1. Ceza Dairesi 2023/1038 E. , 2024/772 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2015 tarihli ve 2013/33 Esas, 2015/126 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine,
2. Hükümlerin katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2017/15792 Esas, 2018/9031 Karar sayılı kararı ile "sanıklar ve suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçların sabit olduğu, mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği" belirtilerek bozulmasına,
3. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2018/273 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar ..., ..., ... hakkında... ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına,
b. Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz istemi; soyut beyan dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'in temyiz istemleri; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümler ile erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ...'ın ailesi ile sanıklar ve suça sürüklenen çocukların ailesi arasında kız kaçırma olayları ile ilgili husumet bulunduğu, olay günü mağdurun evin önünde bulunduğu sırada sanıklar ve suça sürüklenen çocukların mağdurun ailesi ile yaşadıkları evin önüne geldikleri, attıkları taşla mağduru ... tehlike ve ağır (5.) derece kırık meydana gelecek şekilde yaralandıkları, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların iştirak halinde kasten yaralama suçunu işledikleri kabulü ile mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanıklar ve suça sürüklenen çocukların savunmaları, mağdur ve tanık anlatımları, adli raporlar, nüfus ve adli sicil kayıt örnekleri, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
3. Hukukî süreç başlığı altında (2) numarada gösterilen bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
a. Gerekçeli karar başlığında...'ın sıfatının mağdur yerine katılan olarak hatalı gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
b. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükmün denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçeyi içerdiği, eylemin sanıklar ..., ..., ... tarafından suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile iştirak iradesi altında gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebepleri reddedilmiş, sair yönlere ilişkin yapılan incelemede de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükmün denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçeyi içerdiği, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından sanıklar ..., ..., ... ile iştirak iradesi altında gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebepleri reddedilmiş, sair yönlere ilişkin yapılan incelemede de "bozma nedeni saklı kalmak üzere" hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Erteleme hükümleri yönünden;
Suçu sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan 3 yıla kadar hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenebileceği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında tayin olunan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezaları için erteleme hükümlerinin uygulanamayacağına dair yasal olmayan gerekçe ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (1) numarada açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2018/273 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
2. Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (2-b) kısmında açıklanan "suça sürüklenen çocuklar hakkında erteleme hükümlerinin yasal olmayan gerekçe ile uygulanmaması" nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2018/273 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ile suça sürüklenen çocuk ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye Sayın ...'in "sanıklar ..., ..., ..., suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığından hükümlerin bozulması" gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Mağdur ... ...'ın sanıklar ..., ....... ve ... ... tarafından kasten yaralandığı iddiası ile açılan kamu davasında herbir sanığın müsnet suçtan ayrı ayrı asli fail olarak cezalandırılmalarına dair verilen karar mahkememiz çoğunluğunca onanmış olup dosya kapsamı ve delil durumuna göre sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığından müsnet suçtan ayrı ayrı beraatleri gerekirken mahkûmiyetlerine dair verilen kararı onayan dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim. Şöyle ki;
... Devlet Hastanesine 16.08.2012 günü akşam saatlerinde gelen tanık ... yaralı vaziyetteki getirdiği mağdur ... ...'ın attan düştüğünü söyleyerek müracaat etmiş mağdur burada yapılan ilk müdahale sonucu ... Devlet Hastanesine sevk edilmiş tanık ... kolluk aşamasında verdiği ifadesinde olay günü mağdur ...'ın evine gelerek attan düşüp yaralandığını söylemesi üzerine kendisininde mağduru hastaneye getirerek bu durumu doktorlara söylediğini olayın nasıl olduğunu görmediğini anlatmıştır.
... Devlet Hastanesinde görevli doktora 20.08.2012 tarihinde sözlü olarak beyanda bulunan mağdurun babası Vahap ...’ın bu beyanı üzerine tutulan tutanaktan, olayın nasıl olduğunu görmediğini ancak oğlu ...'in kız kaçırması nedeniyle karşı tarafla husumetli olduğunu oğlunu karşı tarafın darp ettiğini söylediği anlaşılmıştır.
