WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

ANKARA 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/435 Esas - 2023/486
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO : 2022/435 Esas
KARAR NO : 2023/486

HAKİM : ...
KATİP ....

DAVACI ....
DAVALI : ....

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili 22/06/2022 tarihli dava dilekçesinde;“ Dava konusu olay kapsamında 28/10/2021 tarihinde saat 08:30 sıralarında müvekkil Muhammed Kağan GÜNER yaya halde Akçakoca ilçesi Ayazlı Mahallesi Döngelli Caddesi üzerinde Piri Reis Meslek Lisesi önüne yakın mesafede yol içinde okul istikametine yürürken; Ereğli Caddesi üzerinden Döngelli Caddesi istikametine seyreden sürücü Dilek COŞKUN, sevk ve idaresindeki 81 ABA 734 plakalı otomobilinin arka sağ yan kısımları ile yola arkası dönük yürüyen müvekkile çarpmıştır. Çarpma sonucunda tek araçlı yayaya çarpmalı yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Mezkur aracın kendisine çarpması sonucunda müvekkil yere düşerek yaralanmıştır. Çarpmanın etkisi ile savrularak yere düşen müvekkil ağır derecede yaralanmış olup vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıkları meydana gelmiştir. Müvekkilin düşmesi ile kazaya sebebiyet veren sürücü Dilek Coşkun aracından inerek müvekkilin yanına gelmiş ve ambulans çağırmadan müvekkili aracına bindirip Akçakoca Devlet Hastanesine götürmüştür. Müvekkile ilk müdahaleler bu hastanede uygulanmış olup kaza sonucunda yaralanan müvekkilin ayağının kırılmış olduğu hastanede yapılan tetkikler sırasında anlaşılmıştır. Ardından müvekkil Düzce Üniversitesi Hastanesine sevk edilmiş ve gerekli ameliyatları bu hastanede geçirmiştir. Dava konusu kazanın oluş ve şartlarından açıkça anlaşılacağı üzere; sürücü Dilek Coşkun Karayolları Trafik Kanunu'nda zikredilen kurallara aykırı hareket ederek söz konusu kazaya asli kusurlu filleri neticesinde sebebiyet vermiştir. Karayolları Trafik Kanunu madde 74 hükmüne göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar."Ayrıca bahsedilen hükümle paralel olarak Karayolları Trafik Yönetmeliği madde 146 hükmünde de şu ifadeye yer verilmiştir: "Görevli kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş olan yaya ve okul geçitlerine yaklaşan bütün sürücülerin araçlarını yavaşlatmaları, bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunun yayalara ilk geçiş hakkını vermeleri ve varsa okul geçidi görevlilerinin verecekleri işaret ve talimata uymaları mecburidir." Dava konusu kazanın gerçekleştiği yerin okul geçidi bölgesi olduğu ortadadır. Sürücü Dilek Coşkun olayın gerçekleştiği okul geçidi bölgesine yaklaşırken hem aracını yavaşlatmamış hem de müvekkile geçiş hakkı tanımamış olduğundan yasa ihlalinde bulunmuştur. Bu nedenle sürücü Dilek Coşkun söz konusu kazanın oluşumunda tam kusurludur. Yukarıda