Esas sayılı dosyası ile 5.015,00TL tutarında icra takibi nedeniyle gönderilen ödeme emrine, davalı vekilince 22/12/2022 tarafından tarihinde itiraz edildiğini, davalı borçlunun bu itirazı zaman kazanma gayreti içerisinde kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin nakliye işi yapan şoför olduğunu, nakliye sonrası davalı borçluya 02/11/2022 tarih ... sayılı fatura kesildiğini ve karşı tarafa e-fauta olarak gönderildiğini, davalı borçlunun faturaya ilişkin herhangi bir itiraz edilmediğini veya iade işlemi yapıldığını, müvekkilinin iş sonunda parasını alamadığını ve davalı borçlu tarafından kötü niyetli olarak yapılmış olan icra takibine hiç bir gerekçe dahi gösterilmeden itiraz edildiğini beyan ederek, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
USD alacak için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, ... tarihinde davalı borçlunun icra takibine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, takibin durdurulması üzerine davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadığından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, Mahkememizce inceleme günü olarak kararlaştırılan tarihte davacı tarafça ibraz edilen dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerine göre ... tarihli ... mahsup fişinde dava konusu faturalara ait alacağın tamamının tahsil edildiğinin ve davacının herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği, böylece davalının takibe itirazında haklı olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça alacak iddiasının usulünce ispatlanamadığı anlaşıldığından sübut bulmayan...
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67/1. Maddesindeki "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklindeki düzenlemedir....
Menfi tespit davası yönünden hukuki yarar davanın takipten önce veya sonra açılmasına göre farklı değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. İcra takibinden önce menfi tespit davası açılabilmesi için borçlunun borçlu olmadığının hemen tespit edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki belirsizlik içeriyorsa ve bu belirsizlik nedeniyle borçlunun durumu tehlikede ise veya borçlunun durumu tereddüt içindeyse menfi tespit davası sonucunda verilecek kararla belirsizlik veya tehlike ortadan kalkacaksa hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilmelidir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında hukuki yararı bakımından çeşitli ihtimalle ortaya çıkabilir: -Borçlu icra takibinden sonra fakat ödeme emrine henüz itiraz edebileceği dönemde, ödeme emrine itiraz edilebilir. -Menfi tespit davası açabilir veya her iki yolla birlikte başvurabilir....
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir. İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir. İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür....
tarihinde e-tebliğ edildiğini, borçlu sigorta şirketi tarafından 21.02.2022 tarihinde hiçbir borçlarının bulunmadığını talep edilen tazminat talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığının şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığından bahisle borca itiraz edildiğini, borçlunun icra takibine ve borca yaptığı itiraz haksız olduğunu, itirazın iptali ve takibin devamını talep ve dava etmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2010/3618 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini borçlunun 21/06/2010 tarihinde vekili aracılığıyla borca, ödeme emrine, faize ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kat maliklerinin borçlarını düzenleyen Kat Mülkiyeti Kanununun 18. maddesi olduğunu, ana gayrimenkulün genel giderlerine katılmayı düzenleyen Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesinde olduğunu, davalının esas alacak ve ferileri hakkında yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan tarafına alacağın % 40'ından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir. Davacı vekili 22/12/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali olan davasını alacak davasına dönüştürmüş ve 6.966.00 TL ortak gider alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece ... 8....
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından rapora ve ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmadığı görüldü. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini ----- sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz....
Sayılı icra takibine haksız itirazlarının iptali ile takibin şimdilik 100.-TL kısmı için kaldığı yerden tüm ferileri ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeni ile davalının %20 icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... E. sayılı dosya kapsamında ilamsız takibe mahsus ödeme emrine süresi içerisinde müvekkili Şirket hakkında başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrine borçları bulunmadığından bahisle borca, müvekkili Şirket’in ikametgâh adresi ve ... ” olması sebebiyle yetkiye itiraz edildiğini, davacı taraf; 13.03.2023 tarihinde, davacı tarafın sigortalısına ait araçta oluşan hasar yönünden rücu şartları oluştuğunu iddia ettiğini, davacı tarafça öne sürülen iddiaların müvekkili Şirket tarafından kabul edilmesi mümkün olmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ''Sigorta'' başlıklı 91....
Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır....


