WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/1523 E.  ,  2024/720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2021/249 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/3649 Esas, 2022/3466 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, tanık ve katılanların ifadelerinin çelişkili olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanık ile kayınbiraderi olan katılan arasında ortak kullanımlarında olan ancak sınır ihtilafı yaşadıkları yere, katılanın tel örgü çekmesi nedeniyle tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında sanığın elindeki tahranın keskin tarafı ile katılanın başına birkaç kez vurması sonucunda katılanı vücudunda (5) ağır derece frontal kemik kırığı oluşturacak ve ... tehlike geçirmesine sebep olacak şekilde yaraladığı ve akabinde sanığın tahrayı alarak olay yerinden uzaklaştığı olayın ve oluşun bu şekilde gelişip sonuçlandığı kabul edilmiştir.

2. Sanık, katılan ile hayvan otlatma meselesi yüzünden tartıştıklarını; katılanın, kendisine ait hayvanlarını otlatmaya götürdüğü yere tel çektiğini, hayvanları geçirecek başka bir yeri olmadığını bu nedenle bu teli oradan kaldırmak için katılan tarafından dikilen telleri elleriyle sökmeye çalıştığını, katılana yönelik tahra ile yaralama eylemini gerçekleştirmediğini, sözlü tartışma sonrasında olay yerinden ayrıldığını, katılanın kendisini karısına yaralatıp kendisine iftira attığını belirterek üzerine atılı suçu inkar etmiş ise de katılan ile sanık arasında sınır anlaşmazlığı sebebiyle önceye dayalı bir husumet bulunduğu, alınan rapor ile sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikle yaralanmasının olduğu, tanık beyanlarında da belirtildiği üzere (tanık M.S. hariç) sanığın elinde yaklaşık 50 cm uzunluğunda bir tahra olduğu ve elinde bulunan tahranın keskin kısmı ile katılanın başına vurup katılanı yere düşürdüğü, yerdeyken tahranın keskin kısmı ile tekrar katılanın başına vurduğu, katılan kalkıp

kaçmaya çalıştığı esnada sanığın katılanın başına tekrar vurmak istediği ancak katılanın sol elini kaldırdığı için tahranın eline isabet ettiği, daha sonra tahrayı tuttuğu, katılanın kızı T.S.'nin bizzat görgü tanığı olduğu olayda tanığın katılan ile tutarlı beyanlarda bulunduğu, diğer tanıklar N.S. ve C.S. her ne kadar olay anını görmeseler de olayın bitiminin hemen sonrasında katılanı kanlar içinde yatarken ve sanığın elinde tahra ile uzaklaşırken gördüklerini beyan ettikleri olayda, katılan ve bu tanıkların anlatımları somut olayın gelişimine uygun görülerek bu anlatımlara itibar edilmiş, sanığın ise katılana hiçbir surette tahra ile vurmadığına, katılanın kendisini eşine yaralattığına yönelik soyut inkara dayalı savunmalarına, yargılama da tanık olarak dinlettiği oğlu M.S.'nin sanığın katılana vurmadığına dair annesini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılan anlatımlarına itibar edilmediği belirtilmiştir.

3. Sanığın kullandığı aletin kesici nitelikle ve öldürmeye elverişli oluşu, tahra denilen bu aletle katılanın kafasına aynı kararlılıkla üç kez vurduğu ve son darbenin katılanın kendisini tahra darbesinden kurtarmak amacıyla elini başına götürmesi sırasında oluştuğu ve katılanın bu suretle parmaklarından da yaralandığının adli rapor ile de anlaşılması karşısında olaydaki engel halin bizatihi katılanın davranışları neticesinde yaşandığı, katılanın bu şekilde kendini korumaya çalışarak sanığın eylemlerine son vermeye çalıştığı, sanığın aynı kararlılıkla kesici bir aletle ... bir bölge olan kafaya birkaç kez vurması eyleminde kastının öldürme olduğu fakat hem katılanın tahrayı tutması hem de tanıkların olay yerine gelmesi üzerine olay mahallini terk etmek zorunda kaldığı ve elinde olmayan sebeplerle eylemini tamamlayamadığı anlaşılmakla suçun kasten öldürme olduğu ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

4. Katılanın ortak kullanım alanları olduğunu kabul ettiği bahçede belli bir alanın kendisine ait olduğunu iddia ederek bu alana çelik tel çekmek suretiyle sanığın oradan geçmesini ve hayvanlarını otlatmaya çalışmasını engellemesinin yasal bir hakkı olmadığı; zira taşınmazın iştirak halinde olup kullanım şekline yönelik olarak tarafların ellerinde hukuki bir karar bulunmadığı da göz önüne alındığında, taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında ilk haksız hareketin tarafların ortak kullanım alanında kendisine dair hak iddia ederek bu alana tel çekmek suretiyle sanığın bu alandan yararlanmasına engel olmasına çalışmak suretiyle katılandan kaynaklandığı kabul edilerek sanığın cezasından haksız tahrik indirimi yapıldığı belirtilmiştir.

5. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, adlî raporlar, kolluk tutanakları, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tebliğname Görüşü Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, sanık hakkında katılana yönelik gerçekleştirdiği eylemin vasfının tayini ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

2. Katılan Vekilinin Ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunduğundan haksız tahrik indirimi yapılmasının, haksız tahrikin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2022 tarihli ve 2022/3649 Esas, 2022/3466 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.