Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 2-İcra emri tebligat usulsüzlüğüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, borçlunun 19.09.2018 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurusunda; icra emri ve kıymet takdir raporu tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 12.09.2018 olarak düzeltilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince; 30.03.2018 tarihli kıymet takdir raporu tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, buna göre icra emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna dair 19.09.2018 tarihli şikayetin yasal 7 günlük sürede olmadığı gerekçesi ile şikayetin süre aşımından reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusunun...
İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2013/1009 E.) sayılı dosyasında ileri sürülen usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 02.10.2013 olarak düzeltilmesine karar verildiği, düzeltilen tebliğ tarihine göre kesinleşmeden yapılan ödemenin iddiası isteminin icra müdürlüğünce reddedildiği borçlunun şikayeti üzerine icra mahkemesince; icra dosyasına ödenen paranın takip kesinleşmeden ödenmiş olduğu ve iade edilebileceği belirtilerek şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Borçlu tarafından yatırılan paranın, iade koşulları İİK.nun 361. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre borçlu, yapılan takipte fazla para tahsil olduğunu ya da yanlışlıkla bir ödemede bulunduğunu kanıtlarsa bu takdirde ödediği miktarı geri isteyebilir. Somut olayda ise; yasanın öngördüğü koşullar gerçekleşmediği halde; mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
ya '' tebliğ edildiği, tebligat yapılan adresin borçluların konut olarak kullandıkları adresi olup olmadığının tespiti için yapılan kolluk araştırmasında söz konusu adresi borçluların konut olarak kullandığına yönelik bir tespitin yapılmadığı, Avukatlık Kanunu'nun 35/1 maddesine göre avukat olmayan gerçek kişiye vekaletname ile tebligat almak üzere özel yetki verilemeyeceği, usulüne uygun tebligat yapılabilmesi için vekilin avukat sıfatı taşıması zorunlu olduğu, gerekçesi ile davacı borçluların usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile; İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2017/21329 Esas sayılı icra takibinde ödeme emrinin davacı borçlulara tebliğ tarihinin 09.03.2020 tarihi olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı alacaklı vekili; tarafları aynı olan İstanbul 37....
Hukuk Dairesince 10.02.2016 tarihli ve 2015/26947 E., 2016/3330 K. sayılı kararı ile; “…Alacaklının, genel haciz yoluyla başlattığı ilamsız icra takibinde, borçlunun, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi, İİK'nun 16. maddesi anlamında bir "şikayet" olup, aynı maddenin 1. fıkrası gereğince borçlunun bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir....
Takip dosyası incelendiğinde, şikayetçi borçlu tarafından yapılan meskeniyet şikayeti neticesinde, ... 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 19.09.2012 tarih ve 2011/777 Esas, 2012/944 Karar sayılı kararı ile "taşınmazın 200.000 TL'den aşağı olmamak üzere satılmasına, borçlunun ekonomik ve sosyal durumuna uygun kendisine taşınmaz alabilmesi için satıştan kalan 200.000 TL'nin kendisine ayrılmasına" karar verildiği, yine borçlu tarafından, ihaleden önce ... ... 3.İcra Hukuk Mahkemesi'ne (2014/755 Esas) yapılan başvuruda, usulsüz tebligat şikayeti ve meskeniyet şikayetinde bulunulup satışın durdurulmasının istendiği, mahkemece, satışın durdurulması talebi reddedilerek 02.12.2014 tarihinde (ihaleden sonraki tarihte) meskeniyet şikayeti yönünden yetkisizlik kararı verildiği, borçlunun, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti çerçevesinde belirlenen bedelin, güncel verilere göre yeniden tespiti talepli olarak ... 21.İcra Hukuk Mahkemesi'ne (2014/280 Esas) yaptığı başvurunun ise, satış durdurulmaksızın...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; örnek 7 ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu ve tebliğ tarihinin 31.03.2016 tarihi olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece, dosya üzerinden istemin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin 31.03.2016 olarak düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, diğer itirazlarının yanında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu da ileri sürdüğü halde, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği görülmektedir. O halde mahkemece; öncelikle tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin şikayetin incelenerek tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varılması halinde, tebligat tarihinin TK.'...
Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine yapmış olduğu şikayet başvurusunda; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, ödeme emri tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olan 29/04/2019 olarak düzeltilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince; şikayetin kabulüne karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davalı alacaklı tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde alacaklı tarafından borçlu aleyhine fatura alacağına istinaden ilamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emri tebligatının " muhatap gösterilen adresteki güvenlik Ramazan Karakay'dan sorulduğu, muhatabın adresten ayrılmış olduğu ve yeni adresinin bilinmediğine dair sözlü beyanda bulunması üzerine çıkış merciine 07.02.2020 tarihinde iade edildiği" şeklinde olduğunun görüldüğünü, aynı adrese TK 35.maddesine göre 18.02.2020 tarihinde tebliğ yapıldığını, borçlu şirketin ticaret siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılmasını...
Genel haciz yolu ile başlatılan icra takibinde ödeme emri, borçlu ...'e 14/08/2012 tarihinde, Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Muhatabın adreste bulunmaması halini düzenleyen Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin birinci fıkrasında; "Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir" hükmü yer almaktadır. Bu itibarla Tebligat Tüzüğünün 28.maddesi uyarınca muhatabın adreste bulunmama nedeni tevsik edilmeden Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersiz olmaktadır....


