Somut olayda, şikayete konu taşınmaza 31.5.2013 tarihinde haciz konulduğu, şikayet tarihi olan 25.7.2014 tarihine kadar da satış talebinde bulunulmadığı, şikayet tarihi itibariyle haczin düşmüş olduğu, bu durumda, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece belirtilen nedenle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile istemin kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin incelenmesi sırasında haciz düştüğünden konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca tarafların şikayet tarihindeki haklılık durumlarına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. VI....
Öte yandan, borçlunun ölümü ile İİK'nun 53. maddesi uyarınca; alacaklı tarafından takibin mirasçılara yöneltilmesi ve bu konuda muhtıra tebliğinden sonra, mirasçılar haczin kendilerine tebliğ tarihinden ya da öğrenmeleri halinde bu tarihten itibaren İİK'nun 16/1. maddesinde ön görülen yasal yedi günlük sürede İİK'nun 82/1-12. maddesi uyarınca kendileri adına haczedilmezlik şikayetinde bulunabileceklerdir. Somut olayda, borçlu ...’nün haczedilmezlik şikayetinde bulunduktan ve söz konusu şikayet incelenip karara bağlandıktan sonra 20.02.2020 tarihinde öldüğü dosyada mevcut mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır....
Menkul veya gayrimenkul üzerindeki haciz, paraya çevirme ile birlikte kalkacağından, haczedilmezlik şikayeti, en geç ihale tarihine kadar ileri sürülmelidir. Somut olayda, haczedilmezlik şikayetine konu menkuller 09.05.2013 tarihinde talimat icra dairesince ihale yolu ile satılmış ve anılan ihale, borçlunun icra mahkemesine başvuru tarihinden önce kesinleşmiştir. O halde mahkemece, ortada şikayete konu bir haciz olmadığından istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müd. 2015/2131 Esas sayılı takip dosyasında, alacaklı vekilinin 29.06.2020 tarihli talebi üzerine dava konusu araçlara bu icra dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, 03.07.2020 tarihinde hacizlerin kaldırıldığını, bu hususun icra müdürlüğünün göndermiş olduğu yazı cevabı ile de sabit olduğunu, mahcuz araçların kaydındaki haczin kaldırılması ile haczedilmezlik şikayeti ile elde edilmek istenen gayenin fiilen gerçekleştiğini, bu durumda, şikayet tarihinden sonra davaya konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak asıl dava bakımından "şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm kurulmasının isabetli olduğunu, öte yandan, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda şikayet tarihi itibariyle tarafların haklılık durumları gözetilerek karar verilmesinin gerekeceğini, buna göre asıl davanın dayanağı olan icra dosyasında bizzat davalı alacaklı vekili hacizlerin kaldırılması talebinde bulunduğundan, bu nedenle asıl dava yönünden yargılama...
Somut olayda; 03.02.2015 tarihli haciz zaptında haczedilen tüplerin üçüncü kişiye ait olduğu belirtilerek bu husus haciz zaptına geçirilmiştir. Bu durumda borçlu bu mallara ilişkin olmak üzere üçüncü şahıs lehine istihkak davası ve haczedilmezlik şikayetinde bulunamaz. Borçlu ancak, kendisine ait olan mallarla ilgili haczedilmezlik şikayetinde bulunabilir. Borçlu vekilinin şikayet dilekçesinde bulaşık makinesi, halı, koltuk gibi haczedilen bir kısım menkullerle ilgili de haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu görülmüştür. Borçlu vekilinin lüzumlu eşya olduğu iddiasıyla haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu, bu mallarla ilgili haczedilmezlik şikayetinin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir....
DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Şikayet eden borçlu Belediye vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ilama dayalı başlatılan icra takibinde, ......
İİK'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Somut olayda, borçlunun, şikayet dilekçesinde tebligatların yapıldığı tarihlerde eşi ile ayrı yaşadığından usulsüz yapılan tebligatlardan satış ilanının tebliği ile haberdar olduğunu ileri sürdüğü, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaksızın tebligatların usulsüzlüğüne hükmedildiği görülmüştür. Öte yandan, şikayet konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde TC. Ziraat Bankası AŞ. lehine 22.04.2011 tarih, 9399 yevmiye numaralı 157.500,00 TL bedelli ipotek şerhinin bulunduğu ve bankanın 11.09.2015 tarihli yazı cevabında da ipotek alacağının devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür. O halde, mahkemece, borçlu ...'...
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil ederler. Somut olayda, borçlunun aynı takip dosyasına ve aynı emekli maaşı haczine ilişkin olarak 28.02.2012 tarihinde haczedilmezlik şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, Dursunbey İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.05.2012 tarih ve 2012/14 E-2012/17 K. sayılı kararı ile istemin reddine karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği ve borçlunun temyiz talebinin Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2013 tarihli, 2012/23307 E-2013/684 K. sayılı kararıyla süreden reddedildiği ve mahkeme kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Söz konusu ilamın tarafları ile konusunun, temyize konu karar ile aynı olduğu görülmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Besni İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/03/2015 NUMARASI : 2015/23-2015/29 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte, borçlu belediyenin banka hesabına haciz konulduğu, borçlu belediyenin, işlemi şikayet ederek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, 6552 sayılı Yasanın 121. maddesine göre gönderilen muhtıraya rağmen belediyenin borca karşılık mal göstermesi gerektiği halde göstermediği, haciz işleminin uygulanmasında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir....


