Şti. ve ... yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı borçlu ... yönünden takibe devam edildiği, dava dışı takip boçluları ... Şti. ve ... tarafından işbu davanın davalısı ... aleyhine Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibin taliki veya iptali istemli dava açıldığı, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporunda işbu davaya konu Antalya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu borcun takip öncesi itfa edildiğinin tespit edildiği ve yapılan yargılama sonucunda Antalya ... Müdürlüğü ... Esas sayılı takibin dava dışı borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiği, işbu kararın taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporu ve kesinleşen mahkeme kararıyla da sabit olduğu üzere işbu davanın konusu olan borcun takip tarihinden önce itfa edilmiş olduğu, böylece davacının dava konusu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacının Antalya ......
Nitekim, davacı vekili tarafından itfa nedenine dayanılarak ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibin taliki veya iptali konusunda talepte bulunulmuş anılan mahkemece verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 12.HD’nin 11.5.2009 gün, 2009/2463 Esas ve 2009/10193 K sayılı bozma kararı tesis edilmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen yasa hükmü ve icra mahkemesinden itfa nedeniyle talepte bulunulmuş olması gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Temyiz Sebepleri Dosya kapsamındaki şikayet sebepleri tekrarla; itfa olgusunun mahkeme içi ikrar marifetiyle açıklandığı, davalı savunmalarının yargılamayı gerektirdiği, tapu senedinin imzası ikrar edilmiş bir belge niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takip kesinleştikten sonraki itfa nedeniyle borca itiraz olup, takibin iptali ile kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2., İİK md.170/a, İİK md.170/b, İİK md.71/1, 3., İİK md.169, İİK md. 169/a, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasındaki itirazlarının; Davalı AE şirketi açısından; 2.000.000 TL asıl alacak, 510.137 TL 31.05.2019 itfa tarihine kadar sözleşme gereğince işlemiş temerrüt faizi 231.123,29 TL işlemiş temerrüt faizi toplamda 2.741.260,29 TL üzerinden itirazın iptaline, İşleyecek faiz oranına itirazın ise "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 38 sözleşmesel temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile Takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına, 1.098,93 TL açısından davanın kısmen reddine, Gerçek Kişi Davalılar açısından; 2.000.000 TL asıl alacak, 510.137 TL 31.05.2019 itfa tarihine kadar sözleşme gereğince işlemiş temerrüt faizi toplamda 2.510.137 TL üzerinden itirazın iptaline, İşleyecek faiz oranına itirazın ise "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 38 sözleşmesel temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile Takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda...
İİK’nun 168/5. maddesi hükmü gereği, borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Somut olayda, ödeme emrinin borçlu şirkete 21/05/2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin ise İİK’nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal beş günlük sürede mahkemeye başvurarak, zamanaşımı nedeniyle takibin iptalini istediği, itiraz tarihinde takibin henüz kesinleşmediği görülmektedir. Başvuru bu hali ile takibin kesinleşmesinden önce alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik olup, itirazın kabulü halinde İİK.nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durmasına karar verilmesi gerekir. Öte yandan takip dosyasında başka borçluların da bulunması nedeniyle itiraz eden borçlu yönünden hüküm kurulmak yerine takibin tüm borçluları kapsar şekilde iptaline karar verilmesi de doğru görülmemiştir....
İ.İ.K.’nun 168/5.maddesi hükmü gereği, borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Aynı Kanunun 71/2. maddesine göre ise, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zamanaşımı itirazı bir süreye tabi değildir. Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 14/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise İ.İ.K.’nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal beş günlük sürede mahkemeye başvurarak, zamanaşımı nedeniyle takibin iptalini istediği, itiraz tarihinde takibin henüz kesinleşmediği görülmektedir. Başvuru bu hali ile takibin kesinleşmesinden önce alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik olup, itirazın kabulü halinde İİK.nun 169/a-5.maddesi gereğince takibin durmasına karar verilmesi gerekir....
Taraflar arasında, uyuşmazlık konusu takipten başkaca bir takibin bulunmadığı da gelen yazı cevapları ile belirlenmiş olmakla, davacı tarafça itfa iddiasına dayanak yapılan ibranamenin, davaya konu takibe ilişkin olduğu, ispat külfeti üzerinde bulunan davalı tarafça aksinin ispat olunamadığı kanaatine varılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davaya konu takibin haksız olduğuna ilişkin hiçbir iddia ve ispat vasıtası sunulmadığı, icra dosyasının yenilenmesi üzerine işbu davanın açıldığı, İİK'nun 72/5. maddesinin lafzî yorumundan hareketle tazminat koşullarının oluşmadığı kanaatiyle tazminat isteminin reddine dair karar vermek gerekmiştir....
a temlik ettiği, temlik sözleşmesinin 25.08.2017 tarihinde takip dosyasına bildirildiği, alacağı temlik eden vekilinin temlikin dosyaya bildirildiği tarihten sonra önceden haricen ödeme yapıldığından bahisle icra müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, dosya alacağını temlik ederek alacaklı sıfatı kalmayan temlik eden alacaklı vekilinin 03.10.2017 tarihli (temlikten sonraki) sunulan tahsilat beyanlarının temlik alan alacaklı tarafından kabul edilmediği, temlik alacaklısının kabulünde olmaksızın temlik tarihinden sonra temlik eden vekilince sunulan ödeme iddialarının geçerli olmayacağı gerekçesiyle davacının takibin itfa sebebiyle iptali talebinin reddine, şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçluların, borca ve fer'ilerine itirazlarını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece, ... ve ... Ltd. Şti. yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....
Dava her ne kadar menfi tespit davası olarak belirtilmiş ise de talep ve dava dosyası nazara alındığında davanın, takibin iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İİK 71 maddesinde; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33 a. Maddesi hükmü kıyasen uygulanır. " hükmü bulunmaktadır. İİK. 71. Madde düzenlemeye göre takibin iptali davasında görevli mahkeme icra mahkemesidir....


