T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2023/287 Esas
KARAR NO :2023/451
DAVA :İtirazın iptali
DAVA TARİHİ :27/06/2016
KARAR TARİHİ :11/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen 06.06.2014 tarihli sözleşme uyarınca davalılara 1/2 hisse oranında 110.000,00 TL'ye satılan daireye ilişkin satış bedelinden kalan alacakla ilgili ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların haksız şekilde itiraz etmeleri nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; icra takibinin ve davanın davalıların pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, sözleşmenin, icra takibinin ve davanın muhatabının davalıların sahibi olan şirket olduğunu, davacının sözleşme kapsamındaki alacağının muaccel olmadığını, davacının icra takibini başlatmakta ve iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, söz konusu daireyi davalılara teslim etmediğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği 13.297,85 TL'nin aksine davalıların sahibi olduğu şirketin toplamda 14.179,02 TL bedelli muhtelif inşaat malzemesi teslim ettiğini, davacı şirketin hakkı olmamasına rağmen, kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddi ile davacı şirket hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Süresinden sonra açılan karşı dava dilekçesinde; davacı tarafça teslimi kararlaştırılan dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın, projeye uygun hale getirilip, ayıp ve noksanlıkların giderilerek teslimine (aynen ifaya), bunun mümkün olmaması halinde sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle ayıp noksanların giderilmesi için gereken bedelin tespiti ile bu bedelin asıl dava davacısından karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini, dairenin belirlenen sürede teslim edilmemesi nedeniyle yoksun kalınan kira bedeli, dairenin rayiç bedelinin belirlenerek sözleşmede kararlaştırılan satış bedeli ile rayiç bedel arasındaki fark üzerinden müvekkillerinin uğradığı zarar ve karşı davalının sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı tüm zararlar için şimdilik 4.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce asıl ve karşı davaların ayrı ayrı reddine dair verilen karar, ... sayılı ilamı ile süresinde açılmayan davaların ayrılmalarına karar verilmesi gerekirken, esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu işaret edilerek kaldırılmış bunun üzerine her iki dava ayrılmış, asıl davaya iş bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir.
Dava, alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalılar aleyhine 06.06.2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacak talebi ile icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı ile takibin durduğu, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık .... sayılı kararı ile ticaret mahkemesinin görevli olduğu belirlemesi ile ticaret mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılmıştır.
Dosya içerisindeki 06.06.2014 tarih ve "Sözleşmedir" başlıklı belge incelendiğinde; satıcının ....Ltd. şirketi, alıcının ... ve ... olduğu, konusunun ....Ltd.Şti'nin arsa ortakları ile aralarında yapmış oldukları sözleşmeye istinaden ... no’lu parselde yer alan... no’lu dairenin ... ile ...'a 1/2 hisse oranında 110.000,00-TL'ye satılmasına ilişkin olduğu, satış bedelinden ....Ltd. şirketinin 45.000,00-TL'lik borcunun düşüldüğü, kalan 65.000,00-TL'nin 32.500,00-TL'sinin nakit olarak ödendiği, 32.500,00-TL'lik bakiyenin ise muhtelif inşaat malzemesi olarak verileceğinin düzenlendiği, söz konusu sözleşmenin ...Ltd.Şti, ....Ltd.Şti, ... ve ... tarafından imzalandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından davalılar aleyhine ... Esas sayılı dosyasında 06.06.2014 tarihli "Sözleşmedir" başlıklı belgeye istinaden bakiye alacak dayanak gösterilerek 19.202,15-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalılar tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından mevcut itirazın iptali davasının açıldığı, bu çerçevede yapılan incelemede; davacı tarafından taraflar arasındaki "Sözleşmedir" başlıklı belgede belirtilen bakiye 32.500,00-TL'nin karşılığının inşaat malzemesi olarak verileceği kaydı karşısında davacı tarafından davalılardan 2 adet faturada malzeme talep edildiği ve bu bedellerin düşüldüğünün belirtildiği, ödenmeyen bedelin 19.202,15-TL olarak gösterildiği, ancak davacı yanca 19.202,15-TL için davalılardan malzeme talep edildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, yemin deliline dayanan ve 23.05.2023 tarihli duruşmada, bu hakkını kullanmak isteyen davacı tarafa bu hakkının hatırlatılması üzerine adı geçen yanca bu hakkın kullanıldığı, yemin edasında bulunan davalılarca; davacı şirketin icra takibine konu ettiği alacak miktarı karşılığında davacı şirketçe aralarındaki sözleşmeye istinaden herhangi bir şekilde inşaat malzemesi istenilmediği belirtilerek yemin edildiği görülmüştür.
Hal böyle olunca; taraflar arasındaki sözleşmenin açık hükmüne rağmen davacı tarafından söz konusu bedel için inşaat malzemesi talep edilmeden mevcut davanın açıldığı, söz konusu davanın açılabilmesi için davacı tarafından inşaat malzemesinin talep edilip davalılar tarafından inşaat malzemesi verilmediğinde alacağın muaccel hale geleceği, mevcut olayımızda taraflar arasındaki sözleşmenin açık hükmüne rağmen davacı tarafından inşaat malzemesi talep edilmeden doğrudan mevcut dava açıldığından davanın açılış tarihi itibariyle sözleşmeye ilişkin şartın yerine getirilmemesinden dolayı alacağın henüz muaccel olmadığı ve davanın erken açıldığı da dikkate alınarak erken açılan davanın reddinin gerektiği, yine davalının kötüniyet tazminatı talebinin mevcut dosya kapsamında davacının kötüniyetli olduğuna dair bir kayıt bulunmaması nedeniyle reddinin gerektiği kanaatine ulaşılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeli kararda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 269,80 TL maktu harcın, peşin alınan 231,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 37,88 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2023
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!