bahsedildiği üzere müvekkil kaza sonucunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde ağır yaralanmış ve vücudunda meydana gelen kemik kırıkları ve sair yaralanmalar nedeniyle iş gücü kaybı yaşamıştır. Müvekkil, tedavi süreci boyunca çalışamamış; geçici olarak iş göremez duruma gelmiştir. Ayağındaki kırık nedeniyle ameliyat olmak zorunda kalan müvekkil 2 aylık iyileşme süreci boyunca ancak değnek yardımı ile yürüyebilmiştir. Ayrıca vücudunda oluşan sair kırıklar nedeniyle de müvekkil bundan sonra hayatı boyunca çalışma hayatında zorluk çekecek; bir iş bulduğunda bile herhangi bir maluliyeti olmayan bir insana oranla daha fazla efor sarf etmek zorunda kalacaktır. Durum göstermektedir ki; müvekkilin geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının mevcut olduğu aşikardır. Dava konusu kaza nedeniyle ancak koltuk değneği yardımıyla yürümek durumunda kalan müvekkilin bundan sonraki yaşamında iş bulması zor olabilecektir. Müvekkil iş bulup çalışma hayatına atılsa bile maluliyeti nedeniyle tam performans sergileyemeyecektir. Dolayısıyla söz konusu kaza nedeniyle müvekkil maddi zarara uğramıştır. Yaşanan kaza sebebiyle müvekkilimin maddi zararlarının karşılanması gerekmektedir. Zira müvekkil yaşamının geri kalan kısmında bedeninde büyük bir işgücü kaybı yaşayacak ve bu zararın etkilerine ömür boyu maruz kalacaktır. Söz konusu zararın tazmini ancak müvekkil lehine geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarına hükmedilmesi yoluyla olacaktır. Dava konusu kazaya sebebiyet veren 81 ABA 734 plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından poliçe ile güvence altına alınmıştır. Bu nedenle müvekkil hakkındaki tazminat taleplerimiz davalı sigorta şirketine yönelmiştir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının üçüncü kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı sorumludur.İşbu dava açılmadan önce dava şartı olan sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk başvurusu tarafımızca yerine getirilmiştir. 24/01/2021 tarihinde müvekkilde meydana gelen zararlar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ödemeleri için sigorta şirketine talepte bulunulmuş fakat davalı şirket tarafından talebimize olumlu cevap verilmemiştir. Ardından 16/03/2021 tarihinde tarafımızca zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu sonuç alınamamıştır. Sonuç olarak müvekkilin zararlarının tazmin edilmesi için işbu davayı açma gerekliliği hasıl olmuştur. Açıklanan tüm nedenler dahilinde; 28/10/2021 tarihinde Düzce ili Akçakoca ilçesi Piri Reis Meslek Lisesi mevkiinde gerçekleşen kaza sonucunda yaralanan müvekkilin işgücü kaybı yaşamış olması nedeniyle, müvekkil hakkında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarına hükmedilmesini saygılarımızla talep ederiz..” şeklinde beyanda bulunmuş.

