CEVAP 1.Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; Manavgat Şelalesinin de içinde bulunduğu davaya konu taşınmazın Kültür ve Turizm Bakanlığınca kesin tahsisi yapılarak Maliye Bakanlığınca taşınmaz üzerinde özel tesis yapılmak üzere 10.05.2002 tarihinden itibaren 20 yıl süreyle Sarılar Belediye Başkanlığı lehine irtifak hakkı tesis edildiğini, Sarılar Belediyesinin kapanması üzerine üst hakkı lehtarının ... olarak değiştirilerek 13.02.2015 tarihinde 2525 yevmiye no ile tapuya tescil edildiğini, davanın iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılardan Belediye vekili cevap dilekçesinde; Sarılar Mahallesi 203 parsel ... taşınmaz üzerinde 10.05.2002 tarihinden 10.05.2022 tarihine kadar, Maliye Bakanlığı tarafından Sarılar Belediyesi lehine, üst-irtifak hakkı tesis edildiğini, 6360 ... yasa sonrası Sarılar Belediyesinin Manavgat Belediyesine katıldığını ve tüzel kişiliğinin sona erdiğini, bunun üzerine Manavgat Belediyesi lehine şart değişikliğine...
Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiç bir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir. Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir (TMK m.785). Genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazlar için, yol ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan geçit hakkı, bu ihtiyacın sona ermesi ile birlikte ya da yüküne oranla çok az yarar sağladığı kanıtlandığı takdirde hukuksal temelini de kaybedeceğinden, böyle bir durumda yükümlü taşınmazın maliki de bedel karşılığında taşınmazı üzerinde kurulan geçit hakkının kaldırılmasını isteyebilir. Geçit hakkının kaldırılması davalarında, davacı tarafından geçit ihtiyacının sona erdiğinin veya kaldırılması istenen geçitin davalının taşınmazına yüküne oranla çok az yarar sağladığının kanıtlanması gerekir....
Somut olaya gelince, aleyhine geçit hakkı kurulan 994 ada 34 parsel sayılı taşınmazın ifraz sonucu yüzölçümünün küçüldüğü, mevcut duruma göre bu parselde kurulan geçitin taşınmaza inşa edilen evlerin tam önünden geçtiği ve parseli iki parçaya böldüğü, davacının taşınmazının güneyindeki 35 ve batısındaki 31 sayılı parsellerin yüzölçümünün de aleyhine geçit hakkı kurulan 34 parselin yüzölçümünden çok daha büyük olduğu anlaşıldığından fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince bu parsellerden de geçit kurulması istenebileceği dikkate alınarak mahkemece, irtifak hakkının bedel karşılığında tamamen kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Bu nedenle eldeki davada davacının talebi, davalının irtifak bedelinin tespitine ilişkin söz konusu bu hakkını kötüye kullanmak suretiyle fahiş olarak tespit ettiği irtifak bedelinin indirilmesi, başka bir ifade ile davalının bu davranışına hakimin müdahalesi istemini de kapsadığından, davada öncelikle davalının bu konudaki takdir hakkının üst sınırının belirlenmesi gerekli olup, belirlenecek bu miktara göre de, hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gereklidir. Olayın özelliği itibariyle, davalının takdir hakkının üst sınırının, irtifak bedelinin yeniden belirleneceği 2013 yılı irtifak bedelinin, ... Mallarının İdaresi Hakkında Yönetmelik kapsamında taşınmazların konumu ve özellikleri dikkate alınarak rayiç bedel esas alınmak suretiyle belirlenmesinde duraksamaya yer olmamalıdır. Davalının takdir hakkının üst sınırının bu yolla belirlenecek miktar olduğu kabul edilmelidir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi üst hakkı ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi üst hakkı ve geçici irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir....
