WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

İSTANBUL 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2020/127 Esas
KARAR NO:2023/512

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/02/2020
KARAR TARİHİ:05/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 24.06.2017 tarihinde müvekkil şirkete ... numaralı eczane paket sigorta poliçesi ile sigortalı ...' nın eczane olarak faaliyet gösterdiği "... Mh. ... Sk. ... Apt. No:6 D:1 .../İSTANBUL” adresinde, sigortalının faaliyet gösterdiği binanın yan tarafında bulunan işyerlerinin birinde davalı şirketin sorumluluğunda bulunan tüpün patlaması sonucunda sigortalı işyerindeki muhtelif emtiaların hasar gördüğünü, yapılan inceleme ve ekspertiz sonucunda sigortalıları ...' ya 2.380,00 TL (faiz hariç) hasar tazminatı ödendiğini, davalı firma Borçlar Kanunun 49. Maddesi haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olup; davalı hakkında iş bu sorumluluğu istinaden ve Türk Ticaret Kanunun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi gereği .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmış ise de, takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi sebebiyle huzurdaki itirazın iptali davasının açılması zorunluluklarının doğduğunu, huzurdaki davanın açılmasından önce taraflarınca arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, ancak davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını belirterek, borçlunun itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına ve ayrıca borçlu aleyhine icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davaya konu yangın olayının ne sebeple ve ne şekilde gerçekleştiğinin tespiti büyük önem arz ettiğini, ilgili mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda müvekkilinin sorumluluğunun belirlenebilmesi için, olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusurunun bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkilinin kusursuz sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, olayın oluş şeklinin net olarak tespiti için, İtfaiye Raporu’nun, Olay Yeri İnceleme Raporu’nun celbi ile bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili ...' nin sektöründe öncü ve maruf bir şirket olduğunu, söz konusu LPG tüpleri, yürürlükteki Türk Standartları ve ilgili LPG mevzuatı gereğince, aksatılmaksızın, 10 yılda bir hidrostatik teste tabi tutulmakta, her dolum öncesi tekrar teste tabi tutularak sağlam olduğundan emin olunduktan sonra piyasaya sürüldüğünü, taraflarına gelen belgeler arasında tüpün müvekkili şirkete ait olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını, aynı zamanda yangının tüpten kaynaklandığını doğrulayan herhangi bir bilirkişi raporu da görülemediğini, ekspertiz raporunun ise kabulünün mümkün olmadığını, olay hakkında hiçbir araştırma yapılmayarak, kullanıcı hatası konusuna değinilmeyerek, yangının tüpten kaynaklandığı tespitine yer verildiğini, eğer LPG tüpünde bir kusur bulunsaydı, söz konusu tüp, dolum tesisinden bayiye, bayiden de müşteriye gelene kadar zaten LPG sızdırır ve bunun da farkına varılacağını, LPG tüpünün üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılmadığı gerektiğini, tüpte herhangi bir kusur olup olmadığı açıkça tespit edilmesini, bu sebeple davacılara, olaya karışan LPG tüpünün halihazırda nerede olduğunun sorulmasını, sonrasında tüpün adli emanete alınmasını ve konusunda uzman bilirkişilerce LPG tüpü üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, olayda müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için, müvekkili şirketin kusurlu olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini, bu sebeple öncelikle tüpün müvekkili şirkete ait olduğunun kanıtlanmasını, sonrasında ise yangının tüp sızıntısından kaynaklandığının kesin olarak belirlenmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Sigorta sözleşmesi gereği ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu, 2.380,00 TL asıl alacak, 384,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.764,39 TL alacak için 10/07/2019 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılamada; iddia, savunma, sunulan deliller ve belgeler ile takip dosyası incelenerek sigorta sözleşmesinden kaynaklı (poliçe) rücuen tazminat yönünden miktarın sigorta kapsamında olup olmadığı, tarafların kusuru, davacının davalılardan takibe konu alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti yönünden dosyanın, resen seçilen sigorta alanında uzman bilirkişi ... ve yangın güvenliği alanında uzman bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Sigorta alanında uzman bilirkişi ... ... ve yangın güvenliği alanında uzman Bilirkişi ... tarafından müşterek imzalı 15/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ... ... ... ... Şirketi tarafından “..." numaralı ... Eczane Paket Sigorta poliçesi” ile 25/02/2917 başlangıç ve 25/02/2018 bitiş tarihleri arasında sigorta teminatı altına alınan ...'ya ait ... Mah. ... Sok. ... Apt. No: 6 D:1 .../İstanbul adresinde kain Eczanede 24/06/2017 tarihinde maddi hasar meydana geldiği, meydana gelen hasarın kök sebebi irdelendiğinde, dosya kapsamına sunulu sigorta ekspertiz raporu ve yangın raporundaki bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; komşu işyeri olan ve ... Mah. ... Sok. ... Apt. No: 36 .../İstanbul adresinde kain ... tarafından işletilen pasta ve börek salonu (dükkan) dahilinde bulunan İpragaz marka ev tipi 12 LPG tüpten ortama sızan gazın elektrik tesisatında şehir şebekesinden gelen ardışık dalgalanma sonucu mini bir kıvılcım, statik elektriklenme yada elektrikle çalışan soğutucu buzdolabı vb. ile reaksiyona girerek parlama ve gaz patlaması şeklinde tezahür ettiği, gaz patlamasının alevli yangına dönüşmesiyle birlikte gerek çevresindeki bina ve park halindeki araçlarda ve sigortalı işyerinde maddi hasara/zarara sebebiyet verdiği, ancak, meydana gelen yangın olayının kullanıcı hatasından mı yoksa Davalı ...” ın imalat hatasından mı kaynaklandığının kesin olarak tespitinin bu aşamada mümkün olmadığı, ... bağlı ocak arasındaki hortumun zamana bağlı olarak uzun süre kullanılması durumunda sertleşme ve kılcal çatlamadan dolayı gazın içeri dolarak patlama limitini aşması neticesinde herhangi bir mini kıvılcımlaşmayla reaksiyona girerek patlama olayının meydana gelmesi olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu, bu halde hortumun değişmemesinden ötürü kullanıcı hatası söz konusu olacağından Davalı ...' ın olayda bir kusurunun olmayacağı, ancak olayın üzerinden yaklaşık 4 yıllık bir zaman geçmiş olması nedeni ile bu parçalara artık ulaşılması mümkün olmadığından meydana gelen yangın olayının kullanıcı hatasından mı yoksa Davalı ...” ın imalat hatasından mı kaynaklandığının kesin olarak tespitinin bu aşamada mümkün olmadığı, hasar tarihi 24/06/2017 olmakla, hasar tarihi itibariyle Davacı ... Sigorta tarafından tanzim olunan ... nolu poliçe yürürlükte olduğundan poliçede belirlenen riziko adresi için Davacı ... Sigorta” nın yangın teminatı sunma yükümlülüğünün mevcut olduğu, Davacı ... Sigorta'” nın, dava dışı sigortalısı ...' ya 29/08/2017 tarihinde <... SIG ... NOLU HASAR ÖDEMESİ> açıklaması ile 2.379,00 TL ödeme yaptığını teşvik eder ... Bankası dekontu dosyaya sunduğu, ödeme açıklamasında yer alan numaranın poliçe numarasıyla örtüştüğü, Mahkememizce yangın olayının Davalı ...'ın imalat hatasından kaynaklandığına kanaat getirilmesi halinde; Davacı ... Sigorta” nın sigortalısına ödeme yaptığı 2.379,00 TL ile sınırlı olmak üzere TTK 1472 maddesine dayalı halefiyet hakkını ve buna bağlı husumet ehliyetini kazanmış olduğu, yangın olayının kullanıcı hatasından kaynaklandığına, buna bağlı olarak Davalı ...'ın kusurunun bulunmadığına kanaat getirilmesi halinde; Davacının sigortalısı dava dışı Banu'nun kusuru olmayan davalı ...'a karşı her hangi bir dava hakkı bulunmadığından Davacı ... Sigorta” nın da TTK 1472 maddesine dayalı halefiyet hakkının ve buna bağlı husumet ehliyetinin olmayacağı, davacının rücu talebinin yerinde olmayacağı kanaatine varıldığı tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyada yapılan yargılamada, davacının dava dışı sigortalıya ödediği hasar bedelinin kadri maruf olup olmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılarak rapor tanzimi için dosyanın mahkememizce seçilecek İnşaat Mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Dr. inşaat mühendisi... tarafından imzalı 