WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi, boşanma hükmü kesinleştiğine ve boşanma davası nedeniyle Türk Medeni Kanununu 169. maddesi uyarınca önlem niteliğindeki tedbir nafakasına da karar verildiğine göre; hükmedilen tedbir nafakalarına "tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydının konulması; ayrıca kadın için hükmedilen 2013/8390 esas sayılı tedbir nafakasının boşanmanın kesinleşme tarihi itibarıyla sona ereceğinin de hükümde belirtilmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle mahkemece, mükerrer tahsile imkan verecek şekilde tedbir nafakasına hükmedilmesi ve bu tedbir nafakasının boşanma davasının açılması tarihine kadar geçerli olacak şeklide hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; bozma sebebi yapılmamış; hükmün bu bölümlerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekiştir....

Aile Mahkemesi'ne başvurarak önlem nafakası davası açtığı, davalıya mahkemece nafaka bağlandığı, ayrılığa neden olan olaylarda dinlenen tanık anlatımları ile davalı kadının tam kusurlu olup davacı kocaya atfedilecek kusur bulunmadığı, evliliğin devamında korunmaya değer bir yarar bulunmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir." gerekçesi ile tarafların boşanmalarına hükmedildiği görülmüştür....

Boşanma davası açılmış olması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince, hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine ilişkin önlemleri almakla yükümlüdür. Davalı lehine yabancı mahkemede nafakaya hükmedilmiş olması, bu karar tenfiz edilmedikçe Türkiye'de hukuki sonuç doğurmaz. Davalının nafaka yükümlülüğüne ilişkin yabancı ilamın tenfizini isteme olanağına sahip olması da, Türk Medeni Kanununun 169. madddesi uyarınca önlem alınmamasını gerektirmez. O nedenle davalı eş ve yanında bulunan çocuklar için uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekir. Bu sebeple davalının nafakaya ilişkin temyiz itirazının kabulü gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun bu hususa ilişkin onama düşüncesine iştirak etmiyorum....

eşin bakım ve geçimine diğer eşin katkısını sağlayan tedbir nafakası olduğu, tedbir nafakasına, talebe bağlı olmaksızın takdir edileceği, geçici bir önlem olarak dava tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar hüküm altına alınacağı, ayrıca davanın her aşamasında taraflarca da talep edilebileceği, dolayısıyla tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi gerektiği, öte yandan; boşanma ve ayrılık davalarında, tarafların kusur durumu hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur olmadığı, lehine önlem alınacak olan taraf kusurlu olsa dahi, önlemi gerektirici sebebin varlığı halinde kanunda belirtilen geçici nitelikteki önlemlerin alınması gerektiği, yine, her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesine engel olmayacağını, ancak eşlerin ekonomik durumlarının birbirine yakın olması durumu söz konusu ise bu durumda...

Tedbir nafakası, talebe bağlı olmaksızın (re’sen) takdir edilir ve geçici bir önlem olarak davanın başından itibaren, karar kesinleşene kadar hüküm altına alınır. Dolayısıyla tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi gerekir. Ayrıca tarafların kusur durumu hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur değildir....

Aile Mahkemesinin 2018/213 Esas, 2018/848 Karar sayılı ilamı ile görülen önlem nafakası davası olduğu, davanın, iş bu dava davalısı kadın tarafından açıldığı, mahkemenin oluş ve kabulüne göre, kadının yaşanan son tartışmada evden ayrıldığı ve giderken eşine beddua ettiği, bu nedenle de açılmış olan önlem nafakası davasının reddedildiği, tarafların o tarihten bu yana bir araya gelmedikleri, boşanmaya neden olan olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğu, davacı erkeğe atfı kabil kusurun bulunmadığı, davalı kadının tam kusurlu olması ve maaşının bulunması nedenleriyle tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen veya azından eşinin desteğinden yoksun kalan davacı erkeğin, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü dikkate alınarak maddî ve manevî...

ilişkin talebin reddine,davacı kadının boşanma istemli davasının reddine, asıl dosya üzerinden davacı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedildiğinden birleşen dosya üzerinden tedbir nafakası takdirine yer olmadığına, davacı kadının maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....

kararının tümden kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davacı erkeğin boşanma davasının reddine, kadın yararına vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir....

Tedbir nafakası, talebe bağlı olmaksızın (resen) takdir edilir ve geçici bir önlem olarak dava tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar hüküm altına alınır. Dolayısıyla tedbir nafakası takdirine ilişkin kararın, davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin araştırma sonuçlarının dosyaya gelişini takiben hemen verilmesi gerekir. 24. Öte yandan, boşanma ve ayrılık davalarında, tarafların kusur durumu hiçbir şekilde tedbir nafakasının takdirine etkili bir unsur değildir. Kusurlu eş yararına dahi, bu tedbirlerin alınması mümkündür. Yine, her iki tarafın da gelirinin bulunması tedbir nafakası verilmesini engelleyici bir hâl değildir. Ancak eşlerin ekonomik durumlarının birbirine yakın olması durumu söz konusu ise bu durumda geçici tedbir nafakası verme zorunluluğunun ortadan kalkacağı söylenebilir. 25....

Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/12/2012 tarih ve 2012/2-508 E. 20121353 K. sayılı kararı ile onanan 24.02.2012 tarih ve 2011/3 E. 2012/1 K. sayılı kararında; 4787 sayılı Yasanın 6. maddesini, başka bir mahkemede taraflar arasında boşanma davası bulunması hâlinde dahi başvurulan başka bir aile mahkemesinin, değişik iş dosyasında karşı tarafın savunmasını almaksızın uygulayarak, gerekli önlem ve tedbirleri alabileceğinin belirtildiği, davacı erkek eşin mali durumunun, davalı kadın eşin mali durumuna göre çok iyi olduğu, ortak çocuğun hem annesinin, hem de babasının mali durumunun gerektirdiği yaşamı sürdürmesinin hakkaniyet kuralları gereği olduğu, aile mahkemesi yargıcının iştirak nafakası ve velayet ile ilgili kararlarında tarafların istemleri ile bağlı olmayıp, küçüğün yüksek çıkarları ile bağlı olduğundan bozma kararına uyulmadığı, bu nedenlerle müşterek çocuk için iştirak nafakası dışında yılda bir kereye mahsus olmak üzere hükmedilen...

UYAP Entegrasyonu