Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu menkullerin her iki icra dosyasından da borçlunun huzurunda haczedildiğinden İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup aksinin davacı 3.kişi tarafından ispatlanamadığı, davacı3.kişi ile borçlu arasında yapılan satış ve kira işlemlerinin danışıklı olduğu gerekçesiyle esas ve birleştirilen dava yönünden istihkak davasının reddine, icra takipleri durmadığından davalı alacaklı vekilinin tazminat taleplerinin reddine, istihkak davası reddedildiğinden tasarrufun iptali davasında karşı davacı-davalı alacaklının hukuki yararı kalmadığından esas ve birleşen dosyalardaki tasarrufun iptali davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklı tarafından İİK 'nun 97/17 madde gereğince açılmış karşılık tasarrufun iptali davasıdır....
Uyuşmazlık konusu, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü istihkak iddiası ile ilgili takibin devamı ya da taliki konusunda bir karar verilmesi istemine ilişkindir. Dava konusu hacizde takip borçlusunun hazır bulunduğu, sonradan eşi ve çocuklarının da geldiği anlaşılmaktadır. İİK’nun 8/son maddesi uyarınca haciz tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir. İİK’nun 96, 97. maddeleri gereğince takibin devamı yerine talikine karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de; İİK’nun 97. maddesi gereğince takibin talikine karar verilirken aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, alacaklının muhtemel zararına karşılık İİK’nun 36. maddesinde gösterildiği gibi teminat alınması gerektiğinin dikkate alınmaması da isabetli değildir....
Mahkemece, toplanan delillere göre; mahcuzlar üzerindeki istihkak iddiası üzerine, icra müdürlüğünce İİK.nun 97.maddesi gereğince takibin taliki ya da devamı yönünde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemeye gönderilmesinden sonra, mahkemece verilen 01.12.2009 tarih ve 2009/25-26 sayılı takibin devamına ilişkin kararın ilgililere 17.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, İİK.nun 97/6.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süre geçirildikten sonra açılan istihkak davasının süresinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişiler tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı borçlu aleyhine Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2009/8668 sayılı dosyasından yapılan takipte uygulanan 11.7.2011 tarihli haciz işleminde, haczedilen mahcuz hakkında 3.kişi tarafından haksız olarak istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekili davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır....
-2- 2012/3410 2012/10286 Uyuşmazlık 3. kişinin İİK.nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK. nun 97/17 maddesine dayalı karşılık tasarrufun iptali davasına ilişkindir. 1-) Kural olarak, İİK.nun 277 vd.maddelerine dayalı olarak doğrudan açılan tasarrufun iptali davaları dava konusunun değerine göre genel mahkemelerde görülür. (İİK.md.281) Ancak, 3.kişi hacze dayalı istihkak davası açmışsa (İİK.md.97/6-9) davalı takip alacaklısı geçici veya kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmaksızın, bu davaya karşı, karşılık tasarrufun iptali davası açabilir. (İİK.md.97/17) Bu durumda, karşılık tasarrufun iptali davası istihkak davasına bakan icra mahkemesinde incelenerek karara bağlanır. Gerçekten İİK.'...
İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/376 E.- 359 K. sayılı ilamı ile “İİK’nun 97. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, üçüncü kişinin zilyetliğindeki malların haczedilmiş sayılacağı ve istihkak iddiasının İİK’nun 99. maddesi gereğince değerlendirileceği, bu suretle İİK’nun 97/1-3. ve 36. maddeleri gereğince haczedilen mahcuz malların niteliği ve asıl alacak miktarı dikkate alınarak 50.000 TL teminat mukabilinde takibin talikine” karar verildiği, söz konusu kararın davalı üçüncü kişi şirkete 26.08.2019 tarihinde tebliğ olunduğunu, üçüncü kişi şirket tarafından teminatın yatırıldığını, ancak tebliğden itibaren 7 günlük süre içinde ne şikayet ne de istihkak davası açılmadığını, 30.10.2019 tarihinde üçüncü kişi şirket vekili tarafından icra müdürlüğünün İİK'nun 96. maddesinin uygulanmasına yönelik kararın ve teminatın değiştirilmesine yönelik kararın iptali istemiyle dava açıldığını, ... 8....
Diğer taraftan İİK 97/13 maddesi uyarınca; İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur. Somut olayda, davalı alacaklı 12.02.2007 havale tarihli cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunduğundan, İİK 97/13 maddesinde yer alan koşullar dikkate alınarak, tazminat talebine yönelik olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Şikayet ve istihkak davasının 6100 sayılı HMK'nın 111. maddesine göre terditli olarak açılmasında yasaya aykırı bir durum yoktur. ( HGK 10.12.2019 T. - 2017/8-1917 E.-2019/1332 K.) Şikayet terditli olarak açılan istihkak davalarının yasal dayanağı İİK'nın 96-97-99. maddeleri olup alacaklıdan mal kaçırma, organik bağ vs. iddiaları şikayette değil, açılacak istihkak davasında dinlenebileceğinden terditli olarak ileri sürülen talepler arasında hukuki bir bağlantı bulunmaktadır. Taleplerin aynı amaca hizmet etmesi iki ayrı talebin bulunmadığı anlamına gelmez. İcra memurunun işlemine karşı şikayette bulunulabileceği gibi istihkak davası da açılabilir. Asli talep olarak bildirilen şikayet kabul edilirse istihkak davası açma yükümlülüğü ortadan kalkacağı için terditli olarak ileri sürülen istihkak davasının görülmesine gerek kalmayacaktır. Bu durum usul ekonomisine de uygun bir hâldir....
Davalı alacaklı vekili, 6.1.2010 tarihli hacizden sonra süresi içinde istihkak iddiasına itiraz etmeleri üzerine dosyanın icra mahkemesine gönderildiğini ve mahkemenin takibin devamıyla birlikte 3.kişiye dava açması için 7 gün süre verdiğini, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu mahcuzların borçluya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın 7 günlük yasal sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK'nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu taşınır mallar 6.1.2010 tarihinde haczedilmiştir. Haciz sırasında hazır bulunan davacı 3.kişi istihkak iddiasında bulunmuş, davalı alacaklı da istihkak ../... - 2 - 2012/10335 2012/10571 iddiasına itiraz etmiştir. İstihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir. İstihkak iddiası üzerine icra müdürlüğünce İİK'nun 97/1.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir....
Mahkemece iddia, toplanan delillere göre; haczin yapıldığı maden ocağı ruhsatının davalı borçlu adına kayıtlı olması, haciz talimatının İİK 99.maddeye göre çıkmış olup istihkak iddiasında bulunan tarafın dava açarak istihkak iddiasını ispat etmesi gerekirken böyle bir ispat olmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne istihkak iddiasının reddine, şartlar oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 99 ve devamı maddeleri gereğince alacaklı tarafından açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması davasına ilişkindir. İstihkak davaları İİK'nun 97/11 ve HUMK'nun 512.maddesi gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasasının 16.maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nisbi esas üzerinden harca tabidir....