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. 1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, tapu kaydında intifa hakkı olarak kayıtlı olan irtifak hakkının kayıttan terkinine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. 2- Davacının irtifak hakkı bedeli tahsili istemine ilişkin verilen hükmün incelenmesine gelince; Taraflar arasında düzenlenen 18.08.1998 tarihli resmi senet ve ekindeki sözleşmeye göre, dava konusu 6197 parsel sayılı taşınmaz üzerinde Turizm Teşvik Kanunu uyarınca tesis edilen irtifak hakkının 4721 sayılı Medeni Kanunun 826. maddesinde düzenlenen üst hakkı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Malik üçüncü kişiye taşınmazının altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etme yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir....
müvekkilinin hakkının kısıtlandığını, bu nedenlerle irtifak hakkının kaldırılması için ödenmesi istenen 82.693.00 TL bedelin iadesini veyahut mahkeme tarafından takdir edilecek bedelden hakkaniyet indirimi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Söz konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen irtifak hakkının intifa hakkı niteliğinde olduğu, bu nedenle arsa vergisinden intifa hakkı sahibi davacının sorumlu bulunduğu, davacı tarafından verilen beyannamede muaf olunan miktar boş bırakılmak suretiyle zımnen herhangi bir muafiyetin bulunmadığının kabul edildiği, 1991 yılında inşaatı biten otel için muafiyet uygulanmaması gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenmiştir. DAVACININ İDDİALARI: Emlak vergisi değerine arsa payının ilave edilmesinin hukuka aykırı olduğu, Hazine'ye ait arsa üzerinde intifa hakkı bulunmayıp üst hakkının bulunduğu ve üst hakkı sahibinin arsa yönünden emlak vergisi mükellefi olarak düşünülemeyeceği, her sene Hazine'ye ait arsa için kira ve kar payı ödemesinde bulunulduğundan ayrıca emlak vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir....
Resmi senedin üst hakkının bedeli başlıklı 7. maddesinde üst hakkı bedelinin ne şekilde belirleneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili idarece dosyasında yapılan inceleme neticesinde; 14/10/2013 vadeli 2013-2014 dönemi için ödenmesi gereken 285.838,37 tutarındaki irtifak hakkı bedelinin, 14/10/2014 vadeli 2014-2015 dönemi için ödenmesi gereken 313.964,87 TL tutarındaki irtifak hakkı bedelinin, 14/10/2015 vadeli 2015-2016 dönemi için ödenmesi gereken 335.691,24 tutarındaki irtifak hakkı bedelinin ve 14/10/2016 vadeli 2016-2017 dönemi için ödenmesi gereken 341.666,54 TL tutarındaki irtifak hakkı bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/ıı. maddesi uyarınca, borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağını, eksik ödendiği tespit edilen miktarların ödenmesi için 12/08/2016 tarihli yazının davalı şirkete 04/11/2016 günü tebliğ edildiğini, yapılan tebligata rağmen belirtilen irtifak (üst) hakkı bedelleri...
Bu sınırlı hakimiyet Türk Medeni Kanunun 718.maddesindeki mülkiyet hakkının sınırlandırılması sonucunu da doğurur. Kanununda irtifak türleri; taşınmaz lehine irtifak hakları, intifa hakkı, oturma hakkı, üst hakkı, kaynak hakkı ve diğer irtifaklar olarak belirlemiştir. Kanunundaki diğer irtifaklar kavramı ve seçilen türdeki irtifakın içeriğini belirlemede geniş bir sözleşme serbestisinin öngörülmesi nedeniyle irtifak haklarının sınırlı sayıda olmadığı anlaşılmaktadır. İrtifakın konusu, içeriği tescil ile ortaya çıkan durumdur. Ancak, tapu kaydına sınırlı kayıt nedeniyle içeriğin tam saptanamaması halinde irtifak sözleşmesi ve tarafların sözleşmedeki amaçları ve nihayet çekişmesiz kullanıla gelen durum ile içerik saptanarak tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenir(Oğuzman/Seliçi/Oktay-Özdemir, s.628). İrtifak hakkına ilişkin bu açıklamalar davacının tesisini istediği irtifak hakkının niteliğini belirlemek açısından önemlidir....


