Mahkemece her ne kadar yetkili icra müdürlüğünce davalı borçlulara ödeme emri tebliğ edilmediği, ödeme emri bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 21.05.2015 tarihli yazısında "..UYAP kayıtlarına göre borçlulara ödeme emrinin gönderildiği, 31.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, 13.08.2014 tarihinde borca ve faize itiraz dilekçesinin sisteme kaydedildiği tespit edilmiş olup tebligata ilişkin yapılan UYAP sorguları ile borçlu vekilinin itiraz dilekçesi de ekte gönderilmiştir" denilmek suretiyle borçlulara ödeme emrinin gönderildiği ve tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, icra dosyasının aslı getirtilerek icra müdürlüğünün yazısında belirtildiği üzere yetkili icra dairesince ödeme emri gönderilmiş ve ödeme emrine itiraz var ise işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır....
Davalı vekili, icra takibinin yetkiye ve borca itiraz nedeniyle durduğunu, dava konusu icra takip dosyasında ödeme emrinin icra mahkemesince iptal edildiğini, iptal edilen ödeme emrinin bu kez usulsüz olarak tebliğ edildiğini, tebligatın usule aykırı olup, geçersiz olduğuna yönelik itirazın süresi içinde borca ve yetkiye itiraz ile birlikte yapıldığını, bu haliyle davanın itirazın iptali davası olmayıp ancak alacak davası olabileceğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, yanlar arasındaki sipariş sözleşmelerinde ......
Davalı vekili; icra takibine dayalı ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, davanın itirazın iptali davası olup, davanın davalısının sadece müvekkili olduğunu, ödeme emrinin ise sadece diğer takip borçlusu olan ... ... ve Ticaret Limited Şirketine tebliğ edildiğini, icra takibinin her iki şirkete ayrı ayrı asaleten yapıldığına göre ödeme emrinin de her bir şirkete ayrı ayrı tebliğinin gerektiğini, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı hakkında takip yapılmış olmakla, usulüne uygun ödeme emrinin tebliği ile itiraz olmadığı, itirazın iptali davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip talebinde borçlu görünen davalı ... ... Kg adına bu şirketin acentesi olduğunu iddia eden ......
İcra Dairesine gönderilerek ... esas sayılı dosya numarasını almış olduğu, uyap üzerinden yapılan incelemesinde dosyada masraf olmadığından yetkili icra dairesince ödeme emrinin borçluya tebligat çıkarılmadığı, takibin devam ettiği, itirazın iptali davasının görülebilme şartının borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde takibe itiraz edilmesi ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinden, davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibinde ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edilmediği ve davalı borçlu yönünden takibin durmadığı, itirazın iptali davasında takibin durmasının dava şartı olduğu, dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
Mahkemece, dava konusu icra dosyasından davalıya ödeme emrinin 25.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine itirazın ise 10.12.2013 tarihinde yapıldığı dolayısıyla itirazın süresinde olmadığı kesinleşen icra takibine karşı itirazın iptali dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince tarafından temyiz edilmiştir. Dava itirazın iptali davası olarak açılmıştır. Davanın dayanağını teşkil eden İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün 2013/27831 E.sayılı dosyalarında ödeme emrinin davalıya 25.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği,İzmir Nöbetçi İcra Müdürlüğü aracılığı ile itiraz dilekçesi verildiği, dilekçenin İzmir 3.İcra Müdürlüğü'nün 2013/16087 muhabere numaralı yazısı ile 02.12.2013 tarihinde İstanbul 24.İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği anlaşılmaktadır....
Dava dosyası içinde bulunan davaya konu icra takip dosyasının fotokopi evrakının incelenmesinden; ödeme emrinin TK’nun 21. maddesi uyarınca 29.05.2000 tarihinde takip borçlusu-davalı asile tebliğ edildiği ve davalı asilin 09.06.2000 havale tarihli dilekçesi ile faiz oranına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bu itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Mahkemece, ödeme emrinin takip borçlusu davalıya tebliğ tarihi, itiraz tarihi, itirazın alacaklıya tebliği ve tüm icra dosyası kapsamı hep birlikte incelenip, somut olayda dava şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, itirazın temelini teşkil eden ödeme emrinin iptal edilmesi karşısında davanın konusuz kaldığı fakat ödeme emrinin usule uygun olmadığını gören davalının salt ödeme emrinin iptalini sağlama imkanı varken ayrıca itirazda da bulunarak işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalının vekalet ücreti ile yargılama giderlerine mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından sürsinde temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında dava koşullarından birisi de usulüne uygun icra takibinde bulunulması ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesidir. Dosyada yapılan incelemede davaya konu icra takibindeki ödeme emrinin ... 1. İcra Mahkemesi'nin 2014/44 E. - 84 K.sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir ödeme emri bulunmadığı anlaşılmaktadır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde şikayetçi ipotek veren hakkındaki icra emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK hükümleri 3. Değerlendirme Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince takibin asıl borçlusu hakkında ... 6....
Ancak, icra emrinin borçlu asile tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak, tebligatın asile gönderilmediğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenin tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Bu durumda icra emrinin iptali gerekmez. Mahkemece, yazılı gerekçelerle bu yöne ilişkin şikayetin reddi gerekirken kabulü doğru değildir. Borçlunun diğer şikayet nedenleri hakkında inceleme yapılmaması ise, temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır....
Davalı borçlu vekili yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra verdiği 08.10.2014 tarihli itiraz dilekçesinde; müvekkilinin takipten 01.10.2014 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek takibe itiraz etmiş ve ödeme emrinin usule aykırı olarak tebliğ edildiği iddiası ile ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1111 esas sayılı dosyasında ödeme emrinin iptali istemli dava açıldığı bildirilmiştir. .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin E.2014/1111–K.2014/1302 sayılı karar sureti dosyamız arasında bulunmakla birlikte, kesinleşme şerhi dosya arasına alınmamıştır. UYAP üzerinden yapılan incelemede de iş bu şikayet dosyasının kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır....


