olduğu, davacının muvafakatinin içeriğine göre gerekli tesisat kavramı içinde elektriğin iletilmesini sağlayan kabloların geçirilmesinin de bulunduğunun kabulü gerektiği, aksi iddianın dürüstlük ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı, mecra hakkına göre davacının elektrik hat ve kablolarının kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlü olduğu, davalının kabloların yer altından geçirilen kısmı yönünden bu hakkını irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle tapuya tescil ettirme hakkının bulunduğu, cevap dilekçesinde bu hakkın saklı tutulduğunun beyan edildiği, gerekçesi doğru olmamakla birlikte sonucu itibariyle davanın tüm talepler bakımından reddi yönündeki kararın dosya kapsamına uygun olduğu, eldeki davanın parayla ölçülebilen mal varlığı değerlerine ilişkin olması nedeniyle nispi harca ve nispi vekalet ücretine tabi olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
Öte yandan, Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabilmesi mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerekmekte, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu nedenle de taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olması, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacaktır....
Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir....
Bu durumda başvuruculara herhangi bir tazminat da ödenmediği dikkate alındığında mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucular aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır... 41. Bu durumda mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, ihlal sonucuna uygun olarak gerekli araştırma yapılmak suretiyle tazminata hükmedilmesinden ibarettir. Tazminat miktarının belirlenmesi hususu ise bu konuda uzmanlaşmış derece mahkemelerinin takdirindedir....
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; lisans sözleşmesinden kaynaklanan fatura tutarlarının düzenlendiği 2011 yılı yerine sonraki yıllara ait gelirler hesabına aktarılmasına dair cezalı tarhiyat kısmına ilişkin olarak; davacı şirketin, eser sahibi olan yurt dışı mukim firmalardan lisans sözleşmesi kapsamında belli bir süre ile sinema filmlerinin yayın ve dağıtım hakkının alındığı ve yine lisans sözleşmesi ile yurt içi firmalara yayın hakkının devredilerek belli dönemler için kiralandığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Gayrimenkul Sermaye İradı başlıklı 70/1....
Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulunu yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi. ’’ 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı karan ile “......
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2018 tarih ve E:2018/4167, K:2018/9561 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak davacılar tarafından uyuşmazlık konusu taşınmaza imar planları ile getirilen kısıtlılığın kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun kabul edildiği ve taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında ticaret+konut alanı olarak belirlenmesi nedeniyle taşınmazdaki kısıtlılık halinin sona erdiği, dolayısıyla davacıların mülkiyet hakkının özüne dokunan bir kısıtlılığın mevcut olmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine, taşınmaz üzerindeki kısıtlılığı kaldıran imar planı değişikliğinin davacıların talebi üzerine işbu davanın açılmasından sonra yapılmış olması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verme durumu gözetilerek yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T...
Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği hükmü yer almıştır. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılması...
Zaten yok hükmünde olan şerhinin tapuya hiç şerh edilmediği varsayılarak Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi uyarınca taşınmaza haciz koyduran üçüncü kişinin bu hakkının korunması, taşınmazların üzerindeki haciz şerhleriyle birlikte davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz....
belgelerin düzenlenmesi vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi olarak açıklanmıştır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 2. maddesinin (c) bendinde ise kat irtifakı; bir arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak veya yapılmakta olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre kurulan irtifak hakkı olarak tanımlanmıştır....


