık ...'la araçla otelden ayrılarak sanık ...'in oğlu ...'ı tanık ...'e bırakmak için aradığı, numaranın yabancı olması nedeni ile tanık ...'in telefonu açmadığı, bunun üzerine sanık ...'ün telefonu ile tanık ...'e "abla ben ..., Acil" diye mesaj attığı, bunun üzerine tanığın telefona cevap verdiği, sanık ...'in telefonu alarak tanığa "Acil durum var, çocuğu sana bırakmam gerek" diyerek sanıkların tanık ...'in evine gittikleri, yine sanığın olay sabahı olan 11.07.2020 gününde sanık ... 'ün telefonuyla tanık Mehmet ...'yi aradığı, sanık ...'in telefon da tanığa eşi ve kayınvalidesini öldürdüğünü ve polise ihbarda bulunduğunu söyleyerek whatsaptan cesetlerin fotoğraflarını gönderdiği, böylece sanık ...'ün hep sanık ...'in yanında olduğu ve telefonu ile tanıklarla görüşmesini sağladığı, anlaşılmıştır.
2.Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları, 11.07.2020 tarihli otopsi raporları, adli tıp raporları, tutanaklar, olay yeri inceleme raporu ve görüntüleri, uzmanlık raporları, nüfus kayıtları, adli sicil kayıtları, dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla birlikte;
2.Sanık ...'in eyleminin vasıflandırmasına gelince, her ne kadar tasarlayarak öldürme suçlarından kamu davası açılıp, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın her iki maktule yönelik eyleminin tasarlayarak öldürme olduğu kabul edilmiş ise de, sanığın olay öncesinde silah temin edip öldürme kararı aldığı kabul edilse bile, olay gecesi sanık ve maktuller arasında çıkan tartışma sonrasında sanığın eylemini gerçekleştirdiği, bunu da bir plan dahilinde yaptığına dair, yani diğer bir anlatımla maktulleri ... tesise öldürmek için götürdüğü hususunun kesin bir şekilde tespit edilemediği, sanığın olay yerinde çıkan tartışma sonucunda maktulleri öldürdüğü, yerleşik Yargıtay içtihatlarında tasarlamanın oluşabilmesi için olay öncesinde verilen öldürme kararında sebat göstermenin yanı sıra eylemin belirli bir plan dahilinde gerçekleşmiş olmasının da arandığı düşünüldüğünde, sanığın maktulleri öldürme konusunda sonradan ellerine bıçak tutuşturma gibi hareketlerinin tasarlayarak öldürmeye ilişkin kanıt oluşturmayacağı değerlendirilmiş, eşe karşı eyleminden 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince cezalandırılmasına, diğer maktule yönelik eyleminde ise nitelikli hal bulunmadığından aynı Kanun'un 81 ... maddesine göre cezalandırılmasına karar verimesi gerektiği,
Sanık ...'in olay günü yanında işçi olarak çalıştırdığı diğer sanık ...'ü alarak sanık ...'in beyanına göre; silahı da yanına alarak üzerinde penye varken karnının ön tarafında kemerinin içerisine silahı koyduğu, sanık ...'ün de yanında olduğu, sanıkların birlikte ...'e gittikleri, sanık Esas No : 2023/3195
İsmail'in cinayeti işlediği kabul edilen saat 23:00 ile otelden ayrıldığı saat 24:00 arasında kamera kayıtlarına göre odada olduğu, bu süre zarfında sanık ...'ün de ... Otel'de olduğu, cinayetin işlenmesinden sonra odaya gidip gitmediği hususu netliğe kavuşturulamadığı, bu süre zarfında sanık ...'ün sanık ...'i beklediği ve kendi beyanına göre odaya yaklaşık 30-35 metre mesafede beklediği sabit ise de, sanık ...'in işçisi ve yanında çalışanı olan ...'ün olayın en başından beri öldürme kararını bilebilecek durumda olmadığı, sanık ...'in kendisine verdiği talimatla olay esnasında onu beklediği, sanık ... ile maktullere arasında çıkan tartışma neticesinde sanığın eylemini gerçekleştirdiği düşünüldüğünde sanık ... ile sanık ... arasında öldürme eylemlerine yönelik iştirak iradesinin bulunduğunun sabit olmadığı, fakat eylem sonrası sanık ...'ün hareketlerinin ise suçluyu kayırma suçu kapsamında değerlendirilebileceği düşünülerek sanık ...'ün kasten öldürme suçlarına yardımıyla ilgili her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık hakkında atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edilmediği, sanık ...'in aşamalardaki çelişki savunmalarının diğer deliller ile desteklenmemesi nedeniyle somut olayda maktullerden kaynaklanan haksız bir hareket bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğinden, katılanlar vekilinin, katılan Bakanlık vekilinin, sanık ... ve sanık ... müdafilerinin, temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç Vasfı Yönünden
