WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/11356 E.  ,  2023/2666 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

... vekilinin 03.03.2020 tarihli dilekçesi ile davaya katılma talebini bildirdiği, ayrıca 17.06.2021 tarihli dilekçesi ile sanık hakkında kurulan hükmü temyiz ettiği görülmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.2007 tarihli ve 31/56 sayılı ve aynı Kurulun 19.10.2010 tarihli ve 2010/149-205 sayılı kararları uyarınca ilk derece mahkemesince karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında karara bağlanması mümkün görülüp yeniden araştırma yapılmasına da gerek bulunmadığından, katılma talep eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince katılan olarak kabulüne karar verilmekle aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2018/433 Esas, 2020/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/520 Esas, 2021/1465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin; sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, beraat kararı verilen suçlar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinden bir ay öncesine kadar sanık ile katılanın nişanlı oldukları, olay tarihi itibarıyla sanık ile ayrı yaşayan katılanın arkadaşları ile eğlenmeye gittiği, 05.00 sıralarında yanında tanık M.K.'de olduğu halde evine dönen katılanı site girişinde bekleyen sanığın ele geçirilemeyen kesici aletle katılanı yüzünün sağ yarısında 10 cm derin kesi, sağ kol dış kısımda yaygın morluk oluşacak şekilde yaraladığı ve aracına binerek olay yerinden ayrıldığı, katılanın yaralanmasına ilişkin Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26.03.2014 tarihli rapora göre katılanın sağ kulak önünden sağ dudak üstüne uzanan uçları daha yüksekte olup açıklığı yukarı bakan cilt renk ve seviyesine yeterince uygun iyileşmemiş kesi izinin yüzde sabit iz niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın olay günü katılan ... yanındakilerle tartıştığına ancak katılana vurmadığına ilişkin inkara yönelen savunması, katılanın aşamalardaki sanığın kendisini yaraladığı yönündeki istikrarlı beyanları, tanık beyanları, katılanın yaralanmasına ilişkin Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 25.06.2013 tarihli adli muayene raporu ve Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 06.09.2013, 26.03.2014 ile 08.02.2016 tarihli adli tıp raporları, tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum vekilinin sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesine, sanık müdafiinin sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, beraat kararı verilen suçlar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın, katılan ... arkadaşları ile tartıştığına ilişkin savunması, katılanın aşamalardaki sanığın kendisini yaraladığı yönündeki istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrular nitelikteki adli rapor içerikleri, tanık M.K.'nin soruşturma aşamasında ve görevsiz Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ve katılanı, sanığın yaraladığı yönündeki beyanlarıyla saptandığı, katılandaki yaralanmanın niteliği ve meydana gelen zararın ağırlığına göre temel cezanın en üst sınırdan verilmesini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı ve temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince orantılı şekilde alt sınırdan uzaklaşıldığı, kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için, sanığın üzerine atılı tüm suçlardan beraat etmesi gerektiği anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan kurum vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Katılan Kurumun kendisini vekille temsil ettirdiği ve sanığın yargılama konusu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesine rağmen katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmolunmadığı anlaşılmakla, bu husus hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

C. Tekerrür yönünden
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul (Kapatılan) 16. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli, 2010/7122 Esas, 2013/272 Karar sayılı ilamında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmış olması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken ikinci kez mükerrirliğine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) paragraflarında açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/520 Esas, 2021/1465 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasının mahsus bölümüne; "Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi gereğince 8.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan Kuruma ödenmesine" ibaresinin eklenmesi ve hükmün tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmından "cezasının mükerrrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" ibaresinin çıkarılıp yerine "cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.