T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/290 Esas - 2023/540
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/290
KARAR NO : 2023/540
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2022
KARAR TARİHİ : 10/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... kanunları uyarınca kurulu bir tüzel kişilik olarak medikal cihazlar ürettiğini ve bu kapsamda davalıya medikal cihaz hammaddesi tedarik ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya Covid-19 test kitlerinin negatif veya pozitif olarak sonucunu gösteren laboratuvar test kiti kağıt tedarikinde bulunduğunu, Müvekkil şirketin 11.09.2020 — 09.09.2020 — 17.09.2020 — 25.09.2020 — 28.10.2020 tarihlerinde davalıya toplam 467.700,00-... Doları tutarında 5 parti ürün teslim ettiğini, davalının söz konusu faturaları ticari defterine kaydettiğini ve bu faturalara ilişkin herhangi bir itirazın vaki olmadığını, bilakis davalının bu teslimatlara yönelik kısmi ödemelerde bulunduğunu ve banka dekontlarının ekte sunulduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-USD alacağın dava tarihinden itibaren ticari mevduat faizine uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut ticari ilişkide karşı tarafa şifahen yapılan ayıp bildirimi ile anlaşma gerçekleştiğini, işbu anlaşma ile fatura bedelinden ayıp bedelinin düşüldüğünü, taraflar arasındaki ticari ilişkide ayıplı mallar sonrasında ödenmesi gereken toplam tutarın 150.000,00-USD olarak anlaşıldığını, taraflar arasındaki şifahi anlaşma kapsamında müvekkilinin 06.04.2022 tarihinde 20.000,00 USD ve 26.05.2022 tarihinde 20.000,00 USD olmak üzere toplam 40.000,00 USD ödeme yaptığını, geriye kalan 110.000,00-USD borç için ise müvekkilince 20.000,00 Dolarlık taksitler halinde 5,5 ay içinde karşı tarafa ödenmeye devam edeceğini, müvekkilinin iyi niyetli bir şekilde taraflar arasında kurulan şifahi anlaşmaya istinaden aylık düzenli olarak ödemeleri yaptığını, dolayısıyla karşı tarafın ayıplı mallar tutarını fatura bedelinden düşmesi gerekirken bu düşümü gerçekleştirmediğini ve kötü niyetli olarak dava yoluna gittiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
-Arabuluculuk son tutanağı,
-Faturalar, ödeme dekontları,
-Taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları,
-Davacı ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları,
-24/06/2021 ve 18/11/2021 günlü bilirkişi raporları,
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, ticari satımdan kaynaklı bakiye alacak davasıdır.
Davacı satıcı, davalı alıcıdır. Taraflar tacirdir.
Taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme ve/veya taraflarca keşide edilmiş herhangi bir ayıp ihtarname örneği dosyada bulunmamaktadır.
Taraflar arasında davaya konu faturalardan kaynaklı ticari ilişkinin olduğu malın teslim edildiği konusunda uyuşmazlık yoktur.
Davacı ; davalıya toplam 467.700,00-... Doları tutarında 5 parti ürün teslim ettiğini, davalının bu teslimatlara yönelik kısmi ödemelerde bulunduğunu ve banka dekontlarının ekte sunulduğunu belirterek; şimdilik 1.000,00-USD alacağını talep etmiş, davalı cevabına karşı beyanında da; müvekkillerine yapılmış bir ayıp bildirimi olmadığını, dava açıldığından bu tarafa 3 defa 20.000,00-USD ödeme yapılmasının borcun ikrarı olduğunu, davalının iddia ettiği gibi şifahi olarak satış bedelinden indirim ilişkin bir anlaşmanın olmadığını, dava açıldıktan sonra iki defa 20.000-USD ve cevap dilekçesinin sunulmasınında sonra 14/07/2022 tarihinde 20.000,00-USD tutarında ödeme gerçekleştirildiği fakat halen bakiye 147.338,10-USD tutarında borcun varlığının devam ettiğini beyan etmiştir.
Davalı; taraflar arasında mevcut ticari ilişkide karşı tarafa şifahen yapılan ayıp bildirimi ile anlaşma gerçekleştiğini, bu anlaşma ile fatura bedelinden ayıp bedelinin düşüldüğünü, taraflar arasındaki ticari ilişkide ayıplı mallar sonrasında ödenmesi gereken toplam tutarın 150.000,00-USD olarak anlaşıldığını, taraflar arasındaki şifahi anlaşma kapsamında müvekkilinin 06.04.2022 tarihinde 20.000,00 USD ve 26.05.2022 tarihinde 20.000,00 USD olmak üzere toplam 40.000,00 USD ödeme yaptığını, geriye kalan 110.000,00-USD borç için ise müvekkilince 20.000,00 Dolarlık taksitler halinde 5,5 ay içinde karşı tarafa ödenmeye devam edeceği savunmasında bulunmuştur.