CEVAP:
Davalı vekili 18/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde; “Dava dilekçesinde bahsi geçen 28.10.2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen 81 ABA 734 plakalı araç, müvekkil şirkete 30/01/2021 - 30/01/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 1028493721 numaralı Yol Yardım Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçeyi bildirmemiz davayı kabul anlamında değildir. Bahsi geçen poliçe kapsamında müvekkil şirketin kaza başı limiti 430.000,00-TL'dir. Müvekkil sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabilir. Sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından haksız davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusudur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılırlar. Sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da yoktur. Savcılık tarafından alınan kusur bilirkişi raporunda da sigortalı sürücünün kusursuz, davacının tam kusurlu olduğu açıkça tespit edilmiştir. Sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmalıdır. Kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ediyoruz.Kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise,3.maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren çocuklar için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınmalıdır .davacının kendi müracaatıyla aldırdığı veya aldıracağı sağlık kurulu raporu hükme esas alınamaz. İstanbul 9. Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1941 E., 2019/29 K. dosyasında vermiş olduğu 17.01.2019 tarihli güncel kararında; 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşen kazalarda başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu raporun hükme esas alınamayacağını açıkça belirtmiştir: Kararın ilgili kısmı şu şekildedir: “Maluliyete ilişkin raporların kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013- 31.05.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 sonrasında ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Hükme esas alınan maluliyet raporu davacı tarafça kişisel müracaat sonucunda tek taraflı sunulan delillerle hazırlandığından ve davalı tarafın delilleri nazara alınmadığından somut olayın şartlarına göre söz konusu sağlık kurul raporu hükme esas alınmaya yeterli değildir.” Nitekim bahsi geçen BAM kararında açıkça belirtildiği gibi Başvuranın kişisel müracaatı üzerine; tek tarafın delilleri incelenerek hazırlanan maluliyet raporu esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır.Davacının trafik kazası sebebi ile (illiyet bağı) bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla; başvuranın 20 Şubat 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuklar için Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak rapor alınması için iyileşme süreci tamamlandıktan sonra, ikamet ettiği ildeki Çocuklar için Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak rapor vermeye yetkili Üniversite Hastanesine sevkine karar verilmesini ve evrak üzerinden değil, bizzat başvuran üzerinden inceleme yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerden dolayı davacının trafik kazası sebebi ile (illiyet bağı) bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla; davacının Çocuklar İçin Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik usul ve esaslarına uygun olarak rapor alınması ve bizzat davacı üzerinden değerlendirme yapılması için ikamet ettiği ildeki yetkili Üniversite Hastanesine sevkine karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, " Davalı sigorta şirketine sigortalı aracın 28/10/2021 tarihinde davacıya çarpması nedeni ile davacının şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi aksi takdirde sigortaya başvuru tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, Akçakoca Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/2243 Sor. sayılı dosyası, davacının tedavi evrakı( Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin hasta kartı bilgi formu, Düzce Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin 29/06/2022 tarihli yazı cevabı, Düzce Akçakoca Devlet Hastanesi'nin 05/07/2022 tarihli yazı cevabı), davacının sosyo-ekonomik durumuna yönelik Akçakoca İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 04/07/2022 tarihli yazısı ekinde yapılan kolluk araştırması, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Uzmanlar Kurulu'nun 11/04/2023 tarihli raporu, makine mühendisi Yunus Ayhan Yavuz'un 30/05/2023 tarihli raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Uzmanlar Kurulu'nun 11/04/2023 tarihli raporunda özetle,Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2023 tarih ve 2022/ 435 Esas sayılı yazısı ile hakkında rapor düzenlenmesi istenilen Hakan / Hamide oğlukızı 19.10.2004 d'lu MUHAMMED KAĞAN GÜNER'in yapılan muayenesi ve incelenen tıbbi belgeleri sonucunda; Şahsın 28.10.2021 tarihinde meydana gelen yaralanma sonrasında gelişen arızasının; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” c göre kişinin engel oranının 00 (sıfır) olduğu.2. Mevcut arazının iyileşmesi için öngörülen sürenin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarlında kişinin herhangi bir pelir getirccek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, 3. Olay sonrası kişinin yaşamını tek başına yardımsız olarak sürdürebilmesi için gereken sürenin 30(otuz) gün olacağı, bu sürenin bakıcı ihtiyacı olduğu süre olarak kabulü gerektiği, yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Makine mühendisi Yunus Ayhan Yavuz'un 30/05/2023 tarihli raporunda özetle; dava dışı sürücü Dilek ÇOŞKUN sevk ve idaresindeki 81 ABA 734 plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken görüşün açık olmasına rağmen dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak yolun sağ kısmında yaya olarak aynı doğrultuda hareket halinde olan ( dikey olarak değil ) yayaya aracının sağ yan kısımları ile çarpması sebebi ile 2918 sayılı K.T.K. nun 52/b kural ihlalini gerçekleştirdiği bu nedenle dava konusu Trafik kazasının oluşumunda % 50 oranında kusurlu olduğu - Yaya Muhammed Kağan GÜNER taşıt yolunda ilerlerken Her iki tarafında, yaya yolu ve banket bulunmayan veya kullanılır durumda olmayan iki yönlü trafiğin kullanıldığı karayollarında yaya kafileleri dışındaki yayalar, taşıt yolunun sol kenarını izlemesi gerekirken yolun sağından ilerlemesi sebebi ile 2918 sayılı K.T.K. nun 68/a-3 kural ihlalini gerçekleştirdiği bu nedenle dava konusu Trafik kazasının oluşumunda % 50 oranında kusurlu olduğu, yönünde görüş ve kanaat belirtmiştir.
Yukarıda içerikleri açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporları gözetildiğinde, sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2023

Katip 287417
✎ e-imzalıdır

Hakim 109810
✎ e-imzalıdır