WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Bu şikayet üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, aynı şikayet nedenleri ile ihalenin feshini talep edemezler. Somut olayda; 25.04.2012 tarihli Kıymet taktir raporunda 'inşaat alanı 149 m2 dir' ibaresinin yazılı olduğu, satış ilanında, taşınmazın kıymet taktir raporunda yer alan tüm özelliklerin belirtildiği ancak 'inşaat alanı 149 m2 dir' ibaresine yer verilmediği görülmüştür. O halde mahkemece; satış ilanı şikayetçi borçlunun bizzat kendisine 26.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği halde, herhangi bir itirazda bulunulmadığı 15.02.2013 tarihli satışın ardından ihalenin feshinin talep edildiği, ancak; borçlunun, satış ilanının tebliğine rağmen süresi içerisinde şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurmadığından bu usulsüzlüğe dayanarak ihalenin feshini talep edemez....

Somut olayda, şikayet konusu ihalenin, İİK'nun 133. maddesine göre yapıldığı, şikayetçiye satış ilanının tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar İİK'nun 133. maddesine göre yapılan satışın ilgililere tebliği zorunlu değil ise de, kendisine satış ilanı tebliğ edilmeyen ilgilinin ihalenin feshini isteme süresi, öğrenme tarihinden başlar. Şikayetçinin, bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun ....02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere, beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. Bu nedenle, şikayetçinin, öğrenme tarihi olarak bildirdiği 28.03.2016 tarihinden önce ihalenin gerçekleştirildiğini öğrendiğine ilişkin yazılı bir kanıt ve belge de bulunmadığına göre, bu tarihten itibaren yedi günlük ve 07.03.2016 tarihli ihaleden itibaren de bir yıllık süre içinde (29.03.2016 tarihinde) yapılan şikayet yasal süresindedir....

Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yaptığı itirazın süresinde olduğu nedeniyle takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğinde olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Somut olayda; borçlu tarafından icra mahkemesine sunulan 03/06/2016 tarihli şikayet dilekçesinde, takipten haberdar olma tarihi olarak 23.05.2016 tarihinin bildirilmiş olduğu gözetildiğinde, 03/06/2016 tarihinde icra mahkemesine yapılan şikayet, yukarıda açıklanan Yasa hükmünde öngörülen 7 günlük şikayet süresinden sonradır. O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, süresi geçmiş meskeniyet şikayeti ve satışın durdurulması istemine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 11/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, satışın durdurulması talebinin reddine dair işlemin iptali talebine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 01/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğüne verilen satışın durdurulması kararının kaldırılması talebine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE),08/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğünce verilen satışın durdurulması kararının kaldırılması talebine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 08/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğünce verilen satışın durdurulması kararının kaldırılması talebine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 08/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, icra müdürlüğünce verilen satışın durdurulması kararının kaldırılması talebine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 08/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Davacılar satışın durdurulması ve icra takip ve işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi mahkemenin, 18.02.2013 tarihli ara kararı ile kabul edilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin kabulüne dair karara davalı kurum vekilince yapılan itiraz, mahkemece 09.04.2013 tarihinde reddedilmekle, itirazın reddi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 382/d maddesinde göre; ihtiyati tedbir, çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmış, 387. maddede ise "iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği " belirtilmiştir....

UYAP Entegrasyonu