WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması-Nafakanın Artırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, nafaka artışı ve kişisel ilişki yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kişisel ilişki yönünden duruşmalı temyiz edilmişse de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa 31/03/2011 tarihli 6217 sayılı Kanunun 30. maddesiyle ilave edilen geçici 3. madde hükmü uyarınca, uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde; çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine ilişkin verilen kararların Yargıtay’da duruşmalı inceleneceğine ilişkin hüküm bulunmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: l-Davacı-karşı davalı babanın iştirak nafakasının arttırılması davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nın...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar anlaşmalı olarak boşanmışlar, anlaşmaları gereğince velayet anneye bırakılmış ve davalının çocukla kişisel ilişkisi tarafların anlaştıkları şekilde düzenlenmiş, bu karar 07.11.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki dava ise, velayet hakkına sahip anne tarafından boşanma kararının kesinleşmesinin üzerinden iki ay gibi kısa bir süre geçtikten sonra 14.01.2015 tarihinde açılmıştır. Boşanma ilamında düzenlenen kişisel ilişkinin değiştirilmesini gerektirecek bir olgu, durum ve şartlarda bir değişiklik ispatlanamamıştır. Bu durumda davanın reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile davanın kabulü doğru olmamıştır....

nın velâyetleri anneye verilerek ... ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu kararı davalı erkek tarafından istinaf edilmiş, davalı erkeğin kişisel ilişkiye yönelik istinaf talebi reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 2018 doğumlu ortak çocuk ... ...’nın yaşı gözetilerek çocukla ... arasında kısa süreli ve hafta sonları yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulmuştur. Ancak aradan geçen süre nedeniyle ortak çocuk ... ...’nın yaşının büyüdüğü gözetilerek, çocukla ... arasında babalık duygularını tatmine elverişli olacak yeterlilikte ve ablasıyla bir arada olacağı şekilde kişisel ilişki tesisi gerekmektedir. Bu sebeple ortak çocuk ... ... ile ... arasında yatılı olacak şekilde daha ... süreli kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından: taraflar arasında anlaşmalı boşanma kararı ile çocuğun velâyetinin babaya bırakıldığı ve anne ile kişisel ilişki tesis edildiği, kişisel ilişki kararının infaz kabiliyetinin bulunmadığı, kişisel ilişkiye ilişkin kararın muğlak ifadeler barındırdığı, haftalık, yıllık, dini bayram ve tatil günlerindeki kişisel ilişki günlerinin net olarak belirlenmediği, bu nedenle icrasının imkansız olduğu, hafta içi dört günlük oldukça geniş saat aralıklarında davacı anne ile kişisel ilişkinin tesis edilmiş olduğu, dosyaya ibraz olunan sosyal inceleme raporlarına göre davacı anne ile yatılı şekilde ve raporda belirlenen şekilde kişisel ilişki kurulmasının çocuğun üstün yararına uygun olacağı, hükme esas alınan rapora göre kişisel ilişki tesisine ilişkin ilk kararda belirlenen kişisel ilişki günleri sınırlandırıldığından asıl davanın reddine karar vermek gerektiği, birleşen dava bakımından...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar tarafından davalı aleyhine torunla kişisel ilişki kurulması davası açılmış, davalı davanın reddini istemiş, mahkemece, küçüğün menfaatine uygun düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Babanın 22.06.2011 tarihinde vefatı üzerine, davalı anne 29.08.2013 tarihinde bir başkasıyla evlenmiş olup, 19.09.2007 doğumlu müşterek çocuk annesi ile kalmaktadır. Bu dava ise 27.10.2014 tarihinde açılmıştır. Türk Medeni Kanununun 325. maddesinde "Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir" denilmektedir....

Aile Mahkemesinin 2011/1167 esas, 2012/1121 karar sayılı kararıyla müşterek çocukla kişisel ilişki kurulmuş, karar 11.02.2013 tarihinde kesinleşmiş, temyize konu dava ise 05.08.2014 tarihinde açılmıştır. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını, amacına ve yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir (TMK. md. 324/2). Çocuk, 2011 doğumludur. Davalıya tanınan kişisel ilişki hakkının değiştirilmesini gerektiren hiç bir delil ve yasal bir sebep bulunmamaktadır. Davalı ile çocuk arasındaki aile bağlarının korunup geliştirilmesi, çocuğun menfaati gereğidir. O halde, davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır....

ile çocuk arasında kişisel ilişki tesis edilmemesine, birleşen dosyada çocuğun Mahkeme huzurunda beyanı alındığından tekrar dinlenmesinin gerekli görülmediği, çocuğun bu süreçte koruyucu aile tarafından etki altında bırakıldığı, bu itibarla baba ile çocuğun ilişkisi yönünde kademeli ve yumuşak bir geçiş sağlamak adına yargılama sürecindeki tedbiren kişisel ilişki süreci kademeli olarak arttırılarak ayarlanmaya çalışıldığı, en son aşamada da tam zamanlı olarak belirlendiği, bu şekilde çocuğun babaya alışma ve kabullenme süreci oluşturulmaya çalışıldığı, birleşen dosyada ise davacı kurumun davada aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığından birleşen davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2017 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilerek baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesis edildiğini, aralarındaki anlaşmaya göre tarafların boşanma tarihinden Ekim 2021 tarihine kadar ortak çocuğun haftanın 3 günü babada, 4 günü annede olmak üzere çocukla birlikte olduklarını, aynı zamanda babanın istisnasız her gün ortak çocukla en az 2, 3 saat vakit geçirdiğini, müvekkilinin yıllık izinlerinde davalının da onayıyla ortak çocukla tatillere çıktığını, ancak Eylül 2021 tarihinde müvekkilinin yeni bir evlilik yapması üzerine süre gelen durumun bozulduğunu, davalının tüm tutum ve davranışlarının değişerek ortak çocukla baba arasındaki kişisel ilişkiyi engellediğini, müvekkilinden sürekli artan ve değişen taleplerde bulunduğunu belirterek; müvekkili ile davalı arasında mutabık kalınan protokol doğrultusunda süregelen şekilde çocukla baba arasında iki haftada bir hafta sonuna denk gelecek, diğer...

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacılar tarafından, çocukla kişisel ilişkinin daha sık ve yatılı olarak kurulmaması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 397.80 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.23.06.2022 (Prş.)...

Kişisel ilişki düzenlenirken taraflar aynı şehir, ayrı şehir ayrımı yapılmasını özellikle talep etmemişler ise, günümüz ulaşım kolaylıkları dikkate alındığında şehir ayrımı yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Ayrıca düzenleme bu şekilde kaldığı takdirde de baba ile ortak çocuk arasında düzenlenen kişisel ilişkinin ortak çocuğun yaşı da gözetildiğinde yatılı kalma süresi yönünden fazla olduğu anlaşılmaktadır. Kişisel ilişki düzenlemesinde esas olan çocuğun üstün yararıdır. Çocukla ana baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu sebeple kişisel ilişki analık ve babalık duygusunu tatmin edecek nitelikte olmalıdır....

UYAP Entegrasyonu