Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde ödeme emrine karşı dava açma süresi 7 gün ile sınırlandırmıştır. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297 ve 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı Kararları). Hak düşürücü süre, niteliği itibariyle bir itiraz olup sonuçlarını kendiliğinden meydana getirir, resen gözönünde tutulmalıdır....
Anılan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere icra takibi hangi icra müdürlüğünce yapılmış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. Ancak, şayet haczolunacak mallar başka yerde ise talimatla malların bulunduğu yer icra müdürlüğünce yapılan hacizle ilgili şikayetlerde haczi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince incelenir. Somut olayda uyuşmazlık, borçlu şirket hakkında İİK 179 kapsamında verilen tedbir kararının İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/15928 sayılı dosyasından uygulanmamasına yönelik icra memur muamelesini şikayet ve satışın iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Şikayete konu satış işlemi talimat yoluyla, Antalya 6. İcra Müdürlüğünce yapılmış olsa da uyuşmazlığın borçlu şirket hakkında İİK 179 kapsamında verilen tedbir kararının uygulanmamasına ilişkin şikayet olduğu anlaşılmakla şikayeti inceleme yetkisi İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesine aittir....
Anılan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere icra takibi hangi icra müdürlüğünce yapılmış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. Ancak, şayet haczolunacak mallar başka yerde ise talimatla malların bulunduğu yer icra müdürlüğünce yapılan hacizle ilgili şikayetlerde haczi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince incelenir. Somut olayda uyuşmazlık, borçlu şirket hakkında İİK 179 kapsamında verilen tedbir kararının İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/15928 sayılı dosyasından uygulanmamasına yönelik icra memur muamelesini şikayet ve satışın iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. Şikayete konu satış işlemi talimat yoluyla, Antalya 6. İcra Müdürlüğünce yapılmış olsa da uyuşmazlığın borçlu şirket hakkında İİK 179 kapsamında verilen tedbir kararının uygulanmamasına ilişkin şikayet olduğu anlaşılmakla şikayeti inceleme yetkisi İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesine aittir....
Her iki ödeme emri borçlulara usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen borçlular tarafından süresinde borca itiraz edilmeyerek takip kesinleşmiştir. Ancak, kiracı borçlu için düzenlendiğinde kuşku bulunmayan örnek 13 nolu ödeme emrinde, borçlu adı kiracı ... yazılacakken, kefil ...'in adı yazılarak, maddi hata yapılmıştır. Bu tür maddi hataların mahallinde düzeltilebilir hatalar olduğu, öteden beri yüksek Yargıtayca kabul edilegelmektedir. Esasen örnek 13 ödeme emrini bizzat alan kiracı ..., yapılan bu maddi hata nedeniyle tebligatı iade etmemiş, maddi hatanın düzeltilmesi için şikayet yoluna başvurmamış ve bu şekilde ödeme emrine itirazda bulunmamıştır. Takip bu haliyle kesinleşmiştir. Bu itibarla davacının kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesini istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı ... bahse konu maddi hatayı temyiz nedeni dahi yapmamış, sadece kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğini bildirmiştir....
İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve yetkili icra müdürlüğünce düzenlenen örnek 7 ödeme emrinin borçlu asile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur. Borçlunun, vekili aracılığıyla .... İcra Müdürlüğü 2014/7078 Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yetki ve borca itiraz ettiği ve vekaletnamenin takip dosyası içinde bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, yetkili icra müdrülüğünce düzenlenen ödeme emrinin itiraz eden vekile tebliği gerekir. Emredici nitelikteki bu düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen ödeme emri tebligatı yok hükmündedir....
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; dava dışı ...’nın, davalı idarede memur statüsünde çalışmakta iken istifa ettiğini ve bu kişinin ödenmeyen maaş alacakları yönünden ... 5. İcra Müdürlüğünün 2014/9719 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını; davalı idare tarafından icra takibine itiraz edilmesinin ardından; müvekkilinin, takip konusu alacağı noter kanalı ile temlik aldığını beyan ederek, davalı kurumun icra takibine yönelik itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 23.12.2013 tarih, 2013/12729 Esas, 2013/19737 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu hakkında başlatılan ilamlı takipte 3. kişilere 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmiştir.....Şubesi'ndeki paranın kamuya tahsisli olup haczedilemeyeceği ileri sürülmüş, İcra Müdürlüğü 20.02.2013 tarihli kararı ile itiraz mercinin İcra Müdürlüğü olmadığı gerekçesi ile paranın alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir. Alacaklı tarafın talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce....5. İcra Mahkemesi'nin 2013/171 Esas, 264 Karar sayılı 04.03.2013 tarihli kararı ile ...Bankası .......
Kıymet takdirine itiraz davası; İİK'nun 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Bu şikayette ilgili, müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla mahkemeye başvurmaktadır. Mahkemece yapılacak ...; icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler....
Davalı tarafın ödeme emrine itiraz dilekçesi incelendiğinde; itiraz dilekçesinde özetle; temerrüdün oluşmadığı, fatura bedeline uygulanan faiz oranını fahiş olduğu gerekçesiyle borcun ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini bildirdikleri, dolayısıyla itirazın kısmi itiraz olup sadece işlemiş faiz ve alacağın ferilerini kapsadığı, asıl alacağa yönelik bir itirazın bulunmadığı, bu yönden davacının asıl alacağı da kapsar şekilde itirazın iptali davası açmasında asıl alacak miktarı yönünden hukuki yararı bulunmayıp asıl alacak yönünden icra müdürlüğü tarafından takibe devam edilmesi gerektiği, asıl alacak yönünden takibe devam edilmemesi durumunda davacı tarafça memur muamelesinin şikayet yoluna başvurulabileceği, davacının asıl alacak yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılmıştır....
K sayılı dosyada davacı alacaklının şikayeti kapsamında davalı borçluya çıkarılan ikinci ödeme emri tebliğinin geçersiz olduğunun tespiti istenmiş ise de ilgili Mahkemece "Şikayet eden, takip talebinde maddi hata yapılarak 01.06.2016 tarihli fatura alacağı denmiş ise de bu durum sonrasında düzeltilerek 28.07.2015 ve 30.07.2015 tarihli faturaların icra dosyasına eklendiğini ancak icra dairelerinin 07.12.2017 tarihli kararı ile sadece faturaları tebliğ etmesi gerekmesine rağmen yeniden ödeme emri tebliğ ederek borçluya ikinci kez itiraz hakkı verdiğinden bahisle 07.12.2017 tarihli memur işleminin kaldırılmasını talep etmiş ise de; İİK.nın 58....


