WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Davanın temelini oluşturan icra takibi sırasında çıkarılan ödeme emrinin muhatabın adresinde tanınmadığı gerekçesiyle bila- tebliğ geri döndüğü görülmüş ise de, borca ve takibe itiraz eden davalı (kefil) ... vekili, icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ödeme emrinden yeni haberdar olduklarını, tebligat ellerine geçmediği için ödeme emrinden haberdar olur olmaz itirazda bulunduklarını bildirmiş ve icra dairesinin 16/07/2007 tarihli işlemi ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Hal böyle olunca, ödeme emri normal yolla tebliğ edilmemiş olsa bile, davalı vekilinin 16/07/2007 tarihinde ödeme emrinin içeriğini öğrendiğini ve bu tarihte itiraz hakkı doğduğunun kabulü gerekir....

Bu işlemlerin dışında mal sahipleri adına mahkemelerde dava açamayacakları gibi, onlar adına ihtilaf konusu vergilere idareye itiraz edemezler ve mükelleflerin yaptığı itirazların reddi halinde, gümrükte temsile yetkili kişiye tebligat da yapılamaz. Yapılırsa kanunen geçerli olmayacağından, dava açma süresini başlatmaz. Bu husustaki tebligat mükellef şirkete yapılmadığından, tarhiyat kesinleşmeyip, ödeme safhasına gelmediğinden, henüz tahakkuk etmemiş, yani kesinleşerek ödeme safhasına gelmemiş bir borç için tanzim ve tebliğ edilen ödeme emri aleyhine açılan davayı reddederek ödeme emrini tasdik eden ... Vergi Mahkemesi kararı; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58'inci maddesi 1'inci fıkrası amir hükmüne aykırı bulunduğundan, temyiz talebinin kabulü ile ... Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmüştür....

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçelere göre itirazın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Kiralananın tahliyesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; icra müdürlüğü tarafından borçluya gönderilen ödeme emrinde ödeme süresi ve itiraz süresini gösterir kısımlara yasal ödeme ve itiraz süresi yazılmamıştır. İ.İ.K.'nun 269. maddesinin göndermesiyle Borçlar Kanununun 260. ve 288. maddeleri uyarınca borçluya gönderilecek ödeme emrinin hukuki sonuç doğurması için yasal ödeme sürelerinin gösterilmesi gerekir. Yasal ödeme süresi yazılı olmayan ödeme emri hukuki sonuç doğurmaz....

Yapılan bu ödeme takip tarihinden sonra ise de, İİK.nun 58/2-3.maddesine düzenlenen ödeme ve itiraz süresinden önce olduğu gibi ödeme emri tebliğ tarihinden dahi öncedir. Bu durumda borçlu itirazında haklıdır. O halde Mahkemece alacaklının alacağın anılan kısmına yönelik itirazının kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.Kabule göre de; borçlunun borca itirazı kısmi olduğu halde icra inkar tazminatının alacağın itiraz edilen kısmı üzerinden taktiri yerine asıl alacağın tamamı üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2). maddede açıklanan nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İptal edilen ödeme emrine vaki itirazın sonraki ödeme emrine yönelik yapılmış bir itiraz olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda Mahkemece usulüne uygun bir itiraz bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nun 438/son maddesi gereği gerekçesi düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda; davalı Kurum tarafından prim alacaklarının tahsili amacıyla davacıya ödeme emrinin 19.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 24.11.2009 tarihinde davalı Kurum itiraz komisyonuna itiraz ettiği, itirazın reddine ilişkin kararın 14.12.2009 tarihinde tebliğinin ardından 17.12.2009 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır....

Somut olayda; davalı Kurum tarafından prim alacaklarının tahsili amacıyla davacıya ödeme emrinin 19.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 24.11.2009 tarihinde davalı Kurum itiraz komisyonuna itiraz ettiği, itirazın reddine ilişkin kararın 14.12.2009 tarihinde tebliğinin ardından 17.12.2009 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır....

Somut olayda; davalı Kurum tarafından prim alacaklarının tahsili amacıyla davacıya ödeme emrinin 19.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 24.11.2009 tarihinde davalı Kurum itiraz komisyonuna itiraz ettiği, itirazın reddine ilişkin kararın 14.12.2009 tarihinde tebliğinin ardından 17.12.2009 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır....

Somut olayda; davalı Kurum tarafından prim alacaklarının tahsili amacıyla davacıya ödeme emrinin 19.11.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 24.11.2009 tarihinde davalı Kurum itiraz komisyonuna itiraz ettiği, itirazın reddine ilişkin kararın 14.12.2009 tarihinde tebliğinin ardından 17.12.2009 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır....

KARAR Davacı alacaklı 15.06.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 04.01.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Şubat ayından Aralık ayına kadarki 11 aylık kira alacağı 8.188,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 15.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 18.01.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kira ödemelerini düzenli olarak bankaya yatırmakta olduğunu, ödeme dekontlarını ekte sunduğunu, bu nedenle alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek borcun aslına ve faizlerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....

UYAP Entegrasyonu