WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

"İçtihat Metni" Kasten yaralama suçundan sanık ... hakkında akıl hastası olduğu ve ceza ehliyetinin bulunmadığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 32/1-2. cümle ve 57/1. maddeleri uyarınca güvenlik tedbiri uygulanmasına, sanığın koruma ve tedavi altına alınmasına dair...3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10/2018 tarihli ve 2016/708 Esas, 2018/1086 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.02.2020 tarihli ve 2019/12513 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2020 tarihli ve 2020/26350 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 1) Emsal nitelikteki Yargıtay 3....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2008 gün ve 2008/93 Değişik İş sayılı Kararı ile koruma altına alınarak Antalya İl Sosyal Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı ......

Temyize konu davada, sanığa akıl hastası olması ihtimali nedeniyle CMK'nın 150/2. maddesinin emredici hükmü uyarınca müdafi atandığı, müdafiin sanıkla birlikte davayı takip ettiği, yargılama sonucunda sanık hakkında, hakaret suçundan mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, yaralama suçundan ise ceza ehliyetini ortadan kaldıran akıl hastalığı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda tedavi ve koruma altına alınmasına, müdafi için belirlenen ücretin de dahil olduğu yargılama giderlerinin sanık tarafından ödenmesine karar verilmiştir....

in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'na çarpması sonrası Mustafa İlhan'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın durması sonucu müvekkili ...'in içerisinde yolcu olarak bulunduğu ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın bariyerlere çarparak ... plakalı araca arkadan çarpmasıyla müvekkili ...'in yaralandığını ve bedeninde kalıcı hasar ve izlerin vücut bulduğunu, polis tarafından olay yerinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile dava dışı ... Tic. ve San. Ltd. Şti'nin tespit istemi üzerine ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ......

Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, sadece soruşturmada değil kovuşturma aşamasında da müdafiinin bulunması ve tutukluluk hususunda görüşünün alınması zorunluluğuna işaret edilmiştir. Zira gözlem altına alınma ve tutuklamaya sevk gibi özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanması tehlikesinin doğduğu anlarda müdafi zorunluluğuna işaret eden kanun koyucunun, tehlike gerçekleşip şüpheli veya sanığın tutuklanmasından sonra müdafi gerekmez düşüncesiyle hareket ettiğinin kabulüne olanak yoktur. CMK'nın 188/1. maddesinde "Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve Kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hâllerde müdafiinin hazır bulanması şarttır" şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır....

DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu düzenlemenin esasen zorunlu aşı düzenlemesi sonuçlarını doğurduğu, Faz-3 çalışması sonuçlanmadan piyasaya sürülen aşıların zorunlu olarak uygulanamayacağı, Anayasa'nın 17. maddesi ile koruma altına alınan yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına aykırı olduğu, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamayacağı, Genelge'nin örtülü olarak zorunlu aşı yaptırmayı amaçladığı, Anayasa Mahkemesi'nce Halime Sare Aysal kararı ile zorunlu olarak aşı yapılamayacağına ve bu uygulamanın Anayasa'nın 17. maddesine aykırı olduğuna karar verildiği, düzenlemenin Anayasa'nın 23. maddesi ile korunan seyahat özgürlüğünü de ihlal ettiği, seyahat özgürlüğünün sadece suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği, Anayasa'nın 13. maddesine göre temel hak ve hürriyetlerin,...

Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere sadece soruşturmada değil, kovuşturma aşamasında da müdafiinin bulunması ve tutukluluk hususunda görüşünün alınması zorunluluğuna işaret edilmiştir. Zira gözlem altına alınma ve tutuklamaya sevk gibi özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanma tehlikesinin doğduğu anda müdafi zorunluluğuna işaret eden kanun koyucu, tehlike gerçekleşip şüpheli veya sanık tutuklandıktan sonra müdafii gerekmez düzenlemesi yaptığı sonucunu çıkaraçak şekilde yorumlanmasının olanağıda yoktur. CMK. 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır....

ın oğlu olduğundan süresiz olarak velayeti altına alınmasına karar verildiği, Çankırı Barosu CMK Uygulama Servisinin 17.12.2013 tarihli yazısında; sanığa soruşturma aşamasında atanan müdafi için 182 TL ücret ve 15 TL gider olduğunun belirtildiği, Anlaşılmaktadır. Mağdur ... aşamalarda; öz oğlu olan sanık ...’ün şizofreni hastası olduğunu, daha önce Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde 2 ay kadar tedavi gördüğünü, tedavi sonrasında daha da kötü olduğunu, oğlunun rahatsızlığı nedeniyle kendisini darbettiğini, hakaret ve tehdit ettiğini, olay günü çarşafları temizleyip oğlunun yatağını da havalandırmak için koridora çıkardığında oğlunun söylenmeye başladığını ve kalça kısmına doğru tekme atıp kulağına da eliyle vurduğunu, kendisine gücü yetmediği için 155'i aradığını, oğluna hakaret ve tehdit etmediğini, şikâyetçi olmadığını ifade etmiştir. Sanık ......

e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müşteki vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.10.2017 tarih ve 2014/14-599 Esas - 2017/431 sayılı kararında açıklandığı üzere; hakkında Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kısıtlama kararı verilen ve kendisini savunamayacak derecede akıl hastası olan ergin müştekinin, kanuni temsilcisi ile CMK'nin 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu vekilinin iradelerinin çelişmesi halinde kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği cihetle; hafif derecede mental retardasyon tanısı ile vesayet altına alınan müştekiye atanan kanuni temsilci konumundaki vasisinin, duruşmada alınan beyanlarında suça sürüklenen çocuklardan şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi karşısında, müştekiye CMK'nin 234/2. maddesi uyarınca barodan görevlendirilen vekilin, müşteki adına davaya katılmayı isteme ve kurulan hükümleri temyiz etme hakkının olmadığı...

Müvekkilin işe ilk başladığı tarihlerde var olan rahatsızlığı, çalışmasını ve normal hayatını idame ettirmesini engelleyecek derece/düzeyde olmayıp zamanla, özellikle son 3 yılda artmış ve 2014 yılı itibariyle çalışmasını engelleyecek ve malul kabul edilmesini gerektirecek dereceye ulaşmıştır. Nitekim, müvekkilin rahatsızlığının artması ve gündelik yaşantısını dahi kendi başına sürdüremeyecek aşamaya gelmesi nedeniyle, müvekkilin vesayet altına alınması ihtiyacı da 2014 yılında ortaya çıkmış olup Bakırköy 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/3557 E.sayılı dosyası ile müvekkilin vesayet altına alınmasına karar verilmiştir. Müvekkilin genel sağlık durumunun iyi olduğu ve bu sayede çalışıp günlük hayatını idame ettirebildiği dönem ile genel sağlık durumunun kötüye gittiği ve çalışamaz ve günlük hayatını idame ettiremez hale geldiği ve vesayet altına alındığı dönemler arasında hiç fark yokmuş gibi kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuki bir açıklaması yoktur....

UYAP Entegrasyonu