Mahkememiz tarafından görevlendirilen ve davalı ticari defter ve bağlı kâğıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı Defter Kayıtları; mahkemenin 19.09.2022 tarihli ara kararında “davalı vekiline, davalıya ait ticari defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmek veya sayıca çok olması halinde bulunduğu yeri bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde defter ve belgeler ibraz olunmadığı takdirde HMK 222 ve TTK 83.maddesi gereği defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği hususunun ihtarına (ihtarat yapıldı), defterlerin yerinde incelenmesi talep edildiği takdirde bilirkişiye yerinde inceleme ve örnek alma yetkisi verilmesine” karar verildiği,
Dosya kapsamında davalı tarafın iki haftalık kesin süre içerisinde sunulmuş beyan dilekçesine rastlanmamış olduğundan davalı tarafın ticari defter kayıtları tarafımca incelenemediği,
Davalının Ba (Bilanço Mal AlıĢ) Formları Dosyaya celp edilen davalının 2020 dönem Ba formlarında; Davacı adına 1.420.785,00 TL bedelli 3 adet fatura kaydının varlığının görüldü, Dolayısıyla;
Davacı tarafça 11.08.2020 – 28.10.2020 tarihleri arasında toplam 464.900,00 USD bedelli 5 adet fatura düzenlendiği,
213 Sayılı Türk Vergi Kanunu ilgili hükümleri gereği döviz cinsinden düzenlenen faturaların Türk Lirası cinsinden kayıt zorunluluğunun gözetileceği,
Ba formlarında faturaların detayları görülemeyeceğinden fatura tarih aralığındaki USD kur ortalaması alındığında 15.09.2020 tarihinde ... döviz alış kurunun 7.4668 TL olduğu,
Davacının 5 adet fatura tutarlarının Türk Lirası cinsinden toplamı yaklaşık olarak; (464.900,00 USD * 7.4668 TL) = 3.471.315,32 TL olup, davalı kayıtlarında ise 1.420.785,00 TL bedelli 3 adet fatura kaydının varlığı görüldüğü,
Taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme ve/veya taraflarca keşide edilmiş herhangi bir ayıp ihtarname örneği dosyada bulunmadığı,
Davacı tarafça 11.08.2020 – 28.10.2020 tarihleri arasında davalı adına toplam 464.900,00 USD bedelli 5 adet fatura düzenlenmiştir. (dava dilekçesinde 5 adet fatura toplamı sehven 467.700,00 USD olarak bildirilmiştir.)
Davalı tarafça 09.09.2020 – 14.01.2021 tarihleri arasında toplam 257.361,90 USD ödeme yapıldığı,
mahkemenizin 19.09.2022 tarihli ara kararı gereği iki haftalık kesin sürede davalı tarafça ticari defterlere ilişkin beyanda bulunulmadığından tarafımca davalı defter kayıtları incelenememiş olup, nihai takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere
Davacının 5 adet fatura tutarlarının Türk Lirası cinsinden toplamı yaklaşık olarak; (464.900,00 USD * 7.4668 TL) = 3.471.315,32 TL olup, dosyaya celp edilen davalının Ba formlarında ise 1.420.785,00 TL bedelli 3 adet fatura kaydının varlığı görülmüştür. Vergi Usul Kanunu hükümleri gereği Türk Lirası cinsinden kayıtlara işlenen 3 adet fatura tutarının USD cinsinden karşılığı yaklaşık olarak (1.420.785,00 TL / 7.4668 TL) = 190.280,31 USD’dir.
Buraya kadar yapılan tespitler ışığında, takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak kaydıyla;
1-Davacı kayıtlarının esas alınması durumunda; Davacı tarafça düzenlenen 464.900,00 USD bedelli 5 adet faturaya karşılık davalı tarafça yapılan 257.361,90 USD ödemenin tenzili ile davacının bakiye (464.900,00 – 257.361,90) = 207.538,10 USD = 3.042.612,31 TL alacaklı olduğu, (21.04.2022 dava tarihinde ... döviz alış kuru 14.6605 TL’dir)
2-Davalı kayıtlarının esas alınması durumunda; Davalının kayıtlarında mevcut 190.280,31 USD bedelli 3 adet faturaya karşılık yapılan 257.361,90 USD ödemenin tenzili ile davalının bakiye borcu bulunmadığı, hesaplandığı.." bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporları usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüştür.
Ticari satımlarda, 6102 Sayılı TTK 23/1-c bendine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesi 2.fıkrası uygulanır.
6098 Sayılı TBK'nun 223/1 fıkrasına göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
6098 Sayılı TBK'nun 223/2. fıkrasına göre ise , alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Ayıpları bildirmenin içeriğini ve zamanında yapıldığını ispat külfeti, alıcıya düşer.
TBK'nun 223.maddesindeki ihbar süreleri hak düşürücü süre olup, hakim tarafından re'sen gözönünde tutulur.
