"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınma Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün talep eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekili, ...'ın TMK 405.madde gereğince kısıtlanmasını istemiş; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar...İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi kapsamında akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle vesayet altına alınma istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınma Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi....
DAVA TÜRÜ : Vesayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava dilekçesinde, davacı ... ..., ...'ın TMK'nun 405. ve 406. maddeleri gereği kısıtlanarak vasi tayini istemiş; Mahkemece, kısıtlı adayının hastane masraflarından dolayı tedavi edilmek istemediğinden rapor alınamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. ve 406. maddesi gereğince vesayet altına alınma istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK nun 33. maddesi uyarınca, olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir....
Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, yukarıda açıklanan istisnai durumların varlığı iddia ve ispat edilmediğine göre, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve onun adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından İİK.nun 61. maddesi kapsamında çıkarılan ödeme emrinin vasiye tebliği zorunludur. Bu husus, kamu düzenine ilişkin olup, her zaman ileri sürülebilir. Kaldı ki, daha önce vasiye çıkarılmış bir tebligatta bulunmamaktadır. O halde, mahkemece, kısıtlıya yapılan ödeme emri tebliği işleminin iptaline ve takip henüz kesinleşmediğinden hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir....
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, bazı istisnai hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların dava ve takip ehliyeti yoktur. İstisnai haller dışındaki dava ve takiplerde, kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar. Somut olayda, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.04.1999 tarih ve 1999/376 E.-402 K. sayılı kararı ile borçlunun TMK.nun 355.maddesi gereğince vesayet altına alındığı, vesayet kararından sonra hakkında başlatılan takipte, icra emrinin 20.03.2005 tarihinde kısıtlıya tebliğ edildiği görülmektedir. Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve vasinin, kısıtlı adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından İİK.nun 61. maddesi kapsamında çıkarılan ödeme emrinin vasiye tebliği zorunlu olup, kısıtlıya yapılan tebligat yok hükmündedir. Kısıtlı borçlunun takip ehliyeti yoktur....
Vesayet altına alınma kararından sonra, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve vasinin, onun adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından İİK.nun 127. maddesi kapsamında çıkarılan satış ilanının vasiye tebliği zorunludur. Bu husus, kamu düzenine ilişkindir. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 09/06/2016 tarih ve 2015/301 E. - 598 K. sayılı husumete izne ilişkin ek kararı ile, şikayetçi borçlu ...'un 19/08/2016 tarihinde tahliye olması nedeniyle vesayet halinin son bulduğunun hüküm altına alındığı ve vasi ... vekili Av. ...'in, ...'a vekaleten ... . Noterliği'nin 27/09/2016 tarih ve 36973 yevmiye numaralı vekaletnamesini sunduğu görülmüş olup, bozma ilamında belirtilen usulü eksikliğin giderildiği anlaşılmıştır. Ancak, dosyanın yapılan incelemesinde, şikayetçi borçlu ...'a satış ilanının cezaevinde bizzat tebliğ edildiği 23/11/2015 tarihinde, satış ilanının vasi ...'e de tebliğ edildiğine ilişkin tebligat mazbatası görülmüştür....
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar bazı istisnai (kişiye sıkı surette bağlı haklarını kullanmada; TMK.nun 453, 462/7; TMK.nun 359, 455.maddelerindeki) hallerde dava ve takip ehliyetine sahiptirler. Bu durumlar dışında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlıların dava ve takip ehliyeti yoktur. İstisnai haller dışındaki dava ve takiplerde kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar. Somut olayda, Boszdoğan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14.05.2013 tarih ve 2013/76-222 sayılı kararı ile borçlunun, varlığını kötü yönetmesi sebebi ile TMK.nun 406.maddesi gereğince vesayet altına alındığı, ödeme emrinin 22.05.2013 tarihinde kısıtlıya tebliğ edildiği görülmektedir. Vesayet altına alınma kararından sonra başlatılan takipte, yukarıda açıklanan istisnai durumların varlığı iddia ve ispat edilmediğine göre, kısıtlıyı vasisi temsil edeceğinden ve onun adına itiraz ve şikayet haklarını kullanacağından İİK.nun 61. maddesi kapsamında çıkarılan ödeme emrinin vasiye tebliği zorunludur....
Kısıtlama nedenlerinin birinin sübutu halinde önce kısıtlama kararı verilip sonra kısıtlananın reşit olması gözetilerek velayet altına konulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısıtlama kararı verilmeksizin doğrudan velayet altına alınma kararı verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle kısıtlı adayının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Sulh Ceza Mahkemesinin 04/03/2010 tarihli ve 2009/201 esas, 2010/220 sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 2- Karardaki hukuka aykırılıklar aynı Kanun maddesinin 4-d fıkrasına göre, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle, a-) (1 nolu) hukuka aykırılık bakımından; Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da gözetilerek, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibareleri çıkartılmak ve aynı Kanun’un 53/1-c maddesi uyarınca hükmedilip koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği belirtilen hak yoksunluğunun başına, "kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere" ibaresinin eklenmesi, b-) (2 nolu) hukuka aykırılık bakımından ise, hükmün 6. fıkrasındaki TCK'nın 57/7. maddesi ile uygulanan tedavi altına alınma tedbirine ilişkin paragrafın hükümden çıkartılması,...


