WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü'nün 2010/5891 sayılı dosyasından konulan 24.05.2010 tarihli ihtiyati haczin takibe itiraz süresinin sona erdiği 21.06.2010 tarihinde icrai hacze dönüştüğü, davacıya ait Konya 14. İcra Müdürlüğü'nün 2010/6333 sayılı dosyasında haczin, 22.06.2010 tarihinde konulduğu, sıra cetvelinin doğru düzenlendiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dava, hacizde sıra cetvelindeki sıraya itiraz istemine ilişkindir. Kambiyo senetlerinde ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün,ödeme süresi 10 gündür (İİK m.168,II,III,IV). Bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz konulamayacağından (İİK m. 78/I), henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi de 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğurur....

. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkil şirket alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının asıl alacağı kabul edip işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiğini, ödeme talebini, son ödeme tarihini ve son ödeme tarihinde ödeme yapılmazsa faiz yürütüleceği ibaresi taşıyan tüm faturaların davalıya tebliğ edildiğini, son ödeme tarihleri itibariyle temerrüdün gerçekleştiğini, ayrıca bir işleme gerek kalmadığını ileri sürerek itirazın iptaline, itiraz edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, icra dosyasında ödeme emrinin borçluya 22.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz eden borçlu vekilinin icra dosyasında 25.11.2012 tarihinde işlem yapıp, 23.11.2013 günü itirazda bulunduğu, böylece borçlunun en geç 25.11.2012 tarihinde ihtiyati haczi öğrendiği, anacak itirazını (7) günlük yasal süreden sonra yaptığı gerekçesiyle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş, karar ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmiştir. İİK.nun 265/1.maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi (7) gündür. İhtiyati haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa bu tarihten, borçlunun yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğinden itibaren (7) günlük süre işlemeye başlar. Somut olayda ödeme emrine ihtiyati haciz tutanağı eklenmediğinden borçlunun borca itiraz edip, icra dosyasına dilekçe sunması tek başına ihtiyati haczi öğrendiğini göstermez....

Kurum alacağı için 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesi uyarınca düzenlenip, tebliğ edilen ödeme emrine karşı borçlu, anılan Yasa'nın 58. maddesi uyarınca 7 gün içinde iş mahkemesine itiraz davası açabilir....

Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.” hükmü ile aynı yasanın 19/3. maddesinde “Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takibeden günde biter” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; örnek 10 ödeme emrini itiraz ve şikayette bulunan borçlu ...'ye 10.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz ve şikayetin ise yasal 5 günlük süreyi takip eden hafta sonu tatiline müteakip 17.03.2014 tarihinde ... İcra Hukuk Mahkemesi'nden 2014/180 Muhabere kaydı ile yapıldığı ve yasal süresi içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, borca itiraz ve şikayet nedenlerinin esası yönünden inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu ...'...

ye gönderilen bir ödeme emri olup olmadığının, ödeme emri tebliğ edilip- edilmediğinin, 2- Takip dosyasına, ... veya vekili tarafından verilen ödeme emrine itiraz dilekçesi olup olmadığının, 3- Anılan bu borçlular yönünden verilmiş “takibin durdurulması” kararı olup olmadığının, icra müdürlüğünden sorulması, 4- ... ve ... vekillerine, davetiye ile takip dosyasına itiraz edip etmedikleri, itiraz etmişlerse ellerinde itirazlarına ilişkin bir belge olup olmadıkları hakkında açıklamada bulunma imkanı verilmesi, 5- ... vekili tarafından verilen 18.02.2014 yazı işleri müdürlüğü havaleli dilekçenin uyapa kaydının olup olmadığı, kayıtlı ise uyap kayıt tarihinin bildirilmesi, SONUÇ: Yukarıda (1),(2),(3),(4), ve (5) numaralı bentler halinde belirtilen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılabilmesi için gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 09/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

E) Gerekçe: Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de, ödeme emrinin davalıya (borçluya) 23/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, yedi günlük ödeme emrine itiraz süresinin son gününün resmi tatil (ramazan bayramı) olan 30/07/2014 tarihine denk geldiği, itiraz süresinin tatili takip eden ilk iş günü olan 31/07/2014 tarihine uzadığı, davalının da ödeme emrine süresinde yani 31/07/2014 tarihinde usulü dairesinde itiraz ettiği, dolayısıyla davacının (alacaklının) itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış olup, davalının (borçlunun) ödeme emrine itirazının süresinde olmadığı, bu nedenle davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....

Bu karara davacı 18.01.2021 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiştir. Adli Yardım 6100 sayılı HUMK’nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelerde adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olunması ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olunmamasıdır. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir (m. 334/1). Adli yardım isteğinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı belgelendirilerek belirlenecektir. Somut olayda hükmü temyiz eden davacı kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından davacının adli yardım talebi hakkında verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığından itiraz eden davacının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir....

Bu karara davacı 18.01.2021 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiştir. Adli Yardım 6100 sayılı HUMK’nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelerde adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olunması ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olunmamasıdır. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir (m. 334/1). Adli yardım isteğinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı belgelendirilerek belirlenecektir. Somut olayda hükmü temyiz eden davacı kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından davacının adli yardım talebi hakkında verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığından itiraz eden davacının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir....

Bu karara davacı 18.01.2021 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiştir. Adli Yardım 6100 sayılı HUMK’nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelerde adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olunması ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olunmamasıdır. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir (m. 334/1). Adli yardım isteğinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı belgelendirilerek belirlenecektir. Somut olayda hükmü temyiz eden davacı kendisi ile ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından davacının adli yardım talebi hakkında verilen ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığından itiraz eden davacının itirazının reddine karar vermek gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu