T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/88 Esas
KARAR NO : 2023/536
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... ...
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/02/2022
KARAR TARİHİ : 10/07/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, 05.08.2021 tarihinde ... sevk ve idaresinde seyir halinde ilerlerken, ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın, davalı ... nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin aracının % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı ... şirketinin, sigortalısına 263.080,00 TL ödeme yaptığından bahisle, bunun % 75'i olan 197.310,00 TL'yi müvekkilinden tahsil ettiğini, davalı ... şirketinin, sigortalı aracın trafiğe çıkalı bir yılı dolmadığından "Yeni Değer Klozu" uyarınca, aracın kaza tarihindeki değeri üzerinden değil, kaza tarihindeki piyasa değeri üzerinden sigortalısına ödeme yaptığını ve bu ödemenin tamamını kusuru oranında müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun belirlenmesinde aracın kaza tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini, bu nedenle müvekkili açısından aşkın sigorta sayılabilecek ödemenin bilirkişi marifeti ile hesaplanması ve aracın piyasa değerini aşan ödemenin taraflarına iade edilmesinin sağlanması açısından iş bu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, müvekkili açısından aşkın sigorta sayılabilecek ödemenin bilirkişi marifeti ile hesaplanması ve aracın piyasa değerini aşan ödemenin, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak koşulu ile; şimdilik 5.000,00 TL'nin taraflarına iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
28/09/2022 tarihli bilirkişi raporu ile, davalı ... şirketince sigortalısına yapılması gereken ödemenin esasen sigortalı aracın kaza tarihindeki hasarsız 2.nci el piyasa rayiç değeri üzerinden yapılması gerektiği, davacı tarafından davalıya yapılan fazla ödemenin 4.185,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
16/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile, poliçe özel şartlarında belirtilen yeni değer klozu başlıklı hükme göre; davalıya Kasko Sigortalı araç hasar tutarının, aracın hasar tarihindeki anahtar teslim (yeni araç) satış fiyatı üzerinden ödenecek olması durumunda; davalı ... tarafından davacıdan fazladan tahsil edilen tutarın 2.250,00 TL olduğu, poliçe özel şartlarında belirtilen yeni değer klozu başlıklı hükme göre; davalıya Kasko Sigortalı araç hasar tutarının aracın sıfır km olarak satın alınma faturası bedelinin %15 fazlası olarak esas alınması durumunda; davalı ... tarafından davacıdan fazladan tahsil edilen bir tutarın olmadığı, davalıya Kasko Sigortalı araç değerinin kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri olarak esas alınması durumunda; davalı ... tarafından davacıdan fazladan tahsil edilen bedelin 4.185,00 TL olacağı bildirilmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı olarak kasko sigorta şirketine rücu kapsamında ödenen maddi tazminatın dayanaksız kaldığı gerekçesiyle geri istirdadı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine; TTK'nın 16/1. maddesinde "ticari şirketlerin tacir kabul edildiği" hükmüne, yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olayda; 05/08/2021 tarihli çift taraflı trafik kazasına karışan ... plakalı aracın, davalı ... nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ... şirketinin sigortalısı Turgut İraz'a, kaza sebebi ile araçta oluşan hasara istinaden 263.080,00 TL ödeme yaptığı, akabinde, kazaya %75 oranda kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın işleteni davacıdan, kusur oranında 197.310,00 TL rücu istemi ile talepte bulunduğu ve davacının talep üzerine bu tutarı ödediği görülmekle; iş bu dava, sigorta şirketine rücu kapsamında fazladan ödenen maddi tazminatın istirdadı istemi ile açılmış olup, yukarıda açıklandığı üzere davanın nitelendirmesi yapılırken, sigortalı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekmekte olmakla, sigortalı Turgut İraz'ın ve davacı ...'nın tacir olduklarına dair dosyada herhangi bir iddia ve kanıt bulunmadığı, sigortalı aracın hususi olduğu, dava konusu olayın, haksız fiil niteliğindeki kazadan kaynaklandığı dikkate alınarak, iş bu davanın mutlak ve nisbi ticari dava olmadığı ve bu suretle genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve görevsizlik kararı verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-HMK 114,115 maddeleri uyarınca dava şartı (görev ) yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİNE,
5-HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama, harç masraf ve giderlerinin görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde bu mahkemece değerlendirilmesine, aksi halde mahkememizce dosya üzerinde bu durumun tespiti ile GEREKLİ KARARIN VERİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!