WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... 2. İcra Hukuk ve ... 3. İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, ... 11. İcra Müdürlüğünün 2020/3261 Esas sayılı dosyasındaki ödeme emrinin iptali talebi için memur muamelesini şikayet istemine ilişkindir. ... 2. İcra Hukuk Mahkemesince, davacı tarafça ......

"İçtihat Metni"İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Temyiz dilekçesine ekli belgelerden borçlu aleyhine .......... Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/187 Esas 2014/583 Karar sayılı ilamına dayalı olarak .............İcra Müdürlüğü'nün 2014/ 3242 sayılı ve 2014/3241 sayılı dosyaları ile iki ayrı takip başlatılmış gibi görünmekte ise de alacaklı taraf farklı ilamlara dayalı olarak iki ayrı takip başlatmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, icra takibine konu borcun zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılmasını istemiş ve ayrıca faiz itirazında da bulunarak şikayet dilekçesinde dayandığı diğer nedenlerle birlikte icra emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, şikayetin süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Kıymet takdirine itiraz davası; İİK'nun 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Bu şikayette ilgili, müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla mahkemeye başvurmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler....

Kıymet takdirine itiraz davası; İİK'nun 128/a maddesinde düzenlenmiş olup, icra müdürlüğünce satışa konu malın bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığına yönelik bir şikayettir. Bu şikayette ilgili, müdürlükçe yaptırılan değer tespitinin yerinde olmadığı, malın belirlenen değerinin gerçek kıymetini yansıtmadığı iddiasıyla mahkemeye başvurmaktadır. Mahkemece yapılacak ...; icra müdürü tarafından belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, bir başka ifadeyle memur işleminin doğru olup olmadığını denetlemektir. Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler....

İİK'nun 150/1. maddesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamlı icra takibinde borçlunun icra emri gönderilemeyeceğine ilişkin şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi kapsamında kaldığından yasal 7 günlük süreye tâbidir. Öte yandan, İİK'nun 149/a maddesi göndermesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde de uygulanması gereken aynı Kanun'un 33. maddesine göre icra emrine karşı itirazların 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Somut olayda, iddianın yukarıda özetlenen içeriğine göre başvurunun 7 günlük itiraz ve şikayet süresine tâbi bulunduğu açık olup, bu süre ise icra emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesinde ise; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasından DSİ'ye hem haciz müzekkeresi hem 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olup haciz müzekkeresine yönelik DSİ tarafından beyanda bulunulmuş ise de İİK 78 kapsamında haciz müzekkeresine yönelik bir itiraz müessesesi bulunmadığı, haciz ihbarnamesine yönelik 15.04.2014 tarihli DSİ cevabının ise itiraz niteliğinde bir cevap olmadığı, şikayet dilekçesinde belirtilen hususların, ileride sıra cetveli düzenlendiğinde, icra müdürlüğünün İİK 100. maddeye yarar bilgilerin bildirildiği 02.01.2020 tarihli cevabının gerçeğe uygun olmadığı ileri sürülerek açılacak sıra cetveline ilişkin şikayet veya itiraz davasında tartışılacak hususlar olduğunun anlaşıldığı, Kaldı ki İİK'nın 106. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre DSİ nezdindeki alacak, menkul hükmünde ise de mahcuz para alacağı için satış söz konusu olmadığından paranın icra dosyasına celbi talebinin satış talebi gibi değerlendirilmesi gerektiği...

İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 07/09/2012NUMARASI : 2012/996-2012/1012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlu, 22.08.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte örnek (7) ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, bu durumu 14.08.2012 tarihinde eve geldiğinde öğrendiğini, buna göre tebligat tarihinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece duruşma açılarak ödeme emri tebligatının incelenip borçlunun tebligata muttali olduğu tarih de tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, borçlunun 22.08.2012 tarihli icra müdürlüğüne verdiği borca itiraz dilekçesinde ödeme emrine muttali olduğu...

Şikayet dilekçesi içeriğine göre borçlunun icra mahkemesine başvurusu; usulsüz tebligat iddiasına ilişkin şikayet niteliğindedir. 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ mutlaka batıl olmayıp muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E. - 1991/344 K.). Öte yandan, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. Somut olayda, borçlunun 28/11/2012 tarihinde icra dosyasına itiraz dilekçesi verdiği görülmüştür....

Şikayet tarihi itibarı ile şikayetçinin takip talebinde borçlu veya taşınmaz maliki olarak yer almadığı, henüz adı geçene ödeme emri düzenlerek gönderilmiş olmadığı, ancak eldeki uyuşmazlığın devamı sırasında 01.08.2014 tarihinde adına düzenlenen 9 örnek ödeme emrinin 04.08.2014 günü tebliği üzerine, 08.08.2014 günü icra dairesi nezdinde ödeme emrine itiraz ettiği görülmektedir. Bu durumda, şikayet tarihinde henüz ödeme emri tebliğ edilmediği ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesinin uygulama yeri de bulunmadığı halde öğrenme tarihinin şikayet süresinin başlangıcına esas alınması doğru değildir. Kaldı ki mahkemenin kabulünün aksine, şikayetçiye kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihi olan 23.07.2014 tarihi esas alındığında dahi, 26-27 Temmuz günlerinin hafta sonu ve 28-29-30 Temmuz tarihlerinin bayram tatiline rastladığından borçlunun 31.07.2014 günü yaptığı başvurusu İİK’nun 19/2-3. maddeleri gereğince 7 günlük sürededir....

UYAP Entegrasyonu