Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımı oluştuğunu belirterek icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; istemin kabulü ile borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi -K A R A R- Dosya içeriğine göre dava, İİK’nun 33/a maddesi uyarınca borcun zamanaşımına uğramadığının tespiti, icranın geri bırakılması kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın aslının kambiyo senedine dayalı alacağa ilişkin bulunmasına, Başkanlar Kurulu Kararı ve Yargıtay Yasasının 14. maddesine göre temyiz inceleme görevi Yüksek 19.Hukuk Dairesine aittir. Bu nedenlerle dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE 13.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat Hüküm : 282,33 TL maddi, 1500 TL manevi tazminat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İcranın geri bırakılması talebi hakkında mahallinde karar alınması mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
K A R A R İncelenmesi gerekli bulunduğundan; ....... 2001/18362 ve 2001/18361 sayılı Takip dosyalarının asıllarının ya da okunaklı onaylı birer örneğinin tüm belgeleri ile noksansız ve sıralı olarak, 2-Yukarıda belirtilen icra takip dosyalarına konu alacaklar ile ilgili davalı alacaklı tarafın İİK’nun 33/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat etmek için 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açıp açmadığının tevzi bürosundan araştırılıp, ilgilisinden de sorularak, buna ilişkin yazı cevabının temin edilip eklenmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .........
İcra Hukuk Mahkemesinin sırasıyla 2009/1239-1301, 2009/1237-1299, 2009/1238-1300 ve 2009/1236-1298 sayılı kararları ile İİK.nun 71/2 ve 33/a maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle 2010/9825 210/10495 icranın geri bırakılması kararı ile icranın ertelenmesine karar verildiği, davacı tarafın bu karara karşı İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açmış olduğunu bildirdiği ancak dosya numarasını bildirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı tarafından İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açılıp açılmadığının araştırılarak dava açılmış ise sonucunun beklenilmesi, davacı tarafından dava açılmamış olması ve borçlu davalı tarafından açılan icranın geri bırakılmasına dair kararların kesinleşmiş olması halinde geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan ... Ltd....
Mahkemece, icranın geri bırakılması kararının getirilmesi için verilen sürede, icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı getirilmemesi veya temyiz edilmiş olan kararın onanması halinde, gösterilen teminatın icra müdürü tarafından paraya çevrilerek alacaklıya ödenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda,... İcra Müdürlüğü'nün 2015/18935 Esas sayılı icra dosyasına tehiri icra kararının 03.02.2016 tarihinde ibraz edildiği, aynı tarihte borçlu vekilinin icra müdürlüğüne başvurarak bankaya gönderilen tazmin talebinin geri alınması talebinde bulunduğu, bankaya talep öncesinde teminat mektubunun paraya çevrilmesi şeklinde talimatın verildiği, dosyaya giren paranın ise 04.02.2016 tarihli reddiyat makbuzundan görüleceği üzere bu tarihte alacaklıya ödendiği anlaşılmaktadır....
T.A.Ş'nin 18.12.2017 tarihli yazısına göre ipotek nedeniyle herhangi bir hak ve alacağının kalmadığının bildirilmesinin yanı sıra 24.06.2016 tarihli temliğe konu alacağın sadece asıl borçlu ... Şirketinden olan alacaklarla sınırlı olduğunun bildirilmesi karşısında temlik alan şirketin borçlu ... yönünden takibe devam etmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5039 Esas sayılı dosyasında şikayetçi borçlu hakkında başlatılan icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 71/1. maddesinde; "Borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir müddet verdiğini, noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir." hükmü yer almaktadır....
KARAR Borçlu, takip konusu yapılan nafaka borcunu takipten önce alacaklının banka hesabına yatırdığından bahisle icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Sakarya 6. İcra Müdürüğü'nün 2014/3668 Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle davacının 5.000,00 TL manevi tazminat, 252,00 TL birikmiş nafaka borcu bulunduğunun tespitine, takibin 5.252,00 TL toplam alacak devam eden nafaka alacakları ve işlemiş faiz ile birlikte devamına karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Başvuru, İİK'nun 33/1. maddesine dayalı icra emri tebliğinden önceki döneme ilişkin itfa itirazıdır. Somut olayda, alacaklı ...'e ait İş Bankası hesap dökümünde dosya borçlusu olmayan ... tarafından yapılan ödemelerin bilirkişi raporunda hesaba dahil edilerek bakiye nafaka alacağının belirlendiği görülmektedir....
Aile Mahkemesi'nin 27.05.2014 tarih ve 2013/451 Esas - 2014/415 Karar sayılı ''... takdiren 20.000 TL maddi - 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ilamına dayalı olarak, ilamların icrası yolu ile 26.11.2015 tarihinde başlatılan takipte, toplam 41.979,36 TL'nin faizi, icra masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte tahsilinin talep edildiği, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, borcun 40.000,00 TL'lik kısmının takip tarihinde ancak takip başlatılmadan önce saat 09:43'te alacaklının banka hesabına havale edildiğini ileri sürerek 40.000,00 TL'lik tazminat alacağı ve bu alacağa işletilen faiz tutarı yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istediği, mahkemece, icra emri tebliğ edilmeden ve takipten hemen önce ilamda hükmedilen asıl alacak toplamı olan 40.000,00 TL'nin borçlu tarafından ödenmiş olduğundan bahisle ve taleple bağlı kalındığı belirtilerek istemin kabulü ile borçlu yönünden 40.000,00 TL ve ona denk gelen faiz bakımından icranın geri...
İİK'nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş, yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; borçlu babanın Mahkeme'ye sunduğu ödeme belgeleri değerlendirilirken;.....Mahkeme’sinin EO 2011 163 sayı ve 05.10.2012 tarihli kararı nazara alınarak birtakım hesaplamalar yapılmış ise de; söz konusu yabancı Mahkeme kararında anne için hükmedilen nafaka alacağının; Türk Mahkemesi’nce müşterek çocuk için hükmedilecek nafaka miktarına göre artırılmasına veya eksiltilmesine karar verilmiştir....