Sanık ...'in maktulün başka erkeklerle alakası olduğunu düşünerek maktule şiddet uyguladığı, bu nedenle maktul ve ailesi ile aralarında sıkıntıların olduğu, sanığın maktul ve annesini öldürmek için ... Otele götürdüğü, olaydan 2 gün önce 08.07.2020 tarihinde tanık ...'ün beyanına göre silah temin etmeye çalıştığı, olay öncesinde silah temin ettiği, olaydan bir gün önce tanık ...'den aracını 2-3 günlüğüne istediği, olay günü de silahı beline takarak sanık ...'ü de yanına alarak olay yerine gittiği, maktul ... ve ...'a silahla ateş ederek saat 23.04 sıralarında öldürdüğü, olay yerinden gece 24.00 sıralarında kaçtığı, ertesi gün 08.21 sıralarında olay yerine tekrar gediği, 17 dakika kaldığı, maktullerin ellerine bıçak tutuşturduğu, olay yerinden kovanları topladığı ve olay yerinden sanık ... ile ayrıldığı, saat 10.05 sıralarında sanık ...'in polisi arayarak ihbarda bulunduğu, tanık ...'e olaydan sonra whatsaptan maktullerin fotoğraflarını atarak "o ... tamam, iki kişi " diye mesaj attığı, tanığın sanık ...'e kaçabileceğine dair mesaj attığı, sanık ...'in ise buna karşılık "bir kişi daha var" diyerek mesaj yazdığı, anlaşılan olayda, sanığın maktulleri öldürmeye önceden karar vererek eylemini gerçekleştirmek üzere yaptığı plan dahilinde olay öncesi silah ve araç temin ederek kararında sebat gösteği, aradan geçen sürenin tasarlamanın varlığı için yeterli olup buna rağmen soğukkanlılıkla Esas No
eylemini gerçekleştirdiği, böylelikle sanık ...'in maktul ...'e karşı tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) , 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi gereğince cezalandırılmasına, diğer maktul ...'a karşı eyleminde ise 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Suça İştirak Yönünden
Sanık ...'in olay günü yanında işçi olarak çalıştırdığı diğer sanık ... ile birlikte, silahı da yanına alarak üzerinde penye varken karnının ön tarafında kemerinin içerisine silahı koyduğu, sanık ...'ün de yanında olduğu, bu nedenle sanık ...'in karnının üzerinde üstünde sadece penye varken kemerinin içine koyduğu silahı görmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve sanıkların birlikte ...'e gittikleri, sanık ...'in cinayeti işlediği kabul edilen saat 23:00 ile otelden ayrıldığı saat 24:00 arasında kamera kayıtlarına göre odada olduğu, bu süre zarfında sanık ...'ün de ... Otel'de olduğu, cinayetin işlenmesinden sonra odaya gidip gitmediği hususu netliğe kavuşmasa da bu süre zarfında sanık ...'ün sanık ...'i beklediği ve kendi beyanına göre odaya yaklaşık 30-35 metre mesafede beklediğinin sabit olduğu, nitekim sanık ...'ün olayın başından sonuna kadar sanık ... ile birlikte hareket ettiği, sanık İsmal'in saat 22:45 civarlarında 14 dakika süre ile ...'den kısa süreliğine ayrıldığı zaman diliminde de sanık ...'ün sanık ... ile birlikte olduğu, saat 23:04'te yeniden birlikte termale döndükleri ve sanık ...'in 56 dakika boyunca sanık ...'i beklediği, sanık ... her ne kadar ...'ün araç kullanamadığını ifade etmiş ise de, sanık ...'ün beyanında aracı kullanarak yakıt alıp geldiğini belirttiği, yine olaydan sonra sanık ...'in oğlu ...'ın tanık ...'i bırakırken de sanık ...'ün sanık ...'in yanında olduğu ve sanık ...'i ... Patates Haline bırakarak araç ile ... ilçesine döndüğü, olaydan sonra 11.07.2020 günü sabah 06:30 sıralarında sanık ...'in sanık ...'ü arayarak "arabayı istediği" bunun üzerine sanık ...'ün arabayı ...'na götürerek sanık ...'e teslim ettiği, bu hususun sanık ...'ün beyanından açıkça anlaşıldığı, ...'