Davalılar icra takibine itirazı sırasında icra dairesinin yetkisine itiraz etmedikleri gibi dava açıldıktan sonra mahkemenin yetkisine de itiraz etmemişler yani yetki ilk itirazında bulunmamışlardır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 116/1.maddesi gereği yetki itirazı ilk itirazlardan olup, 117.maddesi gereği esasa cevap süresi içinde ileri sürülmediği takdirde dinlenmez. Ayrıca, HMK'nın 19/2.maddesine göre, "yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." Somut olayda mahkemece re'sen uygulanması gereken bir kesin yetki kuralı da bulunmamaktadır....
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre mahkemenin ...İcra Müdürlüğündeki takip dosyasına yapılan itiraz konusunda yetkisiz olduğu, dolayısıyla bu icra takibine karşı yapılan gerek yetki ve gerekse esasa ilişkin itirazları incelemeye yetkili mahkemenin ...Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacı araç maliki şirket, davalı kasko sigorta şirketi hakkında .... İcra Müdürlüğünde icra takibi yapmış, borçlu... Sigorta A.Ş. vekili icra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emri tebliği üzerine icra dairesinin yetkisi ile borca itiraz etmiştir. Davacı vekili itirazın iptali davasını... Asliye Hukuk Mahkemesinde açmıştır....
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın alan davalının, faturaların bedelini ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin ikametgahının bulunduğu Bozöyük mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra takibine sadece yetki itirazında bulunulduğundan İİK.nun 50/2.maddesi hükmü gereğince görevli mahkemenin icra mahkemeleri olduğunu, davacının inkar tazminatı talebinin yasal dayağı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın alan davalının, faturaların bedelini ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin ikametgahının bulunduğu ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra takibine sadece yetki itirazında bulunulduğundan İİK.nun 50/2.maddesi hükmü gereğince görevli mahkemenin icra mahkemeleri olduğunu, davacının inkar tazminatı talebinin yasal dayağı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
İcra müdürlüklerinin yetkili olmadığı anlaşılmış, mahkememizce borcun esasına yönelik itirazın incelenmesine geçilmeksizin icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine" şeklinde karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğünün 2013/4939 Esas sayılı icra dosyası ile 26.04.2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan icra takibine karşı davalı-borçlunun süresinde hem borca hemde icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, itiraz neticesinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
- K A R A R - Dava, mal satış ilişkisine dayalı düzenlenen fatura karşılığı para alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı/borçluların adreslerinin ...,... olduğu, ödeme emirlerinin tebliğ adreslerinin de aynı yer olduğu ve davalılar tarafından yetki itirazında bulunulduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Kuyucak Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı-borçlu aleyhindeki icra takibine icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına itiraz etmiştir. Açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece İİK.nun 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik bir inceleme yapılmadan, mahkemenin yetkisine yönelik itiraz değerlendirilerek, yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir....
T.A.Ş. ye olan borçlarının davacı şirket tarafından temlik alındığını,davalılar hakkında başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini belirterek davalıların itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili,taraflarınca icra takibine yetki itirazında bulunulduğunu,davada ... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu,mahkemenin görevsiz olduğunu,davalılar hakkında başlatılan icra takibinin mükerrer olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olan ... T.A.Ş. ve davalıların ikametgahının ......
-KARAR- Davacı vekili, davalı ile yapılan sözleşme ile tarafların İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkisini kabul ettiklerini, bu nedenle davalının takip dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığını iddia ederek davalının icra dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine girişilen icra takibine sadece yetki açısından itiraz edildiğini, İİK’nun 50/2.maddesi uyarınca sadece yetki hususunda yapılan itirazın kaldırılmasının İcra Hukuk Mahkemelerinden istenebileceğini, mahkemenin davacının talebini değerlendirmede görevli ve yetkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın ve teslim alan davalının, fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, Bozüyük İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, takip ve dava konusu malların satışının yapılıp, teslim edildiği iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir....
Dosya içeriğine göre, davacı tarafından idari para cezasının tahsili amacıyla davalı aleyhine B..M.. 2012/11947 sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 20/12/2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 25/12/2012 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinin tebliğinden önce 14/12/2012 tarihinde borcu ödediğini belirterek icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ve ödeme dekontunu itiraz dilekçesine eklediği anlaşılmaktadır. Davalının itiraz dilekçesinin mahiyeti, borcun bulunmadığına ilişkin olmayıp borcun ödendiğine (itfasına) ilişkindir. Nitekim icra memuru tarafından da davalının itirazı bu şekilde değerlendirilmiş, sadece icra takibinin yetki yönünden durdurulmasına karar vermiştir. Şu halde, borçlunun yetki itirazını kabul etmeyen alacaklı yetki itirazının reddini sağlamak için yalnız icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir; mahkemede itirazın iptali davası açamaz....


