İlk derece mahkemesince kendisine yüklenilen kusurun izah edilen nedenle kesinleşmesi neticesinde tam kusurlu hale gelen davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, davasının kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış ise de, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasında verilen boşanma hükmü temyiz kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiğinden, davalı-karşı davacı kadının boşanma davası konusuz hale gelmiştir. Bu durumda kadının boşanma davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadın tam kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Tam kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilemez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kadının açtığı boşanma davası, kusur belirlemesi, kadın yararına takdir edilen tedbir nafakası ve tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, erkeğin açtığı boşanma davası, kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı ... ve davalı-karşı davacı ..., 02.01.2017 tarihli dilekçeleriyle davalarından feragat ettiklerini bildirdiklerinden, bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün her iki boşanma davası yönünden bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki "boşanma" ve "tedbir nafakası" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İncelenmesi gerekli görülen Avanos Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/19 esas sayılı dosyasının veya onaylı örneğinin eklenerek gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 20.09.2012 (Prş.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Uyuşmazlık, asıl davada tedbir nafakası, birleşen davada ise boşanma istemli olup, mahkemece tedbir nafakası talebinin kısmen kabulüne, boşanma davasının reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 2.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 2.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından her iki dava ve ferileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp görüşülüp düşünüldü: Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, boşanmanın ferilerine, erkeğin boşanma davasının ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı-davacı kadın tarafından süresi içerisinde “ tazminatların miktarı ve yoksulluk nafakası” yönünden, davacı-davalı erkek tarafından ise katılma yoluyla " kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası " yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....
Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı erkek boşanmaya neden olan olaylarda daha fazla kusurlu olup, davalı-davacı kadının boşanma davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Evlilik birliğinin devamında, kadın bakımından korunmaya değer yarar kalmamış, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi şartları erkeğin boşanma davası yönünden gerçekleşmiştir. Bu sebeple davacı-davalı erkeğin boşanma davasının kabulü sonucu itibariyle doğru bulunmuş, kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hükmün, tarafların kusurlarına ilişkin gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına (HUMK m. 438/son) karar verilmesi gerekmiş, bu nedenle de davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı-davacı kadının 25.02.2013 tarihli cevap dilekçesinde talep ettiği iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve tazminat istekleri hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, karşı davadaki boşanma hükmü, tedbir nafakası, tazminatlar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden; davalı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve tazminatların miktarları ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen vakıalar yanında davacı erkeğin ayrıca bağımsız konut sağlamadığı, eşine boşanma davası açma konusunda baskı yaptığı ve erkeğin babasının eşine hakaretine duyarsız kaldığı ve yargılama giderlerinin kadından alınarak erkeğe verilmesine hükmedildiği halde kararda davalı kadına verilmesi şeklinde...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, manevi tazminat, iştirak nafakası ve kişisel ilişki yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, manevi tazminat miktarı, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın dava tarihinden, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihe kadar tedbir nafakası (TMK.m.169), boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren iştirak nafakası olarak devam edeceğinin tabii bulunmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiaz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında; mahkemece verilen ilk hüküm kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiş, boşanma hükmü ile diğer yönler temyize konu edilmediğinden kesinleşmiştir. Hüküm davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur....
Mahkemece boşanma ilamı kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle maddi- manevi tazminat, işlemiş faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden takibin iptaline, nafakaya dair ilamın ise kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4 (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının "eklentisi" olan iştirak nafakası da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. İlamın esasının kesinleşmesi zorunlu olan hallerde fer'ilerinin de kesinleşmeden takibe konulabilmesi mümkün değildir. (HGK 07.11.1990 tarih 1990/12-446 Esas 564 Karar). Ayrıca çocuk için hükmedilen iştirak nafakası, boşanmaya ilişkin hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren istenilebilir hale gelecektir....