ün böylece araç kullandığı ve sanık ...'i olay yerinden kaçırarak olaydan 8 saat 21 dakika sonra 11.07.2020 günü sabahında dahi aracını götürerek yardımda bulunduğunun sanığın kendi beyanlarından sabit olduğu, sanık ...'ün ifadesinde her ne kadar olay yerine yaklaşık 30-35 metre mesafede beklediğini, çocuğun bağırma sesini duyduğunu, ancak silah sesini duymadığını ifade etmiş ise de; tanıklar ... ... ve tanık...'in silah sesini duyduğunu ifade ettikleri de göz önüne alındığında sanık ...'ün silah sesini duymamasının mümkün olmadığı, nitekim olay yerinde yapılan keşifte de silah sesinin tam olarak duyulduğunun tespit edildiği, sanık ...'ün savunmalarının tamamen suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanık ...'ün her iki eylemden de yardım eden sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiği hâlde yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, dolayısıyla olayın başından sonuna kadar diğer sanık ile birlikte hareket etmesi, bu haliyle maktullerin öldürülmesi eylemine yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldığından, bağlılık kuralı da gözetilerek sanık ... hakkında maktul ...'e karşı 5237 sayılı Kanun'un 82 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 39 uncu maddesi gereğince, diğer maktul ...'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesi gereğince "yardım eden" sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Karar Başlığı Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar başlığında tarafların açık kimlik bilgilerinin yazılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Kararın 12.09.2022 tarihinde sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verildiği, temyiz dilekçesinin sanık tarafından 14.10.2022 tarihinde verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince onbeş günlük yasal temyiz süresinden sonra sanık ...'in hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE ,
Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet, sanık ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden;
2.Gerekçe bölümünde (2-3-4) paragraflarında açıklanan nedenlerle katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/1173 Esas, 2022/1335 Karar sayılı kararının tasarlamanın varlığı ve sanık ...'ün nitelikli kasten öldürmeye yardım suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği ve karar başlığında taraf bilgilerinin açıkça yazılması gerektiği yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sanık ...'ün atılı suçlardan beraatine karar verilmesinin isabetli olduğu görüşüyle Üye ...'ın karşı oyu ile diğer hususlar da oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Suça iştiraki için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır.
Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir.Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse, bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Zira "yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hâkimiyetinin bulunmamasıdır.
Bu açıklamalar ışığında;
Her ne kadar Yargıtay 1. Dairesinin çoğunluk görüşüne göre,
Sanık ...'in olay günü yanında işçi olarak çalıştırdığı diğer sanık ... ile birlikte, silahı da yanına alarak üzerinde penye varken karnının ön tarafında kemerinin içerisine silahı koyduğu, sanık ...'ün de yanında olduğu, bu nedenle sanık ...'in karnının üzerinde üstünde sadece penye varken kemerinin içine koyduğu silahı görmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve sanıkların birlikte ...'e gittikleri, sanık ...'in cinayeti işlediği kabul edilen saat 23:00 ile otelden ayrıldığı saat 24:00 arasında kamera kayıtlarına göre odada olduğu, bu süre zarfında sanık ...'ün de ... Otel'de olduğu, cinayetin işlenmesinden sonra odaya gidip gitmediği hususu netliğe kavuştmasa da bu süre zarfında sanık ...'ün sanık ...'i beklediği ve kendi beyanına göre odaya yaklaşık 30-35 metre mesafede beklediğinin sabit olduğu, nitekim sanık ...'