İİK’nun 16/1. maddesinde; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas Dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır” hükmü yer almaktadır. Yukarıda anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, borçlunun, usulsüz tebligata ilişkin şikayetini, usulsüz tebligattan haberdar olduğunu bildirdiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yolu ile getirmesi zorunludur. Somut olayda, borçlu, usulsüz tebligattan 20.07.2015 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiği halde, icra mahkemesine, bu tarihten itibaren yasal yedi günlük süreyi geçirdikten sonra 03.09.2015 tarihinde başvurmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Borçlu şirket hakkında başlatılan icra takibi kapsamında 10 Örnek ödeme emrinin 24.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, beş günlük yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz edilmediği, 30.01.2013 olan şikayet tarihi itibari ile icra takibinin kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmadığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Aynı sanık hakkında İstanbul Anadolu 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Borçlu şirket hakkında başlatılan icra takibi kapsamında10 Örnek ödeme emrinin 24.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, beş günlük yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz edilmediği, 30.01.2013 olan şikayet tarihi itibari ile icra takibinin kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmadığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Aynı sanık hakkında İstanbul Anadolu 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Borçlu şirket hakkında başlatılan icra takibi kapsamında (10 Örnek) numaralı ödeme emrinin 24.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, beş günlük yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz edilmediği, 30.01.2013 olan şikayet tarihi itibari ile icra takibinin kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmadığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Aynı sanık hakkında İstanbul Anadolu 3....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/06/2012 NUMARASI : 2011/297-2012/582 Taraflar arasında görülen icra memur muamelesini şikayetin sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 12.02.2014 gün ve 2013/9195 Esas, 2014/962 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi, şikayet olunan kooperatifin iflasına karar verilmesi üzerine, iflas masasına alacak başvurusunda bulunduğunu, talebinin reddedilmesi üzerine Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt, kabul davasını açtığını, bu sırada iflas masasının geçici pay cetveli yaptığını haricen öğrendiğini, sıra cetveli kesinleşmeden geçici pay cetveli düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, iflas idaresinin alacakları hesaplamada İİK'da belirlenen hükümlere uymadığını, iflas idaresinin geçici pay cetveli düzenleme ve hukuka aykırı tüm işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
CEVAP Şikayet dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmemiş ve cevap dilekçesi sunulmamış olup, alacaklı duruşma sırasında hesap kat ihtarının tebliğ edildiğini ve takibin usulüne uygun olduğunu ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç Borçlulara yapılan icra emri tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu anlaşıldığından işin esasının incelendiği, ihtarnamedeki borç miktarının kesinleştiği, takipte daha az bir alacak talep edildiği, İİK'nın 149/2 maddesinde dayanak belgelerin icra emrine eklenmesi gerektiğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi İİK'nın 61. maddesine atıf yapılmadığı, banka tarafından hesapların kat edilmesinden sonra yapılan kısmi ödemeler sonucunda tekrar hesapların kat edilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmadığı, ihtarnameye itiraz edildiğine dair belge olmadığından ve hesap özetinde belirtilen miktardan fazla bir talep bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Hukuk Dairesi tarafından, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetlerin ilgilisi tarafından yapılması gerektiği, ancak söz konusu usulsüzlüklerin sıra cetveli tanzimi aşamasında diğer alacaklıların hakkını haleldar etmesi halinde alacaklılar tarafından ileri sürülebileceği, şikayet olunanın takip dosyasında ödeme emrinin borçluya 10.08.2017 tarihinde usulsüz tebliğ edildiği, buna karşın örnek 103 davetiyesinin 17.08.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, Borçlunun icra takibinden bu tarih itibariyle haberdar olduğu, İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine mahsus takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresinin 5 gün, ödeme süresinin on gün olup ödeme süresi geçmeden kesin haciz konulamayacağı, henüz kesin haciz isteme yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczinin beş günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca on günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşeceği, borçlunun 17.08.2017 tarihinde takipten haberdar olduğundan...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili şikayetinde; .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/7443 Esas sayılı dosyası ile yapılan ilamlı icra takibine ilişkin olarak vekalet ücretine icra vekalet ücreti istenildiğini, bunun da yasal dayanaktan yoksun olduğundan bahisle icra emrinin iptalini talep etmiştir. Borçlu hakkında başlatılan ilamlı takipte örnek 6 nolu icra emri şikayetçi borçluya 21.11.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir....
Anılan Kanunun 99’uncu maddesinde yer alan “...İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoluyla istenebilir...” şeklindeki açık hüküm karşısında (2004 sayılı İcra İflas Kanunun 4.maddesinde 12.02.2004 kabul tarih ve 25380 S.R.G'de yayımlanan 5092 sayılı Kanunun 11. maddesi ile "İcra İflas Kanununa eklenen geçici 6. madde ile maddede geçen "icra tetkik mercii" ibareleri "icra mahkemesi" olarak değiştirilmiştir. ); Kurum alacağı için haczolunan gayrimenkulün paraya çevrilmesi için yapılan ihalenin feshine ilişkin dava iş mahkemelerinde görülemez. Bu nedenle; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde icra mahkemesinin görevli olduğu nazara alınmaksızın işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
DAVA Alacaklılar icra mahkemesine başvurularında; takibe konu borcun borçlular tarafından verilen icra taahhüdü ile kesinleştiğini, yıllar önce kesinleşen takipte borçluların ödeme emrini elden tebliğ alarak takibe itiraz edemeyeceklerini, müdürlükçe verilen takibin durdurulması kararının hatalı olduğunu belirterek müdürlüğün 23.11.2020 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Borçlular şikayetin süresinde yapılmadığını, icra takibinin kesinleşmediğini, ödeme emri tebliğ edilemeden takibin kesinleşmeyeceğini, süresinde yaptıkları itiraz ile takibin hukuka uygun olarak durmasına karar verildiğini belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....


