T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/194 Esas - 2023/414
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/194 Esas
KARAR NO : 2023/414
BAŞKAN :...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
...
VEKİLLERİ : Av...
DAVALI :...
VEKİLLERİ : Av....
DAVA : İstirdat - Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2022
KARAR TARİHİ : 12/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf; Akyazı (Sakarya) İcra Müdürlüğü’nün .../... E. Sayılı dosyası alacaklısına davacı şirketin hiç bir borcu bulunmadığını, alacağın fatura dayandığı iddia edilmiş olmasına rağmen dosyaya herhangi bir fatura ibraz edilmediğini, davalı şirketin o dönemdeki davacı şirket yetkilisiyle birlikte hareket ederek davacı şirketi usulsüzce borçlandırma çabası içine girdiklerini ve davacı şirketin o tarihteki yetkilisinin bu amaçla takibe konu borca itiraz etmeyerek takibin kesinleştirildiğini ve davacı şirketin malların cebri icra yoluyla satıldığını ve bedellerinin davalı tarafından tahsil edildiğini, icra takibine konu yapılan borcun bulunmadığını, borcun varlığını ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, davalının taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığını ve bu ilişkiden kaynaklı olarak davacıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, belirterek davacının davalıya Akyazı (Sakarya) İcra Müdürlüğü’nün .../.... E. Sayılı dosyasına konu yapılan borcunun bulunmadığının tespiti ile davalı tarafından cebri icra yoluyla haksız olarak tahsil edilen bedellerin istirdadına karar verilmesini ve kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davacı vekiline muhtıra tebliğ edilerek dava değerini bildirmesi talep edilmiş davacı dava değerinin 575.534,64 TL olarak düzeltmiş ve eksik harç bedelini yatırmıştır.
Davalı taraf; süresinde cevap vermemiş vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.
... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası sistem üzerinden celp edilmiş dosyanın incelenmesinde, İcra dosyasında yapılan cebri satış sonrasında 25/11/2020 de menkul malların alacağa mahsuben satın alan alacaklıya teslim edilmiş olması ve aynı tarihte üçüncü kişiye satılan iş makinası bedelinin alacaklıya ödenmiş olması nazara alındığında dava tarihi itibariyle resen nazara alınması gereken İİK 72/7 maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan istirdat isteminin incelenmesine yer olmadığına, yargılamanın menfi tespit talebi yönünden yürütülmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı ile davalı arasında ... İcra Müdürlüğü’nün .../... E. Sayılı dosyasına takibe dayanak yapılan ticari ilişkinin ve açık hesap ilişkisinin ve bu hesaba kaydedilen mal veya hizmet satışının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya bu icra dosyası kapsamında borcunun bulunup bulunmadığı, varsa borç miktarı, Bu icra dosyası kapsamında cebri satış suretiyle yapılan tahsilatın ve alacağa mahsuben satın alınan menkul mallar bedelinin davalıdan istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı, Kötü niyet tazminatı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, hususlarında toplanmaktadır.
Mahkememizin 06/07/2022 tarihli celse ara kararı gereği ile davacı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ... ... 07/09/2022 tarihli raporunda".... Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin davalı ... Madencilik Turizm< Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'ne herhangi bir borcunun bulunmadığı , bilakis ... Madencilik Turizm Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd Şti 31.12.2019 , 31.12.2020 , 31.12.2021 tarihi ve 23.08.2022 Tarihi itibariyle 507.415,05 TL ... madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine borçlu olduğu..." yönünde raporunu ibraz etmiştir.