30/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Her bir hasar kalemi ayrı ayrı incelenerek, hasarın meydana geldiği tarihteki piyasa rayiçleri ile karşılaştırılmış ve sonuç olarak toplam 2.379,55 TL olarak belirlenen ve dava dışı Sigortalı' ya ödendiği anlaşılan toplam hasar bedelinin kadri maruf bulunduğu kanaatine varıldığı tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Mahkememizce alınan 15/04/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ödenen bedelin kadri maruf olup olmadığının tespiti teknik bilirkişiye bırakılmış, heyette teknik bilirkişi bulunmadığından, davacı sigortanın dava dışı sigortalıya yaptığı ve eldeki dava ile davalılardan rücu talebinde bulunduğu, ödenen hasar bedelinin kadri maruf olup olmadığı hususunda inşaat bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmiş, İnşaat bilirkişisinin 30/12/2021 tarihli raporuna göre davacının dava dışı sigortalıya ödediği hasar bedelinin kadri maruf olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce alınan 15/04/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yangının kullanıcı hatasından mı yoksa davalının imalat hatasından mı kaynaklandığının kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş olup, emsal niteliğindeki Yargıtay 17. HD 05/04/2012 tarih 2011/... esas 2012/... karar sayılı ilamında; "... doktrinde de benimsenen tehlike sorumluluğuna katlanma zorunluluğu ilkesi uyarınca zararın yarı yarıya paylaştırılması gerektiği gözetilmeli, davalının olayda %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmalıdır..." şeklinde karar verilmiş, Yargıtay 17. HD 29/06/2020 tarih 2018/... esas 2020/... karar sayılı ilamında da; "...sürücülerden hangisinin kusurlu olduğunun toplanan tüm delillere rağmen kesin olarak tespit edilemediği durumlarda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, işletme tehlikeleri doğrultusunda tehlikeler eşit varsayıldığından, zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekir. Açıklanan nedenlerle tehlikeler eşit kabul edilerek her iki araç sürücüsünün de %50'şer oranda kusurlu olduğunun kabulü ile usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle, hüküm tesis edilmesi gerekirken...
" şeklinde karar verilmiş, anılan emsal Yargıtay ilamlarından anlaşıldığı üzere eldeki davada da bilirkişi raporunda; yangının kullanıcı hatasından mı yoksa davalının imalat hatasından mı kaynaklandığının kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı belirtildiğinden tehlike sorumluluğuna katlanma zorunluluğu ilkesi uyarınca davalının %50 kusurlu olduğu kabul edilerek tespit edilecek miktarın yarısı oranında davalının sorumluluğu bulunacaktır.
Bilirkişi kök ve ek raporlarında da belirlendiği üzere davacının dava dışı sigortalısına 2.379,55-TL ödediği ve ödenen bedelin kadri maruf olduğu anlaşılmakla %50 kusur oranına isabet eden 1.189,78-TL'yi talep edebileceği kanaatine varılmış, ayrıca davacı alacaklının davalıyı takip öncesi temerrüte düşürdüğüne dair somut delil veya belge bulunmadığından takipte yer alan işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmekle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 1.189,78-TL asıl alacak tutarı yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca dava konusu alacağın dayanağı, haksız fiil niteliğindeki yangın olayından kaynaklandığından alacağın likit olmadığı ve bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 1.189,78-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 1.189,78-TL asıl alacağa yıllık %9 yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Alacak likit olmadığından koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin tarafların haklılık durumuna göre 584,80-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 775,20-TL tutarındaki kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 240,00-TL tebligat/ posta gideri, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.490,00-TL'nin haklılık durumuna göre 1.070,70-TL tutarındaki kısmı ile 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.187,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.189,78-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım yönünden 1.574,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır