1. Ceza Dairesi 2022/14112 E. , 2024/807 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.07.2022 tarihli ve 2022/129 Esas, 2022/428 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/3268 Esas, 2022/2961 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilleri, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.11.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1.Sanık hakkında meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Sanık hakkında meşru müdafaada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3.Haksız tahrikde üst hadden indirim yapılması gerektiğine,
B.Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri
1.Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2.Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ile maktulün katıldıkları düğünde alkol aldıkları, düğünde kurusıkı tabancalarla ateş edilmesi nedeniyle çıkan tartışmanın birçok kişinin karıştığı kavgaya dönüştüğü, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayan olayda sanığın maktulü bıçakla tek bir darbe ile kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 06.07.2022 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.
4.30.01.2022 tarihli olayyeri inceleme raporu dosyada mevcuttur.
5.30.01.2022 tarihli sanığa ait adli rapor dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, katılanlar vekillerine vekalet ücreti takdiri ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddedildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Meşru müdafaa yönünden
1. Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
2. Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
3. Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.
4. Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
5. Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanık ile maktulün katıldıkları düğünde alkol aldıkları, düğünde kurusıkı tabancalarla ateş edilmesi nedeniyle çıkan tartışmanın birçok kişinin karıştığı kavgaya dönüştüğü, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayan olayda sanığın maktulü bıçakla tek bir darbe ile kasten öldürdüğü anlaşıldığından meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Meşru savunmada sınırın aşılması yönünden
5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelen nedenlerle sınırın aşılmasının olayda uygulanmasının söz konusu olup olamayacağı hususuna gelince; somut olayda sanığın boynunda kızarıklıkdan başka bir yaralanması bulunmadığı gibi maktulün elinde silahtan sayılan bir aletin bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mazur görülebilecek bir korku, panik ya da heyecanın tesiri altında olduğu kabul edilmemiş ve 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma şartlarının oluşmadığı, kabul edilmiştir.
C.Haksız Tahrik yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu ve uygulanan indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D.Takdiri indirim hükümleri yönünden
Takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçe ile uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/3268 Esas, 2022/2961 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!