ün olayın başından sonuna kadar sanık ... ile birlikte hareket ettiği, sanık İsmal'in saat 22:45 civarlarında 14 dakika süre ile ...'den kısa süreliğine ayrıldığı zaman diliminde de sanık ...'ün sanık ... ile birlikte olduğu, saat 23:04'te yeniden birlikte termale döndükleri ve sanık ...'in 56 dakika boyunca sanık ...'i beklediği, sanık ... her ne kadar ...'ün araç kullanamadığını ifade etmiş ise de, sanık ...'ün beyanında aracı kullanarak yakıt alıp geldiğini belirttiği, yine olaydan sonra sanık ...'in oğlu ...'ın tanık ...'i bırakırken de sanık ...'ün sanık ...'in yanında olduğu ve sanık ...'i ... Patates Haline bırakarak araç ile ... ilçesine döndüğü, olaydan sonra 11.07.2020 günü sabah 06:30 sıralarında sanık ...'in sanık ...'ü arayarak "arabayı istediği" bunun üzerine sanık ...'ün arabayı ...'na götürerek sanık ...'e teslim ettiği, bu hususun sanık ...'ün beyanından açıkça anlaşıldığı, ...'ün böylece araç kullandığı ve sanık ...'i olay yerinden kaçırarak olaydan 8 saat 21 dakika sonra 11.07.2020 günü sabahında dahi aracını götürerek yardımda bulunduğunun sanığın kendi Esas No
beyanlarından sabit olduğu, sanık ...'ün ifadesinde her ne kadar olay yerine yaklaşık 30-35 metre mesafede beklediğini, çocuğun bağırma sesini duyduğunu, ancak silah sesini duymadığını ifade etmiş ise de; tanıklar ... ... ve tanık...'in silah sesini duyduğunu ifade ettikleri de göz önüne alındığında sanık ...'ün silah sesini duymamasının mümkün olmadığı, nitekim olay yerinde yapılan keşifte de silah sesinin tam olarak duyulduğunun tespit edildiği, sanık ...'ün savunmalarının tamamen suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanık ...'ün her iki eylemden de yardım eden sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiği hâlde yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, dolayısıyla olayın başından sonuna kadar diğer sanık ile birlikte hareket etmesi, bu haliyle maktullerin öldürülmesi eylemine yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldığından, bağlılık kuralı da gözetilerek sanık ... hakkında maktul ...'e karşı 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 39 uncu maddesi gereğince, diğer maktul ...'a karşı 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesi gereğince "yardım eden" sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de;
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin gerekçesinde isabetle belirtildiği üzere;
Sanık ...'in olay günü yanında işçi olarak çalıştırdığı diğer sanık ...'ı alarak sanık ...'in beyanına göre; silahı da yanına alarak üzerinde penye varken karnının ön tarafında kemerinin içerisine silahı koyduğu, sanık ...'ün de yanında olduğu, sanıkların birlikte ...'e gittikleri, sanık ...'in cinayeti işlediği kabul edilen saat 23:00 ile otelden ayrıldığı saat 24:00 arasında kamera kayıtlarına göre odada olduğu, bu süre zarfında sanık ...'ın da ... Otel'de olduğu, cinayetin işlenmesinden sonra odaya gidip gitmediği hususu netliğe kavuşturulamadığı, bu süre zarfında sanık ...'ün sanık ...'i beklediği ve kendi beyanına göre odaya yaklaşık 30-35 metre mesafede beklediği sabit ise de, sanık ...'in işçisi ve yanında çalışanı olan ...'ün olayın en başından beri öldürme kararını bilebilecek durumda olmadığı, sanık ...'in kendisine verdiği talimatla olay esnasında onu beklediği, sanık ... ile maktullere arasında çıkan tartışma neticesinde sanığın eylemini gerçekleştirdiği düşünüldüğünde sanık ... ile sanık ... arasında öldürme eylemlerine yönelik iştirak iradesinin bulunduğunun sabit olmadığı, fakat eylem sonrası sanık ...'ün hareketlerinin ise suçluyu kayırma suçu kapsamında değerlendirilebileceği düşünülerek sanık ...'ün kasten öldürme suçlarına yardımıyla ilgili her türlü şüpheden uzak. Mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık hakkında atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, suçluyu kayırma suçundan soruşturma yapılabilmesi amacıyla suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi,
