"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 82/4 maddesine dayalı haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1.maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre, öğrenme tarihinden başlar. Somut olayda borçlu şirket yetkilisi 21.07.2011 tarihinde yapılan haciz sırasında bizzat hazır bulunarak haciz tutanağını imzalamış olup haciz tarihinde 4 adet bilgisayarının haczinden haberdar olmuştur....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istemin gönderildiği mahkemenin yetkisizlik kararı üzerine HMK'nun 20/1. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal sürede taraflarca yetkili mahkemeye gönderme talebi bulunmaması gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu asil temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki itiraz sebeplerinin ileri sürüldüğü görülmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte haczedilen iki adet taşınmazla ilgili meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı meskeniyet şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 82/1-12. 3. Değerlendirme İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. İİK'nın 106. maddesinin haciz tarihi itibari ile uygulanması gereken hükmünde; “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir” düzenlemesine yer verilmiştir....
Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koopertifinden gelen yanlış bilgi ile hüküm kurduğunu, zira kapatılan kredinin kendi adına çekildiğini ve esnaf kredisinden kaynaklandığını, bu kredi nedeniyle taşınmaz üzerine ipotek şerhinin işlenmediğini, 26 B 6301 plakalı aracın rehin alındığını, haciz tarihinden önce ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde haczedilmezlik şikayetinde bulunulabileceğini, bilirkişinin belirlediği bedelin hakkaniyete uygun olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik ve kıymet takdiri itirazına yönelik şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371.maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 82/1-12. maddesi, 363. maddesi 3....
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, aynı tarihli haciz işlemine karşı haczedilmezlik şikayetinde bulunulduğu, söz konusu talebin ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/68 Esas 2013/232 Karar sayılı dosyasında görüldüğü, bir kısım mahcuzlar bakımından kısmen kabul kararı verildiği anlaşıldığından, kararda haczedilmezlik şikayeti kabul edilen mahcuzlar ile istihkak iddiasına konu olan mahcuzlar karşılaştırılarak, haczedilmezlik şikayeti kabul edilen mallar bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; hacze konu taşınmazda aile efradı ile birlikte fiilen yaşayıp yaşamadığını, daha önce taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilip edilmediğini, taşınmazın teminat olarak gösterilip gösterilmediğini, taşınmazın başka icra dosyalarında hacizli olup da bu dosyalarda haczedilmezlik şikayetinde bulunulup bulunulmadığını ve sair hususları ispatlaması gerektiğini, yine kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu diğer aile fertlerinin gelir durumunu ve benzeri hususları açıkça ortaya koyulmasını, davacının tek yanlı beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III....
İİK'nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. (Dairemizin 30/09/2013 tarih ve 2013/22091 E.-30456 K. sayılı kararı) Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir....
İİK'nun 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle şikayete konu taşınmaza icra takip dosyasından konulmuş geçerli bir haciz olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Taşınmaza ilgili icra takip dosyasından konulmuş geçerli bir haciz olmadığının belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir....
Davanın haczedilmezlik iddiasına ilişkin olduğunun tesbiti halinde ise haczedilmezlik şikayeti prosedürü içinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddesi ve İİK'nun 82/1. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayeti başvurusunun bulunduğu gözönüne alınmak suretiyle, haciz yazısında belirtilen hesap numarasına uygun hesap ekstreleri getirtilerek, hesaptaki paraların mahiyeti ve kaynağı belirlenip, alanında uzman bilirkişi marifeti ile şikayet nedenleri kapsamında değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi yerine, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsiz olmuştur....