Mağdurun babası tanık Vahap ... 28.08.2012 tarihli kollukta verdiği ilk beyanında oğlunun attan düştüğünü karşı tarafın dövdüğünü zannederek hastane doktoruna beyanda bulunduğunu oğlunun darp edilmediğini, oğlu...’la konuşmadan yaralandığını duyunca husumetli aile tarafından dövüldüğünü düşünerek oğlum attan düşmedi karşı taraf darp etti zannederek doktora beyanda bulunduğunu söylemiştir.
Tanık Vahap ... mahkemedeki beyanında; Evlerini 5 kişinin taşladığını Olay günü oğlu...'ın dışarıda kaldığını ve bu nedenle yaralandığını ve ... ...'ın evine sığındığını söylemiştir.
Tanık Vahap mahkemedeki son beyanında ise oğlunu ... ...’nin darpettiğini başka kimsenin vurmadığını söylemiştir.
Mağdurun annesi ... ... kollukta verdiği ilk ifadesinde; Yayladan gelirken oğlunun kendisine 200 - 300 metre kadar önden atla geldiğini kendisinin yaya olarak arkadan takip ettiğini oğlunun attan düştüğünü gördüğünü oğluna yetişene kadar komşularının oğlunu hastaneye götürdüğünü söylemiş.
... ... soruşturma aşamasında verdiği ikinci ifadesinde; Evlerini 5 kişinin basarak taşladıklarını bu sırada...'ın evin dışında kaldığını ve yaralandığını söylemiştir. ... ... mahkemede verdiği 3. ifadesinde; Evlerini taşlayan kişilerin içerisinde olan ... ...’nin...'ın kafasına taşla vurduğunu gördüğünü söylemiştir. Dosya kapsamı dikkate alındığında mağdur ...’ın annesi ..., babası Vahap ifadelerinde oğulları ...'in karşı aileden ... isimli kızı kaçırması nedeniyle husumetleri olduğunu bu nedenle karşı ailenin evlerini taşıp taşlayıp camlarını kırdıklarını kalabalık köylünün evin önünde toplandığını kavganın sona erdiğini bu sırada mağdur ...'ın saldıran kalabalığın içinde kalması nedeniyle yaralandığını sonradan geliştirdikleri ifadelerinde söyledikleri görülmüş ancak dosya kapsamı incelendiğinde mağdur ...'ın amcası ... ... ile amcası ... oğlu ... ... ve bu ailenin yakın akrabaları dışında olayla ilgili görgü tanığı olmadığı, tarafların evlerinin taşlandığına, camların kırıldığına dair herhangi bir kolluk tutanağının bulunmadığı, köylünün toplanıp saldıran kişilere müdahale ettiği söylendiği halde dosya kapsamından böyle bir olay veya saldırının olduğuna dair hiçbir tanık beyanı veya başkaca maddi bulgunun dosyada bulunmadığı mağdurun babası olan Vahap’ın evinin taşlandığına dair kolluğa hiçbir müracaatının olmadığı ve yine mağdurun kafasında kaş üzerindeki yaralanmanın attan düşme sonucu olup olamayacağının tıbbi rapor ile araştırılmadığı görülmüştür.
Mağdurun amca oğlu ... oğlu ... ... olay günü yaklaşık 10 kişinin mağdurun babasının evini taşladığını hatta... kendi evine kaçınca kendi evini de taşladıklarını ve camını kırdıklarını söylediği halde bu kişinin de evine saldırdığına dair kolluğa herhangi bir müracaatı olmamıştır.
Tanık ... ... mağdurun amcası olduğunu bu olayı sonradan köylülerden duyduğunu ve olayın nasıl olduğunu görmediğini anlatmıştır.
Koğuşturma aşamasında mağdurun anne ve babası tarafından verilen en son ifadede oğulları...'ın kafasına ... ...'nin taşla vurduğunu ve bunu da kendilerinin gördüklerini başka vuran olmadığını söyledikleri anlaşılmış ancak bu kişi (... ...) hakkında olayın başından itibaren ismi geçmediği için kamu davası dahi açılmadığı görülmüştür.