Davalı kayıtları üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilirkişi ... ... 11/08/2022 tarihli raporunda "... davalı firmaya ait 2018 yılı ticari defter kayıtlarına göre davalı ... Madencilik Turizm Nakliyat San. Ve Tic, Ltd. Şti. nin davacı ... Madencilik San. Ve Tic. Ltd. Şti.den 575.345,63 TL alacaklı olduğu..." yönünde raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi ... ... raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmayarak mahkememizin 28/09/2022 tarihli celse ara kararı gereği ile yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bilirkişi ... ... 15/05/2023 tarihli raporunda "...Davacı ... ait 2017 yılı defteri kebir ve yevmiye defterlerinin tasdiksiz kâğıtlara yazdırılmış defter örnekleri olduğu . ait 2018 yılı defteri kebir kayıtlarının tasdiksiz kâğıtlara yazdırılmış defter örnekleri olduğu . ait 2018 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığını, ait 2019 yılı defteri kebirinin dosyaya sunulmadığı, ait 2019 yılı envanter defterinin açılış tasdikinin bulunduğu ancak boş olduğu, yani hiç tutulmadığı, ait 2019 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdikinin usulüne uygun olduğu ancak defter kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığı, Davacı ... defter kayıtlarında davalı ... icra takip tarihi olan 21.02.2019 itibariyle 507.514,05 TL alacaklı göründüğü, Davalı ... 2018 ve 2019 yıllarına ait defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, Davalı ... defter kayıtlarında ise davacı ... icra takip tarihi olan 21.02.2019 tarihi itibariyle 575.345,63 TL alacaklı göründüğünü , her iki tarafın da kendi defterlerinde karşı taraftan alacaklı göründüğü, cari hesap uyuşmazlığının davalı ve davacının birbirleriyle olan ticari ilişkisini takip ettikleri Alıcılar ve Satıcılar hesaplarının birbiriyle uyumlu olmaması nedeniyle oluştuğu, bu uyumsuzluğun Hesapların dönem başı bakiyelerinin uyumlu olmaması, ... tarafından yapılan ve ...' nün kayıtlarında yer alan ödemelerin ... defterlerinde kayıtlı olmaması ve ... yaptığı bazı ödemelerin ...'ın defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı..." yönünde raporunu ibraz etmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;
... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde yapılan cebri satış sonrasında 25/11/2020 tarihinde menkul malların alacağa mahsuben satın alan alacaklıya teslim edildiği ve aynı tarihte üçüncü kişiye satılan iş makinası bedelinin alacaklıya ödendiği anlaşılmaktadır. İİK 72/7 maddesine göre takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Yasada belirtilen bu bir yıllık süre hak düşürücü süredir ve mahkemece resen nazara alınmalıdır. Somut olayda davacı cebri tahsil tarihi olan 25/11/2020 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık hak düşürücü süre içinde 446.700,00 TL tutarındaki cebri ödemeye ilişkin istirdat davası açmadığından bu talebi hak düşürücü sebebiyle usulden reddedilmiştir.
Yukarıda belirtilen istirdat istemi dışında kalan takip miktarı menfi tespit talebine ilişkindir. Menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü davalı taraftadır. Takibin dayanağının taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını verilen kesin süreye ve yapılan ihtara rağmen sunmamış, defterlerinin ....isimli eski yetkilide bulunduğunu ileri sürmüştür. Bu doğrultuda araştırma yapılmış ... ... istenen defterlerin kendisinde olmadığını belirtmiştir. Tacir ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun şekilde tutmak ve muhafaza etmekle yükümlüdür. ( 6762 sayılı TTK’nın 64/1.) Davacının defterlerin kendisinde bulunmamasına gerekçe olarak ileri sürdüğü hususlar defter ve belgelerin zayi sebebi olarak görülemez. ( 6762 sayılı TTK’nın 82/7) Bu sebeple davacının ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı kabul edilmiştir. Davacı buna rağmen lüzumlu onayı içermeyen defter suretlerini sunmak ve inceletmek istemiş, davacının usulüne uygun tutulmayan ticari defter ve kayıtlarının aleyhine delil olma özelliği gözetilerek sunduğu kayıtlar bilirkişi incelemesine konu edilmiştir.
Davacının ibraz ettiği ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı ve dolayısıyla lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile sabittir. Buna karşılık yine 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve bu kayıtlara göre davalının davacıya icra takibine konu edilen miktarda borcunun bulunmadığı aksine alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2505 Esas 2022/2800 Karar sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/11-328 Esas 2022/154 Karar sayılı kararı)
Somut olayda; Kesinleşen icra takibine konu borcunun bulunmadığını iddia eden davacının uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerini ibrazı hususunda kendisine usulüne uygun şekilde muhtıra gönderilmesine ve verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı ve alınan 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporundan davalının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu durumda davalının defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu anlaşılmakla menfi tespit talebinin de esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davacının istirdat talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine,
2-Davacının menfi tespit talebinin reddine,
3-Her iki davanın birbirinden ayrı davalar olduğu gözetilerek harç yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönüyle;
a-)Menfi Tespit Davası için; Alınması gereken 269,80TL harçtan peşin alınan 9.825,54 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 9.555,74 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
b)İstirdat davası için alınması gereken 269,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
c) Menfi Tespit Davası yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 20.297,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d) İstirdat talebi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
6-Yönetmelik gereği talep halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 12/07/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza...
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!