Davalı borçlu, borcu bulunmadığını belirterek takibe itiraz etmiştir. İtiraz üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasında mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ancak davacının alacağı saptanırken takip konusu fatura dışında sonradan düzenlenen 31.10.2007, 31.07.2008 ve 31.12.2008 tarihli faturalar da dikkate alınmıştır. İtirazın iptali davası, itiraz üzerine duran ilamsız icra takibinin devamını amaçlayan ve dayanağı olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan bir dava türüdür. İİK.nun 58.maddesine göre takip talebinde borcun sebebinin gösterilmesi ve borç bir belgeye dayanıyorsa bu belgenin takip talebine eklenmesi gerekir. İİK.nun 60.maddesine göre de ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Ödeme emrini alan borçlu borcun sebebine ve takibin dayandığı belgeye göre aleyhindeki ilamsız icra takibine itiraz edebilir. Bu durumda alacaklı süresi içerisinde ancak takip talebinde gösterilen belgeye dayanarak itirazın iptali davası açabilir....
İtirazın iptali davasını gören mahkemece öncelikle takip dosyasındaki icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir . Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması bu incelemenin yapılmasına etkili değildir. Diğer yandan itirazın iptali davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki davada öncelikle bu itiraz incelenerek sonuçlandırılmalıdır. Diğer taraftan ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgâhındaki icra dairesidir. Sözleşmeden doğan alacaklarda akdin ifa edileceği yerdeki icra dairesi de özel olarak yetkilidir. Somut olayda, davalı borçlunun ikametgâhının Bornova/İzmir olduğu anlaşılmaktadır....
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İcra takibine konu işlemiş faiz alacağına yapılan itirazın haklılığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca, borçlunun süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine duran icra takibinin devamı için açılan itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haklılığı veya haksızlığı yargılama konusudur. Somut olayda, davaya konu icra takip dosyasından, davalı borçlunun, kendisine tebliğ edilen ödeme emrinde istenen asıl alacağa, işlemiş faiz miktarına ve faiz oranına açıkça itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda icra takibi, alacağın tamamı için durmuştur. Davacı-alacaklı vekilince de, dava dilekçesinde, alacağın tamamına yapılan itirazın iptali talep edilmiştir....
Davanın taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu görülmüş olup, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, davalıların ve davacının yerleşim yerlerinin hiç birisinin yargı çevremizde bulunmadığı, icra dairesinin yetkili olmasını gerektiren herhangi bir kuralın somut olayda bulunmadığı, davalının----- İcra Müdürlüğü'nün yetkisine yönelttiği itiraz yerinde olup icra takip dosyasının yetkili İcra Müdürlüğüne gönderilerek oradan ödeme emri tebliğ işlemi yapılmamış olması nedeniyle dava şartı gerçekleşmediği görülmüştür....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, davalılardan ....Ltd.Şti.ne diğer davalıların kefaleti ile kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın 18.8.1998 tarihli ihtarname ile kat edilerek alacağın tahsili için 1998/6498 Esas sayılı icra takibi yapıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar savunmalarında, bankanın kredi hesabını usule aykırı kat ettiğini, alacağın teminat altında olduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir....
BORÇLUNUN SONRADAN YAPTIĞI ÖDEMELERİCRA İNKAR TAZMİNATIİTİRAZIN İPTALİ 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 62 ] 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 67 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 73 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "itirazın iptali ve icra inkar tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Edremit Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 14.6.1999 gün ve 1998/634 E. 1999/336 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 6.3.2000 gün ve 2000/57 E. 2000/1779 K. sayılı ilamiyle; (......
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
Davacı vekilinin kabul gören temyiz itirazına gelince; Dava; araç bakım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....
Davaya konu olan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazda icra dairesinin yetkisiz olduğu belirtilerek yetkiye de itiraz edilmiştir. Bu nedenle mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekmektedir. İcra dairesi yetkisiz ise itirazın iptali davasının şartları oluşmadığından reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan ve mahkemenin yetkisine itiraz edilmeden, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. Aslı gibidir. Karşılaştırıldı. ......
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 26. maddesi ile İcra İflas Kanununun 67. maddesi olup, dava; iş kazası sonucu yaralanan sigortalı sürücüye Kurumca yapılan tedavi gideri ve geçici işgöremezlik ödeneğinden oluşan sosyal sigorta yardımlarının ferileriyle birlikte tahsili için borçlular aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve borçluların %40 icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkin olup, mahkemece, itirazın iptaline ilişkin istemin kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiştir....