Sanıklar aşamalarda verdikleri ifadelerinde akrabaları ...'in kaçırılması nedeniyle mağdurun ailesiyle aralarında husumet oluştuğunu ancak böyle bir suçu işlemediklerini savunmuşlardır. Yerel mahkemece dosya kapsamına göre mağdurun 5 kişi tarafından birlikte darp edilmesi halinde sadece kafasında bir adet çökme kırığı dışında başka herhangi bir darp dizinde bulunmaması da dikkate alınarak müsnet suçun sanıklar tarafından işlendiğine her türlü şüpheden uzak kesin ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmiş ise de dosyanın temyizi üzerine dosya kapsamına göre sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatlerine karar verildiğinden bahisle Dairemizce bozulması üzerine bu kez yerel mahkeme tarafından bozmaya uyularak tüm sanıkların müsnet suçtan asli fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı tarafımızdan incelendiğinde iki aile arasında husumet olduğu sabittir, mağdur olay akşamı tanık ...'ın evine giderek yardım istemiş ve ... tarafından hastaneye götürülmüş mağdurun attan düştüm şeklindeki beyanı üzerine tanık ...'ın hastaneye yetkililerine verdiği bu beyan doğrultusunda evrak yürütülmüş olaydan 12 gün sonra mağdurun anne ve babası olayın attan düşme olduğunu kolluk ifadelerinde tekrardan söylemişler ancak sonradan bu ifadelerini sanıkların birlikte mağduru darp ettikleri şeklinde değiştirmişlerdir mağdurun babası hastane doktoruna oğlum darp edildi şeklinde bir beyanda bulunmuş ve bu konuda bir tutanak tutulmuş ise de bu beyanının oğlunu görmeden hasım aile tarafından dövüldüğünü düşünerek söylediğini kendisi ifadesinde açıklamıştır. Dosya kapsamına göre sanıklar tarafından mağdurun evinin taşlanarak camlarının kırıldığına dair dosyada ne bir tanık beyanı ne bir tutanak ne mağdur ailesinin şikayeti ve nede başkaca hiçbir delil yoktur, mağdurun 5 kişinin içinde kalarak sanıklarca darp edildiği iddia ediliyor ise de sadece kafasında kaşının üzerinde bir tek kesi dışında başkaca hiçbir bir darp izinin bulunmaması da mağdurun 5 kişi tarafından dövüldüğü iddiasını çürütmektedir. (Beş kişi tarafından birlikte darp edilen mağdurda çok daha fazla darp izi olması beklenmektedir.)
Olayın meydana geldiği Arakonak beldesi ... haritalara göre ... ilçesine 7 km uzakta olup buradan 10 dakikada araçla ilçeye ulaşılabilmektedir, ilçeye bu kadar yakın mesafede olduğu halde mağdur tarafın iki evi taşlandığı, camları kırıldığı halde karakola şikayet edilmemeside hayatın olağan akışına aykırıdır.
Ceza yargılamasında sanık hakkında mahkumiyet karar verebilmek için mağdurun iddialarının dosyadaki delillerle de destekleniyor olması şarttır mağdurun ve ailesinin aşamalardaki ifadeleri hasımları olan sanıklar aleyhine sonradan iki kez değiştirilmiş ancak bu değiştirilen ifadelerde dosyadaki delillerle örtüşmemiş olup buna rağmen sanıkların aksi ispatlanamayan savunmaları yerine aralarında husumet olduğu sabit olan mağdur ve ailesinin beyanlarına itibar edilmesi doğru değildir. Kaldı ki
mağdurun anne ve babası yargılama aşamasında beyanlarını daha da ileri götürerek dosyanın sanığı olmayan ... ...’nin mağduru taşla darp ettiğini başkaca vuran kişiyi görmediklerini beyan etmişler ancak ...hakkında bu beyanlara kadar hiçbir aşamada ismi geçmediğinden herhangi bir kamu davası açılmadığı için bu kişi hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştır bu dahi mağdurun anne ve babasının beyanlarının dosya kapsamına uymadığını ve mahkûmiyete yeterli delil olmayacağını gösterir bir durumdur. Bu haliyle tüm dosya kapsamı dikkate alındığında her bir sanığın müsnet suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine dair verilen kararın onanmasına dair dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!