"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Koruma ve tedavi altına alınma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi....
Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden kısıtlı adına vasisinin takip talebinde borçlu olarak gösterilmesi ve ödeme emri tebligatının vasiye tebliği zorunlu olup vasi yerine kısıtlıya çıkarılan ödeme emri tebliğ işlemi de yok hükmündedir. Kısıtlı borçlu hakkında doğrudan takip yapılamayacağı hususu kamu düzenine ilişkin olmakla, mahkemece de re'sen gözetilmesi gerekir. O halde, mahkemece, takibin yukarıda açıklanan nedenlerle iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu vasisinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nce, TMK'nın 411.maddesine göre vesayet işlerinde kısıtlının yerleşim yeri adresindeki vesayet mahkemesinin kesin yetkili mahkeme olduğunun hüküm altına alındığı,davada yetkili mahkemenin Acıpayam Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Acıpayam Sulh Hukuk Mahkemesi’nce, tedavi altına alınması istenen ...'un yerleşim yeri adresinin "..." olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Türk Medenî Kanununun 433/1. maddesi gereğince yerleştirme veya alıkoymaya karar verme yetkisi, ilgilinin yerleşim yeri veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bulunduğu yer vesayet makamına ait olup aynı Kanun’un 432 vd. maddelerinde düzenlenen koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına karar verilmesinde önemli olan en seri şekilde karar vermek olduğundan, uyuşmazlığın, ilk olarak intikal ettiği mahkeme olan Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekmektedir....
Bu hukuksal sebeplerle, Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince davacının vesayet altına alınmasının gerekli olup olmadığının ilgili vesayet makamına bildirilmesi ve HMK'nın 56. maddesi hükmü gereğince işlem yapılması zorunludur. Bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet, güvenlik tedbiri ile koruma ve tedavi altına alınma Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, TCK'nın 32. maddesi kapsamında rahatsızlığı bulunduğu mahkemece kabul edilen sanığa, yakalanması üzerine açılan oturumda müdafi tayin edilmeden ya da bozma öncesi aşamada sanığın müdafiiliğini üstlenen avukatı davet edilmeden yargılama yapılarak karar verilmesi karşısında, sanık müdafiinin yapmış olduğu temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi....
"İçtihat Metni"Mala zarar verme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, ceza sorumluIugunun olmadığı tespit edildiğinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 57. maddesi uyarınca koruma ve tedavi altına alınma güvenlik tedbirinin uygulanmasına dair ...18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2013 tarihli ve 2011/563 esas, 2013/330 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/02/2016 gün ve 94660652-105-34-15113-2015 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2016 gün ve 2016/58416 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ..., ...'ün TMK'nun 405. ve 406 maddesi gereği kısıtlanmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece, ...'ün akıl sağlığı ve akıl zayıflığı olmadığı, savurganlığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 405. ve 406. maddesi gereğince vesayet altına alınma istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkeme kararının akıl hastası olan sanığa 09/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin kararı 18/09/2015 tarihinde temyiz ettiği 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturma evrelerinde istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olması nedeniyle, sanık müdafiinin temyiz isteminin yasal süre içerisinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Akıl hastası olması nedeniyle kendisini savunamayacak derecede malul olduğu anlaşılan sanığa 5271 sayılı CMK’nun 150/2.maddesi gereğince yapılan soruşturma ve kovuşturmada istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden savunmasının müdafii görevlendirilmeden yapılarak savunma hakkının kısıtlanması,, Bozmayı...
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu ... gerekli değildir.(MK madde 16) Yine MK 405. maddesinin 2. fıkrasında “Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.”...
ayrıca CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca mağdureye istemi aranmaksızın bir vekil atanması zorunlu olması karşısında, mağdureye zorunlu vekil atanması, temyiz hakları bulunduğundan, gerekçeli kararın vasiye ve zorunlu vekile tebliğinden sonra, temyiz ettikleri takdirde temyiz dilekçesinin eklenmesi için incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi....


