C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının açtığı davanın itirazın iptali davası olduğu ve bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Kanunun 2 nci maddesinde bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez....
Somut olayda, dava, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacağından oluşan işçilik alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, işçi ve işveren sıfatındaki taraflar arasındaki iş akdinden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili olarak davanın niteliğine göre İş Mahkemesi görevlidir. Bu durumda uyuşmazlığın Ankara 3.İş Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Ankara 3. İş Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Maddesi gereğince davalı ile davacılar murisi arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı, vekalet akdine dayalı muhasebe ücreti alacağının bulunduğu, genel hükümlere göre çözümlenmesi gereken uluşmazlığa bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir” hükmünü içermektedir.4857 Sayılı İş Kanununun 1/II maddesinde ise “Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır” hükmüne yer verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1386 Esas KARAR NO: 2023/33 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/12/2017 KARAR TARİHİ: 12/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin---- hükmü icabı, davalı --- davranışları nedeni ile------ çerçevesinde yararlanılan prim indirimlerini ----iade etmek zorunda kaldığını, ödenen bedelin rücuen tahsili için asıl sorumlu olan davalıya karşı ------ ile başlatılan takibe, davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, haksız ve hukuka aykırı olan davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
in kullanmakta olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu esnada geçirmiş olduğu trafik iş kazası nedeniyle, işveren .... aleyhine açtığı davada İsmail'in %100 kusurlu, şirketin ise KTK'nın 85. maddesine göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile, maddi ve manevi tazminatın şirketten tahsiline karar verildiği, anılan kararın 24/09/2013 tarihinde Dairemizce onanarak kesinleştiği, şirketin iş kazası dosyasından kaynaklanan borcu 18/12/2013 tarihinde kazalı ....'ün icra dosyasına ödediği anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından davalı ... aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinin takip tarihi ile bu takibe itiraz edilmesi nedeniyle açılan ve hali hazırda temyiz incelemesini yapmakta olduğumuz itirazın iptali davasının dava tarihi ise davacı şirketin kazalının icra dosyasına 18/12/2013 yaptığı ödemeden öncedir. Bir başka deyişle davacı şirket henüz kendi herhangi, bir ödeme yapmadan müteselsil borç ilişkisinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili yoluna başvurmuştur....
Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkemece alacak (işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan) davasının kısmen kabulüne dair verilen kararı davalı vekili temyiz etmiş ise de; davacı vekili 23.01.2015 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 09.02.2015 günü oybilirliği ile karar verildi. ......
Her ne kadar mahkemece, davacının davaya konu parayı, davalının çalıştığı dava dışı şirketi temsilen gönderdiği, dolayısıyla paranın gönderilme amacının hizmet ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevli mahkemenin İş mahkemeleri olduğuna karar verilmiş ise de; taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan hizmet akdi bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 2.maddesinin 2. fıkrası gereği bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz....
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirket arasında Yardımcı Kalifiye Eleman Hizmet Alım Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdığı, sözleşmenin 37.16 maddesinde işçi alacaklarından sorumluluğun davalıda olduğunun açıkça hükme bağlandığı, bu hali ile davalı nezdinde çalıştırılan işçilerin işçilik alacaklarına ilişkin ödemelerden asıl işveren ve alt işverenin işçiye karşı birlikte sorumlu olduğu, dava dışı işçinin feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade talepli davayı kazandığı, davacının hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretini icra kanalı ile davalı şirketle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödediği, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsiline ilişkin icra takibine vaki itirazın iptalini talep ettiği görülmüştür....
No:32/4 Kadıköy/İstanbul DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2018 KARAR TARİHİ : 12/09/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; dava dışı işçi ......
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; acentelik ve vekalet sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik olarak vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2017/3080 sayılı icra dosyasının incelenmesinde: alacaklısının ......