Gerekçesine ilave olarak;
Sanık ... ile maktuller arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, dolayısıyla sanık ...'ün maktullerin sanık ... tarafından öldürülmeleri suçlarına katılması için herhangi bir sebebin bulunmaması, bu eylemlere yardımcı olması için sanık ... tarafından sanık ...'e çok ciddi miktarda para verilmesi veya vaatte bulunması gerektiği halde bu şekilde aralarında bir anlaşma bulunduğuna dair herhangi bir delilin bulunmaması, toplam 25 yıl hapis cezası alabileceği bu suçlara patronun hatırına binaen katılmış olmasının akla mantığa uygun olmaması, sanık ...'in planını sanık ...'e açıkladığı hususunda da delil bulunmaması,
Sanık ...'in inceleme dışı sanık ...'ten temin ettiği tabanca ve tanık ...'den aldığı ... marka araçla gelip sanık ...'ü olay günü saat 19:00'da ... merkezde bulunan ... marketin önünden aldıktan sonra sanık ...'e yapmayı planladığı eylemler hakkında bilgi verip vermediğininde belirlenemediği, sanık ...'ün 8 yıldır sanık ...'in yanında çalışması nedeniyle patronunun yapmasını istediği suç oluşturmayan bazı eylemlerde bulunmasının gayet doğal olduğu,
Sanık ...'ün patronu olan Sanık ...'in üzerinde tabanca olduğunu bilmesi veya fark etmesinin daha sonra işleyeceğini bilemeyeceği suçlara yardım olarak değerlendirilemeyeceği,
Yine sanık ...'in kullandığı araca olay yerine 30-35 metre mesafede park edip nikahlı eşi ve kayın validesi ile daha önceki evliliğinden olan oğlunun kaldığı daireye doğru giderken hangi amaçla buraya gittiği hususunda sanık ...'e bilgi verdiği hususu net bir şekilde belirlenemediğinden sanık ...'e bu araca 50 liralık benzin alıp daha sonra yine burada kendisini beklemesini emretmiş olmasının suça katıldığını göstermeyeceği gibi, sanık ...'in sanık ...'e ihtiyaç duymadan olay yerine gelmeden önce veya olayı yaptıktan sonra benzin alabileceği, sanık ...'in suça konu daireye tek başına gittiği ve olayı tek başına yaptığı için sanık ...'ün kendisine yardım edemeyeceği dışarıda 30-35 metre mesafede araç içerinde beklemiş olmasının sanık ...'e bir cesaret verme olarak da yani suça yardım mahiyetinde olmadığı,
Sanık ...'ün maktullerin öldürüldüğü daireye hiç bir şekilde gitmediği veya gitme teşebbüsünde bulunmadığı, olay sonrası patronun isteği üzerine aracı kullanması ve yine patronun isteği üzerine telefonu ona kullandırmış olmasının suça katılma olarak kabul edilemeyeceği , sanık ...'in bu aracı kullanarak olay yerinden rahat bir şekilde uzaklaşabileceği, sanık ...'ün telefonunun cinayetler işlendikten sonra fotoğraf çekimi için kullanılmış olması ve olay sonrası yaptığı iletişimlerin işlenen cinayetlerin işlenmesini kolaylaştırma mahiyetinde olmadığı,
Dolayısıyla Sanık ...'ün gerçekleşen öldürme olaylarında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinde sayılan unsurlardan olan sanık ...'i hangi eylemiyle suç işlemeye teşvik ettiği, hangi eylemiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdiği veya hangi eylemiyle fiillerin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat ettiği ya da hangi eylemiyle suçların nasıl işleneceği hususunda yol gösterdiği, hangi eylemiyle fiillerin işlenmesinde kullanılan araçları sağladığı ve yine hangi eylemiyle suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığının dosya kapsamından belli olmadığı,
Sonuç olarak patronunun talebi üzerine patronunun kullandığı araçla olay yerine gelen, olay yerine geliş amacı hususunda bilgilendirildiği hususunda şüpheden uzak delil bulunmayan sanık ...'ün talimat üzerine araca benzin aldıktan sonra araçta bekleyip, daha sonra aracı kullanmış olmasının 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği,
Bu itibarla sanığın her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı somut deliller elde edilemediğinden maktullerin öldürülmelerine iştirak suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!