İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ödeme emrine itirazın iptali davası, (konusu borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan) bir eda davasıdır. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine (süresi içinde) itiraz etmiş (m.62) olan takip borçlusuna karşı açılır. Alacaklı davayı kazanırsa (yani, mahkeme borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa), mahkeme, borçlunun itirazının iptaline karar verir; işte bundan dolayı, bu davaya itirazın iptali davası denir. İİK m. 68-68/a'daki yazılı belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek (yani, itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek) için, yalnız itirazın iptali davası yoluna başvurabilir; icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez....
Tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; davalının ilamsız icra takibine karşı süresi içerisinde hem yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra dairesi olduğu yönünde icra dairesinin yetkisine, hem de borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı alacaklı tarafından yetki itirazı hususunda bir işlem yapılmadan itirazın iptali hususunda dava açıldığı, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre davacı şirketin adresinin "Başakşehir/İstanbul'' ve davalı şirketin yerleşim yeri adresinin "Üsküdar/İstanbul" olduğu, davacı alacaklının yerleşim yeri adresine göre yetkili icra dairesinin Bakırköy İcra Daireleri olduğu, davalının yerleşim yerine göre yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğu, bu haliyle HMK m. 6, HMK m. 10 ve TBK m. 89 kapsamında davalı hakkında yetkili icra dairesinde yapılmış icra takibi olmadığından, itirazın iptali davasının hukuki koşullarının oluşmamış olduğu..." gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir....
HMK'nın 17. maddesinde; tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılacağı hükmüne yer verilmiştir. İtirazın iptali davalarında takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması dava şartı mahiyetinde olduğundan, icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz HMK'nun 117/2 fıkrası uyarınca öncelikle incelenmek durumundadır. Yetki itirazının dayanağı, taraflar arasında imzalanan ve inkar edilmeyen fuar katılım sözleşmesinin 32. maddesiyle; sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkilidir şeklindeki düzenlemedir. Davalı borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu borca itirazda açıkça yetki itirazında da bulunduğu ve yetkili icra dairesi olarak da Bakırköy İcra Dairelerinin gösterildiği görülmüştür....
Dosya kapsamında geçerli bir icra takibinin bulunduğu, 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalının ödeme emrine itiraz etmiş olduğu ve yine itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Borçlunun haksızlığından kasıt ise alacak miktarının likit yani belirlenebilir olmasıdır. Borçlu şayet alacak miktarını belirlemek için bütün unsurları biliyor ise alacak likit sayılır. Ayrıca borçlunun icra takibine kötü niyetle itiraz etmesi şartı kanunda aranmamıştır. Somut davada alacağın faturalardan kaynaklandığı dikkate alınarak alacağın likit olduğu kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Antalya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Alacak likit olduğundan ... TL asıl alacağın %20'ne tekabül eden ......
İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1275 Esası ile ödeme emri ve takibin iptali talepli şikayet başvurusunda bulunduğunu, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip mesnedi faturaya ilişkin alacağın ve ferilerinin tahsili istemli olarak icra takibi yapılan dosyada davalı borçluya ilk olarak ödeme emrinin 01.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının bu ödeme emri üzerine takibe ve borca itiraz ettiğini, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ödeme emrinin iptal edilmesi nedeni ile ilam gereği İstanbul .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyadan talepleri ile borçluya yeni bir ödeme emri zarf içeriğine fatura sureti de konulmak suretiyle tebliğe çıkarıldığını, ödeme emrinin borçluya 30.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini; fakat davalının bu ödeme emrine karşı da takibe ve borca yeniden itiraz ettiğini, davalı borçlunun, İstanbul ... İcra Dairesinin ......
Söz konusu alacağın vadesinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından ilamsız icra takibi yapılmış ve davalı borca itiraz edince takip durmuştur. Davacı, itirazın iptali ile inkâr tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmiş; davacının inkâr tazminatı isteği ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemenin önüne gelen her davada, dava dilekçesindeki isteklerle ilgili olumlu veya olumsuz bir karar vermesi zorunludur. Mahkemece, davacının inkâr tazminatı isteği ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
İİK'nun 8. ve İcra İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 22/2. maddesi gereğince ise; "İcra ve iflas daireleri, yaptıkları muamelelerle kendilerine vaki talep ve beyanlar hakkında bir tutanak yaparlar. Sözlü itirazlar ile talep ve beyanların altları, ilgililer ve icra müdürü veya muavini veya katibi tarafından imzalanır.'' Buna göre; ödeme emrine itiraz dilekçesinin, icra memuruna havale ettirilip icra tutanağına yazdırılmış olması gerekir. Çünkü ödeme emrine itiraz tarihi, itiraz dilekçesindeki tarih olmayıp, bu dilekçenin icra tutanağına geçirildiği tarihtir (HGK. 13.5.2009 tarih ve 2009/12-185 E.-2009/182 K.). İcra müdürlüğünce, itiraz dilekçesi tarihinin, önceki bir tarih olarak bildirilmesine itibar edilemez. Tutanağa geçirilmeyen dilekçeler tanık beyanı ile de ispat edilemez....
takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalı her ne kadar borca itiraz etmiş ise de; icra takibine konu olan alacağın, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalının bedelden sorumlu olduğunu, borçlunun haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş olduğu zararı henüz tazmin etmediğini; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, davalının; ... 30....
CEVAP:Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; icra takibine yetki yönünden itiraz ettiklerini, faturaya konu malın müvekkile hiç veya gereği gibi teslim edilmediğini, faturaya konu mal ve bedelin kabul edilmesi halinde dahi mal tesliminin hiç veya gereği gibi olmaması durumunda müvekkilinin borçlu olduğundan söz edilemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, takibe davalının itiraz ettiğini belirterek kullandırılan ticari krediden kaynaklanan takip çıkışı 7.706,12 TL alacaklı olduğunun tespitine ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı davaya cevap vermemiştir. DAVA: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Genel Kredi Sözleşmesi, Kefalet, ihtarname, -İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır....


