Bu haliyle istem İİK'nun 96. vd. maddeleri kapsamında istihkak davası niteliğindedir. 3. kişilerin tarafı olmadıkları takipteki hacizlerin kaldırılmasını şikayet yoluyla icra mahkemesinden talep etmesinin hukuki dayanağı yoktur. HMK'nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime ait olduğundan, mahkemece başvurunun istihkak davası olarak nitelenerek, eksik harç tamamlattırılıp taraf teşkili sağlandıktan ve tarafların iddia ve delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, şikayet olarak değerlendirilerek dosya üzerinden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. L.B....
İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, Belediyenin taşınmazlarına haciz konulduğunu, taşınmazların kamu hizmetine tahsis edildiğini, bu hususa ilişkin Belediye Meclisi'nin karar aldığını belirterek hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taşınmazlar üzerine konulan haczin kaldırılması talebinin kısmen kabulü ile; ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/... Esas sayılı dosyası ile şikayet eden G.. B..'na ait; ......
Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları göre çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E. 1997/729 K.). Somut olayda, borçlu D.A.K adına kayıtlı taşınmazın 17.04.2008 tarihinde haczedildiği, İstanbul 3....
Taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları göre çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E. 1997/729 K.). Somut olayda, borçlu... adına kayıtlı taşınmazın 17.04.2008 tarihinde haczedildiği, ... 3....
Taraflar arasındaki haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği ve hacizlerin kaldırılması şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak şikayetin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Bankası Anonim Şirketi’ne olan kamu ve özel hukuka tabi borçlarının; 6552 sayılı Yasa gereğince nasıl tahsil edileceği usulünün düzenlendiği ve sadece belediyenin bu borçlarından dolayı konulan hacizlerin kaldırılması gerektiğinin anlaşılması gerekir. Oysa ki şikayete konu takip dosyasındaki borç; 6360 sayılı Yasa gereği tüzel kişiliği sona erdirilen Baydemirli Belediyesi'nin, ilama bağlanmış işçi alacağından kaynaklı borcudur. Bu durum karşısında takip konusu borç, Belediyenin hükme esas alınan yasal düzenlemede belirtilen kamu kuruşlarına olan borçlardan olmadığından 6552 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesinin c fıkrasında düzenlenen hacizlerin kaldırılması hükmünden yararlanması da söz konusu değildir. Açıklanan nedenlerle şikayetin esası incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken anılan yasanın değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı gerekçe ile hacizlerin kaldırılması şeklindeki hüküm tesisi isabetsizdir....
DAVA Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında başlatılan takipte ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle 02.09.2020 tarihinde takipten haberdar olduklarını, aynı gün borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, Eskişehir 3.İcra Hukuk Mahkemesine ödeme emri tebligatının iptali için dava açtıklarını, Eskişehir 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/361 E.-2021/240 K.sayılı ilamı ile 02.09.2020 tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine karar verildiğini, usulsüz kesinleşen takipten dolayı müvekkilinin malvarlığına hacizler konulduğunu, haciz isteme hakkı doğmadan, takip kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılması gerektiğini, usulsüz hacizlerin kaldırılması için yaptıkları talebin 22.11.2021 tarihli icra müdürlüğü kararı ile reddedildiğini belirterek söz konusu müdürlük kararının iptali ile usulsüz olarak konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/562 E. 2014/645 K. sayılı kararının temyiz edildiği, halen Yargıtay incelemesinde olduğu, dolayısıyla kesin hüküm teşkil edecek bir karardan söz edilemeyeceği gibi, kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen kararda, şikayet konusu müdürlük kararının, borçlu şirket vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine icra müdürlüğünün, talebin reddine ilişkin 12/09/2014 tarihli kararı olduğu, iş bu şikayet dosyasında ise, şikayet konusu müdürlük kararının, 89/1 haciz ihbarnamelerinin fekki ile dosyaya yatan paranın kayyım hesabına ödenmesi talebinin reddine ilişkin 24/09/2014 tarihli karar olduğu, dolayısıyla şikayet konularının birebir aynı olmaması nedeniyle de önceki şikayet hakkında verilen kararın bu şikayet yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır. O halde; mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Kaldı ki, kesin hüküm olduğu belirtilen kararda şikayet konusu müdürlük kararının, borçlu şirket vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine icra müdürlüğünün talebin reddine ilişkin 12/09/2014 tarihli kararı olduğu, iş bu şikayet dosyasında ise şikayet konusu müdürlük kararının, 89/1 haciz ihbarnamelerinin fekki ile dosyaya yatan paranın kayyım hesabına ödenmesi talebinin reddine ilişkin 24/09/2014 tarihli karar olduğu, dolayısıyla şikayet konuları birebir aynı olmadığından, önceki şikayet hakkında verilen kararın somu olaydaki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil etmediği de görülmektedir. O halde; mahkemece, şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra Müdürlüğünün 2021/18728 E sayılı dosyasında 13/12/2022 tarihi itibariyle dosya alacağının 5.049.598,15 TL olduğunun tespitine, Davacının hacizlerin kaldırılması talebinin reddine ... Mahkememiz birleşen 2022/1588 E sayılı dava dosyası yönünden; "Davacının şikayetin kısmen kabulü ile, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2021/18728 E sayılı dosyasında 16/12/2022 tarihi itibariyle bakiye dosya alacağının 5.051.509,73 TL olduğunun tespitine, 89/1 haciz ihbarnamelerinde alacak miktarının 5.051.509,73 TL olarak düzeltilmesine, Davacının hacizlerin kaldırılması talebinin reddine, ... Mahkememiz birleşen 2022/1649 E sayılı dava dosyası yönünden; "Davacının şikayetin kabulü ile, Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2021/18728 E sayılı dosyasında 16/12/2022 tarihli bakiye borç muhtırasının 5.051.509,73 TL olarak düzeltilmesine, fazla talep edilen miktarın iptaline, Ankara 10....


