düğünde takılan 40 adet çeyrek altının da davalı erkek tarafından bozdurulduğunu, tarafların düğününde davalı erkeği tarafından takılan ziynet eşyalarının ise davalı erkeğin annesi tarafından ayrı bir çantaya konulduğunu, tarafların ortak çocuğunun doğumunda takılan 10 adet çeyrek altının da bozdurulduğunu ve davalı erkeğin annesine bilezik alındığını, çeyiz senedinin taraflarca düzenlendiği ve imzalandığı, çeyiz senedinde davacı kadının çeyiz olarak götürdüğü eşyaların listesinin olduğu ve bunların davacı kadına iade edilmediği, cevap dilekçesinde dayanılan vakıaların gerçeği yansıtmadığını iddia edilerek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik katılma alacağı talebi yönünden 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, ziynet ve çeyiz eşyalarının davacı kadına aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması durumunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağı yasal faizi...
İlk derece mahkemesince davalının ziynet eşyalarının, ev eşyalarının, kıyafet ve çeyiz eşyalarının kısmen kabulü ve canlı hayvan talebinin kabulü ile davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde bedellerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
`ın 2017 yılında boşandıklarını, davalılardan Köksal tarafından davacının evden kovulduğunu, bu nedenle baba evinden getirdiği çeyiz eşyalarının davalıların evinde kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle çeyiz senedinde belirtmiş oldukları 27.400,00 TL değerindeki ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesine, aynen iade mümkün değilse dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 08.03.2021 tarihli dilekçe ile dava değerini 135.760,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili süresinde verdikleri cevap dilekçesinde özetle; davacının evden ayrılırken tüm eşyalarını yanında götürdüğünü, ziynetler hariç kalan eşyalarının paketli olarak bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Mahkemece; dava konusu ziynet eşyası yönünden, bu ziynetlerin götürülmesine engel olunduğunu, zorla elinden alındığını veya daha önce götürme fırsatı elde edemediğini davacının ispat edemediği gerekçesiyle, ev eşyası yönünden ise bunların nelerden ibaret olduğu, miktar ve nev'inin davacı tarafından ispat edilemediği, davacıya haber verildiği halde eşyaların alınmadığı, bu nedenle davalı tarafından söz konusu eşyaların dağıtıldığı ve müşterek evde eşya kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu çeyiz eşyalarının müşterek hanede kullanıldığı taraflarında kabulündedir....
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkil ile davalının 1997 yılında evlendiklerini, evlenirken taraflar arasında 07.04.1997 tarihli mehir senedi düzenlendiğini, davalının kusurlu davranışı nedeniyle tarafların boşandıklarını, evden ayrılmak zorunda kalan müvekkilinin tüm eşyalarının davalı tarafta kaldığı, talep edilmiş ise de teslime yanaşmadıklarını belirterek mehir senedindeki eşyaların mevcutsa aynen değilse bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsilini istediği davalılar vekili ise davalının evi terk ettiğini giderken altın ve ziynet ve eşyalarını götürdüğünü mehir senedinin birinci maddesinde ve son iki sırada bulunan ziynetlerin davalının kendisinde olduğunu, diğer ev eşyalarının da evde çıkan yangın sırasında yandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 1-Davacı vekilinin temyizi yönünden: Davaya dayanak yapılan 07.04.1997 tarihli mehir senedi eşyaları teslim eden olarak...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı ve davacı tarafından ziynet eşyalarına yönelik olarak temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HMK.nun 26/1 maddesi gereğince hakim taleple bağlıdır. Talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedilemez....
Davalı-karşı davacı ... . vekili, karşı dava dilekçesinde; evlilik birliği içinde davacı-karşı davalının adına kayıtlı iki adet kooperatif hissesi, iki adet taşınmaz, bir adet araç ve banka hesapları bulunduğunu, bunun yanı sıra evden kovularak ayrıldığı için ziynet, çeyiz ve ev eşyalarının davalı yanda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan 1.000,00 TL, değer artış payı olarak 1.000,00 TL alacak ile karşı tarafta kalan listesini sundukları ziynet eşyalarının aynen iadesi veya 1.000,00 TL, ev eşyası ve çeyiz eşyalarının aynen iadeleri veya 7.000,00 TL alacağın faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiş, asıl davanın reddini savunmuştur....
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı ... tarafından ziynet ve çeyiz eşya alacağı davası yönünden; davalı-karşı davacı ... tarafından ise kadının boşanma davasının kabulü, reddedilen kendi boşanma davası, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, çeyiz ve eşya alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalı kadın, dava dilekçesinde talep ettiği ziynet ve çeyiz eşyalarının bedeli olarak toplam 34.370 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece talebin kısmen kabulü ile 3 adet altışar metre kare makine halısı 750 TL, bir adet mekan marka yatak 175 TL, 3 adet yün...
Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. 3- Davalı-karşı davacı kadın, karşı dava dilekçesinde çeyiz eşyalarının bedelini de talep etmiş, tefhim edilen kısa kararda ve hükümde çeyiz eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilmemiş, bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2.) fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz....


