İİK’nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3.fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”… ihaleden feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…” İhalenin feshi aslında bir tür şikayeti olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebeplerini ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir....
İİK’nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134.maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3.fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”… ihaleden feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…” İhalenin feshi aslında bir tür şikayet olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebepleri ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir....
Çünkü İİK 134/2 maddesi uyarınca görevli icra mahkemesince ihale tapudaki tescil geçerli bir sebebe dayandığından yolsuz tescilden söz edilemez. Bu nedenle TMK 1024/2'ye göre yolsuz tescil nedeni ile tapu iptali ve tescil davası açılamaz. O halde ihalenin feshi nedeni olabilecek hususların ihalenin feshi şikayetinde incelenmesi gerekmektedir. İcra mahkemesince yapılan inceleme sonucunda ihalenin feshi sebebi tespit edilemez ise ihalenin feshi talebinin reddi ile yetinilmesi gerekirken" sair istinaf nedenlerinin genel mahkemelerde yargılama gerektiren yolsuz tesciline ilişkin davada ileri sürülebileceği..."şeklinde bir gerekçeye yer verilmesi cebri icra yolu ile ihale ve ihalenin feshi ile ilgili icra hukukunun kurallarına aykırılık oluşturduğundan isabetli görülmemiştir....
İİK’nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134.maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3. fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”… ihaleden feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nisbi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…” İhalenin feshi aslında bir tür şikayeti olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebeplerini ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir....
Dolayısıyla, şikayetçilerin ihalenin feshi isteminde bulunmalarına yasal imkan yoktur. O halde, mahkemece, şikayetçilerin aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmeden istemin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek hüküm tesisi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonuç itibariyle doğrudur. Ancak; İİK.'nun 134/2. maddesi uyarınca, işin esasına belirtilen nedenle girilmemiş olacağından şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın Dairemizce düzeltilerek onanması gerekirken, doğrudan onandığı anlaşılmakla şikayetçilerin karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü gerekmiştir....
İİK.'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz" düzenlemesine yer verilmiştir....
KARŞI OY YAZISI Davacı, icra dairesindeki satış sonucu ihale ile aldığı dairenin 176.000 TL olan satış bedelini süresi içerisinde yatırdığını ancak davalıların haksız yere ayrı ayrı açtıkları ihalenin feshi davaları nedeniyle dairenin kendisine verilmediğini belirterek geçen sürede mahrum kaldığı kira gelirlerinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Yerel mahkeme davacının taşınmazı 07/07/2009 tarihinde satın alarak bedelini ödediğini, açılan ihalenin feshi davaları nedeniyle tapusunu 17/04/2012 tarihinde aldığını, bu tarihler arası mahrum kaldığı kira bedellerini zarar olarak kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir. İİK 134/ı maddesi gereğince alıcı ihale ile mülkiyeti kazanır. İhale edilen taşınmaz ise tescilden önce mülkiyet kazanılır. Bu durumda alıcı sadece taşınmazın mülkiyetini 3. kişilere geçiremez ancak diğer işlemlerde bulunabilir....
Şikayetçilerin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İhalenin feshi isteminde bulunulan taşınmaz ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğu’nun 2010/30 Esas sayılı dosyası nedeni ile satışı yapılan taşınmazdır. Şikayetin niteliği itibarıyle anılan dosyadaki alacaklı(alıcı) hasım gösterilmek suretiyle yargılama sürdürülmüş ve mahkemece şikayetçiler yönünden ihalenin feshi isteminin reddi aynı hukuksal nedene dayandırılmıştır. O halde mahkemece, şikayetçilerin birlikte ve aynı gerekçelere dayalı olarak açtıkları ihalenin feshi davasının reddi halinde ihale bedelinin %10’u tutarında tek para cezasına hükmedilmesi gerekirken, her bir şikayetçi için ayrı ayrı para cezasına hükmedilmesi doğru olmadığından mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararı düzeltilerek onanmalıdır....
Somut olayda, şikayete konu ihalenin 07.05.2014 tarihinde gerçekleştirildiği, şikayetin ise 13.05.2014 tarihinde yapıldığı ve bu hali ile İİK. nun 134/2.maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede olduğu görülmektedir. O halde, mahkemece, ihalenin feshi isteminin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçi mirasçı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı, satış memurluğunca bildirilen ihale bedelinin süresi içinde ve eksiksiz şekilde ödendiğini, bu nedenle, taşınmazın hazine adına tescil işleminin usulüne uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, satış bedeli eksik yatırıldığından yapılan ihalenin usulsüz hale geldiği ve böylece davalı hazine adına oluşan kaydın yolsuz nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 350/2400 payının davacı ..., 2050/2400 payının ise; davalı hazineye ait olduğu, davacı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, anılan karar doğrultusunda ......


