WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte takibin kesinleşmesinden sonraki itfa sebebi ile icranın geri bırakılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/2 ve 33/a maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası da dahil olmak üzere birden fazla icra dosyası hakkında Bakırköy 6 ATM'nin2022/351 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, davacının açıkça dava konusu icra takipleri nedeniyle ibra edildiği, yapılan ibra nedeniyle de davacının dava konusu icra takipleri nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılarak menfi tespit davasının kabul edildiği bu dosyanın istinaf aşamasında olduğu, İİK'nın 33-a maddesine göre ;"İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder....

İcra ceza mahkemesinde nafaka borcunu ödememesi nedeniyle borçlu asilin cezalandırılması talebinde bulunabilmek için ayrıca asile çıkartılan icra emrinin takipten önceki ödemeler yönünden borçluya itiraz için yeni bir süre vermeyeceğinin kabulü gerekir. Bu durumda, icra emri tebliğinden önceki döneme ilişkin ödemeler nedeniyle itfa itirazının İİK'nun 33/1. maddesi gereğince süresinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Anılan ödemelere ilişkin temyiz itirazları bu nedenle yerinde değildir. Ancak icra emrinin tebliğinden sonraki ödemelere dayalı icranın geri bırakılması talebi İİK'nun 33/2. maddesine göre her zaman ileri sürülebileceğinden bu kapsamdaki ödemeler değerlendirilerek icranın geri bırakılması karar verilebilir. Somut olayda; .......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtiraz Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R İİK'nun 149. maddesinde "icra müdürü ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir...." hükmüne, İİK'nun 149/a maddesinin 1. fıkrasında "icranın geri bırakılması hakkında 33. maddenin 1, 2 ve 4. fıkraları uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 33. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında itfa ve imhal iddiasında bulunulabilmesi ve koşulları, 4. fıkrasında...

den 28.04.2008 tarihinde 3.771,07 TL tahsil ettiğini, dolayısıyla mükerrer olarak talepte bulunduğunu iddia ederek ilamlı takipte borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece davaların ve verilen kararların kronolojik sıralaması dikkate alınmadan, birleşen dava konusunda bozma ilamında değerlendirme yapılmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile temyize konu 18.02.2014 tarihli karar ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nun İcranın Geri Bırakılması başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasında "İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içerisinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir....

defalarca vurgulandığını, icra dosyasında görüleceği üzere takip talebinde hem alacaklı şirketin hem de şirket yetkilisi olarak şahsnın bilgilerinin yer aldığı halde icra memurunun ödeme emri düzenlerken şahsının ismini öne çıkarmasının karşı tarafca istismar edildiğini, bizim Servet'e borcumuz yoktur beyanlarıyla bu güne kadar alacağının tahsilinin engellendiğini, bütün bu olumsuzlukların giderilmesi maksadıyla huzurdaki dava ikamesinin zaruri hale geldiğini, bu nedenlerle fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla faturaya dayalı alacağın olduğu, 10.02.2020 tarihli protokolün geçersizliğine dair yasal sürede ititraz beyanlarında sunulduğu dikkate alınarak icranın geri bırakılması şartlarının oluşmadığının kabulü ile alacağın tahsiline karar verilmesi şeklinde davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte şikayetçinin itfa itirazında bulunarak takibin iptali ve icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....

İcra İflas Kanunun 71 inci maddesinde; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır" Aynı kanunun 33/a maddesinde; "İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder....

Ancak; İİK.nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılması talep edilebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarı, ayrıca işleyecek faiz oranı şikayet konusu yapabilir. Öte yandan, borçlular tarafından limit ipoteğinde limitin aşıldığına ilişkin şikayette bulunulmuştur. Limit aşımına ilişkin şikayet süresiz olarak her zaman ileri sürülebilir. TMK'nun 851. ve 881. maddelerinde ifadesini bulan muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır....

Ancak; İİK'nun 149/a maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2. maddesine göre itfa veya imhal sebebiyle icranın geri bırakılması talep edilebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarı ve yine işleyecek faiz oranı şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, şikayet eden asıl kredi borçlusuna gönderilen 20.03.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin, genel kredi sözleşmesindeki adrese 22.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11.04.2019 tarihinde yani İİK'nun 150/ı maddesinde öngörülen sekiz günlük süreden sonra ihtarname içeriğine itiraz ettiği , borçlunun hesap kat ihtarnamesine süresinde itiraz etmemiş olması nedeniyle ihtarnamede istenen miktarın kesinleştiği görülmektedir....

UYAP Entegrasyonu