Ayıp ihbarı süresinde yapılmadıkça satın alınan mal nedeniyle bedele karşılık verilen senedin iptali istenemez. Ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olması halinde, satıcı ayıplı maldan sorumlu olmaz.
Muayene süresi malın teslimi ile başlar. Davacının satın aldığı ürünlerin teslim tarihi belli değil ise de 6098 Sayılı TBK'nun 207. (...) maddesine göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçların aynı anda ifa etmekle yükümlüdür.
6102 Sayılı TTK.18 maddesinin 3 fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Satılan maldaki ayıpların ihbarı herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası ticari satımlarda ayıp ihbarının 6102 Sayılı TTK.'nun 18/3 maddede öngörülen şekilde yapıldığı kanıtlanmalıdır. Diğer bir anlatımla bu yön ispat koşuludur.
Alınan bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; huzurdaki davada davacı, davalıya sattığı mallar karşılığında düzenlenen 467.700,00 USD bedelli 5 adet faturaya davalıca itiraz edilmediği ve ticari defter kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafça bir kısım ödemelerde bulunduğunu, müvekkillerine yapılmış bir ayıp bildirimi olmadığını, dava açıldığından bu tarafa 3 defa 20.000,00-USD ödeme yapılmasının borcun ikrarı olduğunu, davalının iddia ettiği gibi şifahi olarak satış bedelinden indirim ilişkin bir anlaşmanın olmadığını, dava açıldıktan sonra iki defa 20.000-USD ve cevap dilekçesinin sunulmasınında sonra 14/07/2022 tarihinde 20.000,00-USD tutarında ödeme gerçekleştirildiği fakat halen bakiye 147.338,10-USD tutarında borcun varlığının devam ettiğini belirterek şimdilik 1.000,00 USD alacağın dava tarihinden itibaren ticari mevduat faizine uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı ise, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmemiş, mallın bir kısmının ayıplı olduğunu, şifahen yapılan ayıp bildirimi ile anlaşma gerçekleştiğini, işbu anlaşma ile fatura bedelinden ayıp bedelinin düşüldüğünü, taraflar arasındaki ticari ilişkide ayıplı mallar sonrasında ödenmesi gereken toplam tutarın 150.000,00-USD olarak anlaşıldığını, kısmi ödemeler yapıldığını ve kalan bakiyenin aylık olarak düzenli ödenmeye devam edildiğini, karşı tarafın ayıplı mallar tutarını fatura bedelinden düşmesi gerekirken bu düşümü gerçekleştirmediğini ve kötü niyetli olarak dava yoluna gittiğini 06.04.2022 tarihinde 20.000,00 USD ve 26.05.2022 tarihinde 20.000,00 USD olmak üzere toplam 40.000,00 USD ödeme yaptığını, geriye kalan 110.000,00-USD borç için ise müvekkilince 20.000,00 Dolarlık taksitler halinde 5,5 ay içinde karşı tarafa ödenmeye devam edeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın; davalının ayıp ihbarının bulunup bulunmadığı, satışa konu malların ayıplı olup olmadığı, alacağa konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa miktarı ve alacağa uygulanacak faiz konusunda olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme ve/veya taraflarca keşide edilmiş herhangi bir ayıp ihtarname örneği dosyada bulunmamaktadır.
Davalı dava konusu faturalardan kaynaklı malları teslim aldığını malın bir kısmının ayıplı olmasından ötürü davacı alacaklı ile anlaşarak satış bedelinden indirim ilişkin bir uzlaşı sağlandığını bakiye borcun 150.000,00-USD olduğunu (06.04.2022 tarihinde 20.000,00 USD ve 26.05.2022 tarihinde 20.000,00 USD olmak üzere toplam 40.000,00 USD, 14/07/2022 tarihinde 20.000,00-USD tutarında ödeme gerçekleştirmiş) ve bu tutarın taksitler halinde ödeneceğini iddia etmişse de, davacı bu iddiaları kabul etmemiş, davalı iddiasını ispatlayan yazılı bir delili dosyaya sunamadığı anlaşılmış tüm dosya kapsamı alınan bilirkişi raporu taraf beyanları ve davalının ikrarı dikkate alındığından açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın kabulü ile; 1.000,00-USD'nın davalından alınarak davacıya verilmesine, alacağa 21/04/2022 dava tarihi itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarında ... doları üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz tevdiyat hesaplarına uygulanacak faiz oranları üzerinde faiz uygulanmasına,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 1.004,76 TL harçtan peşin alınan 251,20 TL harcın mahsubu ile eksik 753,56 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü yapılan 1.611,40 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10.07.2023
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]
DAVACI YARGILAMA GİDERİ
Vekalet Harcı 11,50 TL
Başvurma Harcı 80,70 TL
Peşin Harç 251,20 TL
Tebligat ve müzekkere 68,00 TL
Bilirkişi Ücreti 1.200,00 TL
TOPLAM 1.611,40 TL
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!